Dijital mecrada yayınlanan, çekimlerini ve yapımcılığını Wediacorp’un üstlendiği “Şimdi Konuşmak Moda”da bu hafta, “hayat çok yorucu, ama bu yorgunluğu seviyorum” diyen İclal Aydın ile duygusal bir yolculuğa tanıklık edeceksiniz.
2018 yılında İzmir’e yerleşen, Ankara’da doğup büyüyen İclal Aydın, meslek yaşamının önemli zamanlarını geçirdiği İstanbul için “aktardığım kadar kendimi dolduramadığım bir telaşın içindeydim İstanbul’da. O yorgunluğu dindirmenin yolu da İstanbul’dan biraz uzaklaşmakla oldu” diyor.
“PARADAN KONUŞMAK AYIPTI”
Ankara’da memur bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve mutlu bir çocukluk geçiren İclal Aydın, o yılları özlemle anarken, “ortak bir tüketim içinde olduğumuz, paradan konuşmanın ayıp sayıldığı, herkesin birbirine destek olduğu şahane yıllarda büyüdüm” diyor.
O yılların, o zamanki hayat duruşunun edebiyatına, medyadaki kişiliğine, duruşuna, anlatmak istediklerine, tavrına çok etkisi olduğunu söyleyen Aydın, gerçekten bir mahalle çocuğu olarak büyüdüğüne vurgu yaparak, “her zaman iyilerin kazanacağına inanmak isterim. Hikayelerin mutlu sonla bitmesi için mücadele ederim” diyor.
Programda alzheimer hastası olan annesi ve yetişme çağındaki kızı ile İzmir’de korunaklı bir yaşamı tercih ettiğini anlatan Aydın, “İzmir bize kişisel hürriyetimizi, toplumsal hürriyetimizi ve dişil hürriyetimizi anımsatan şahane bir medeni hediye oldu” diyor.
“ÜÇ KUŞAĞIN YAZARIYIM”
Yaşamından izler taşıyan romanlarıyla geniş bir okuyucu kitlesi olan İclal Aydın, 23 yaşındaki kızının kuşağı için daha korunaklı bir yaşamı tercih ettiklerini söylerken, “görüyorum ki bir geri dönüş var. Romanlarımdaki o içsel dünyaya yönelik, o korunaklı hayata yönelik yolum, yetişkinler kadar gençler tarafından da ilgi görmeye başladı. Bu da beni çok mutlu ediyor. Ben daima üç kuşağın yazarı oldum” diyor.
“BEN GÜZEL ÜZÜLÜRÜM”
Hayata karşı duruşu, üzüntüleri, yaşanmışlıkları, sevinçleriyle yaşamı kucaklayan İclal Aydın, her yara iyileşmek zorunda mı sorusuna da cevap ararken, yaralarımızı sevme konusunda farklı yaklaşımları da paylaşıyor. “Ben güzel üzülürüm, güzel sevinirim” diyen yazar, yazarak üretebilmenin kendisi için önemli bir şans olduğunu söylüyor.
İclal Aydın’ın aile yaşamını, kitap karakterlerini, Üç Kız Kardeş dizisindeki oyunculuk serüvenini, kendisini nelerin üzdüğünü, 40 yaşında Alzheimer hastalığına yakalanan annesi ile yaşadıklarını, hayatımın ikinci yarısı dediği dönemini, palto ile program sunduğu günlerini, seyircinin şefkatini, iki yeğenini kaybettiği İzmir depremi sonrasındaki yaşadıklarını, söylenmemiş sözlerini ve hayatından silmek istediği dönemini paylaştığı bu ilham veren sohbeti, yoğun duygularla izleyeceksiniz.












