İngiliz R&B sahnesinin yeni yıldızı Miller Blue, Jazz & Rap & Neo Soul tarzlarını ustaca harmanladığı canlı performansıyla Akustikhane Londra serisinin ilk konuğu oldu.
Tam 12 yıldır, özenle kaydedilmiş canlı performansları müzikseverlerle buluşturan, Türkiye’nin en çok izlenen canlı müzik serisi Akustikhane, global bir müzik markası olma yolunda ilk adımını Londra’ya attı.
Londra Serisinin ilk Konuğu Miller Blue
Leeds kentinden çıkan Miller Blue’nun müziği kendine karşı dürüst olmaya dair bir inancın ürünü. Sanatçının insanı anında yakalayan ritimlere sahip soul / r&b türündeki şarkılarına son derece zekice yazılmış, samimi hissettiren sözler eşlik ediyor. Spooky Black’ten and Chet Faker’a geniş bir müzikal yelpazenin dokunuşları Miller Blue’nun müziğinde yeniden kimlik kazanıyor. Her katmanında insanı içine alan, sakin ama aynı anda coşkun olmayı da başaran şarkıların her birinde keşfedecek yeni bir derinlik sunuyor.
Uzun bir aradan sonra ilk kez bir canlı performans kaydı yapan sanatçı Akustikhane performansı hakkında ise duygularını böyle paylaştı: “Bu benim için özel bir gün. İnsanlar, mekanın kendisi, performans. Hepsi, zahmetsizce bir araya geldi ve akıştaydı. Bugün burada güzel bir anı yakalama şansı elde ettiğimize inanıyorum.” Ünlü menajer Oliver Georgiou ise performansla ilgili şunları söyledi: “Uzun süredir girdiğim hiçbir odada herkesin böylesine odaklı olduğunu görmemiştim. Herkesin kendi rolünü çok iyi bildiği ve mükemmel şekilde oynadığı bir çekim gerçekleştirdik. Başından sonuna, tutku, sevgi ve güzel enerjiye dayalı Akustikhane kültürünü deneyimledik.”
Akustikhane ruhu ve kültürünün Londra’daki Fiction stüdyolarına taşındığı prodüksiyon süreci, Akustikhane’nin kurucu ve sunucusu Zafer Yılmaz’ın yönetiminde gerçekleşti.
“Yepyeni müzikleri dünyanın farklı yerlerindeki yeni dinleyicilerle buluşturma hedefindeyiz.”
Zafer Yılmaz, Akustikhane’nin yeni küresel yolculuğuyla ilgili hedeflerini şu şekilde paylaştı:“Ülkemizde yakaladığımız başarı, Akustikhane’nin dünya sıralamasında en çok izlenen ilk 10 müzik serisinin arasına girmesini sağladı. Şimdi bu başarımızı global sahnede genişletmek istiyoruz. Yıllardır özenle ve severek yaptığımız kayıtlarımızı yeni ülkelerde, her milletten farklı sanatçılarla devam ettirmek ve yepyeni müzikleri dünyanın farklı yerlerindeki yeni dinleyicilerle buluşturma hedefindeyiz.”













