Ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say, şarkıcı ve söz yazarı Cem Adrian ile tanışma hikayesini ilk kez anlattı. Hikaye ise okuyanları hem duygulandırdı hem şaşırttı.
Neyse; o gün; Cem’i hemen buldurttum, eve geldi, o zaman 23 yaşındaydı, Beyoğlu’nda tarot falı bakarak para kazanıyordu.
Diğer tüm demolarını günlerce dinledik, en pes seslerden en tiz koloraturlara bir farinelli-misali , çıkabilen, tüm müzik enstrumanlarının seslerini yapabilen, normalin 5 cm daha uzunu bir ses gırtlağı ile, insanüstü, doğaüstü bir durumu vardı Cem’in, 100’den fazla şarkısı vardı daha o zamanlar. Teorik bilgisi azdı.
‘UHREVİ BİR KARAKTERDİR CEM’
“Cem Adrian’ı ilk kez 2004 yılı başında keşfettim. Demet Sağıroğlu bir demo şarkısını dinlememi rica etmişti. Bu demoyu dinlediğimde beni şoka uğratan, tuhaf mertebede bir ses ranjı (7 oktav) ve şekilden şekile girip her istediğini yapabilen bir ses yeteneği, çok etkileyici bir şiirsellik, özgünlük ve üstün bir ifade gücü ile karşı karşıyaydım. İlginç ve uhrevi bir karakterdir Cem.
Ben o yıllarda 34 yaşımdaydım, Bilkent Üniversitesinde 2 yıllığına çok özel bir sınıfa ders veriyordum, Cem’i de yatılı öğrenci olarak Bilkent’e aldım. Teorik bilgisini, armoniyi, piyanoyu, orkestrasyonu biraz olsun bilmesi gerekiyordu. Nitekim hayatının ilk ciddi konserlerini benimle 2004-5 yıllarında Bilkent’de verdi.
Bir yandan İstanbul’da onu güçlü yapımcılarla tanıştırdım, ilk albümünün yapımcısı oldum. “Ben Bu Şarkıyı Sana Yazdım” onun ilk hit şarkısı oldu.
‘KUŞ KENDİ UÇMALIYDI’
2006 yılında “İnsan İnsan” şarkımın hepinizin bildiği tek kayıdı olanında Cem de vardı (ilk 1 dakikasında) Babylon’da ilk İstanbul konserimizi verdik, Hamburg ve Bremen’de ilk yurtdışı. Sonra Cem’i yalnız bıraktım. Kuş kendi uçmalıydı.












