Doğan Sigorta Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selcen Gür, bürokrat, iş insanı ve ANAP döneminde 10 ve 11. Dönem Milletvekili aynı zamanda Devlet Eski Bakanlarımızdan Ali Doğan’ın kızı. Kahramanmaraşlı olan Ali Doğan ve kızı, yaşadığımız deprem felaketinde ne yazık ki 30’un üzerinde aile ferdini kaybetti. Öncelikle Ali Doğan Bakanımız, Selcen Hanım ve tüm ailesine başsağlığı dileriz. Ne acı ki, dünya dönüyor ve biz daha kuvvetli olmak ve üretmek zorundayız ki, felaketin getirdiği yaralarımızı saralım. Güzel ülkemizin güzel insanları bu felaketle birlikte tek yürek olduk, elimizden geldiğince yaralarımızı sarmak için seferber olduk.
Doğan Sigorta’nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selcen Gür ile yaşadığımız bu afet nedeni ile sigortanın önemini ve 1999 Düzce depreminden sonra hayatımıza giren DASK’ı (Zorunlu Deprem Sigortası) konuşmak istedik. Sağ olsun bizi kırmadı ve sorularımızı cevapladı.
Selcan Hanım öncelikle başınız sağ olsun. Bu felakette, Kahramanmaraş’taki ailenizden çok sayıda acı haber aldığınızı duyduk.
Sağ olun. Ülke olarak çok büyük bir felaket yaşadık. On binlerce insanımızı kaybettik, yüz binlerce yaralımız var. Maalesef ki Kahramanmaraş’ta yaşayan bizim ailemizden de şu ana kadar 30’un üzerinde kişi vefat etti. Ülke olarak da, ailemizin de acısı çok büyük.
Ancak acı bir gerçek de şu ki; dünya dönüyor ve bizler acımızı içimize gömerek, yaralarımızı sarmak için her zamankinden daha çok çalışmalı, aynı zamanda bu felaketten alacağımız ders ile daha bilinçli olmalıyız.
Son yaşadığımız deprem felaketi, sigortanın önemine bir kez daha dikkat çekti. Zorunlu deprem sigortası olan DASK ile başlayacak olursak eğer, DASK neleri kapsıyor?
DASK yani ‘Zorunlu Deprem Sigortası’, depremin ve deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının doğrudan neden olacağı maddi zararları, poliçede belirtilmiş limitler dahilinde karşılıyor. Bina tamamen ya da kısmi olarak zarar görmüş olsa da teminat altında bulunuyor. Binanın temelleri, ana duvarları, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarları, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenleri, asansörleri, sahanlıkları, koridorları, çatıları, bacaları ve benzer nitelikteki bölümleri, bir arada ya da ayrı ayrı teminat kapsamında yer alıyor.
Depremde hasar gören evlerin sahipleri hasar bildirimi yapmak için ne kadar süre içinde DASK’a başvurmak zorundalar?
DASK’tan son yapılan açıklamada, evleri depremde hasar gören ‘Zorunlu Deprem Sigortası’ poliçesi sahiplerinin hasar bildirimine ilişkin bir süre sınırlamasının olmadığı bildirildi.Genel şartlarda her ne kadar “Rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç 15 iş günü içinde DASK’a bildirme yükümlülüğü” olsa da kurumun sigortalıların haberdar olma zamanını tam olarak tespit edemeyeceğinden ilgili maddeyi sigortalı lehine değerlendirdiği kaydedildi.

Bazı vatandaşlar deprem vergileri ile zorunlu deprem sigortası arasında bir ilişki kuruyorlar. Bu konuda bize neler söyleyebilirsiniz?
DASK’ın deprem vergileri ile hiçbir ilgisi yoktur. DASK fonları, sadece sigortalıların ödediği ‘Zorunlu Deprem Sigortası’ poliçe primlerinden oluşmaktadır. DASK’ın fonları yalnızca sigortalıların hasarlarını ödemek için kullanılmaktadır. DASK, finansal açıdan kamu kaynaklarından tamamen bağımsızdır ve sunduğu ‘Zorunlu Deprem Sigortası’ bir sigorta ürünüdür.
DASK konutlarda depremden kaynaklanan tüm hasarları karşılar mı? Yoksa başka sigorta ürünleri ile desteklenmeli midir?
DASK’ın belirli bir limiti vardır ve bu limit 2023 yılı için 640.000 TL’dir. Konutun değerinin DASK tarafından verilen 640 bin liralık azami teminat tutarını aşması durumunda, konut sahiplerinin ‘konut sigortası’ yaptırması gerekmektedir.
DASK, depremden kaynaklı bina hasarlarını öderken; konut sigortası, deprem, sel, su baskını, yangın kapsama eklenmiş zarar görebilecek eşyalar için de hasar ödemesi yapar. Kişilerin DASK poliçelerinde belirtilen limitlerin aşılması durumunda DASK poliçesi herhangi bir ödeme gerçekleştirmemektedir. Bu durumda bireylerin satın aldıkları ‘konut poliçelerinde’ deprem teminatı var ise aşılan limitler konut sigortasından karşılanmaktadır. DASK ve konut sigortası birbirini destekleyici sigorta türleri olmakla beraber birbirlerinden bağımsızlardır.
Depremin vurduğu illerimizde size gelen bilgilere göre sigortalılık oranı ne durumdadır?
Depremlerin vurduğu illerde toplam 2 milyon 175 bin konut bulunuyor. Bu konutların yüzde 48.5’inin DASK sigortasına sahip olduğu, yüzde 51,5 inin ise olmadığı görülüyor. DASK adına görevlendirilen bağımsız hasar tespit görevlilerince yapılacak tespitler sonucunda belirlenen tazminat ödemeleri doğrudan DASK tarafından poliçe sahiplerine yapılıyor. ‘Zorunlu Deprem Sigortası’ tazminatının hesaplanmasında, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, binanın yeniden inşasının mevcut piyasa koşullarındaki güncel maliyeti esas alınıyor.
Sigortalılık oranı demişken, siz aynı zamanda toplumda sigortalılık oranının artması için ‘Sigortalı Toplum Derneği’ni kurdunuz. Bize biraz derneğinizden bahseder misiniz?
Geçtiğimiz yıl sektör temsilcileriyle ‘Sigortalı Toplum ve Sosyal Dayanışma Platformu’nu, kısa adıyla STSP’yi kurduk. Aramızda sigorta brokerleri, acenteler, asistan firmalar ve diğer yardımlaşma derneklerinden arkadaşlarımız var. Platformumuz kısa zaman içinde dernekleşti ve sigorta şirketlerinin de katkılarıyla birçok sosyal sorumluluk projesine imza attık. Amacımız toplumda sigorta bilincini geliştirmek, sigortalılık oranını artırmak ve özellikle kadınların ve gençlerin sigorta farkındalığını yükseltmek.













