Akut ve kronik hastalıkların seyrinde GETAT uygulamaları ile elde edilen başarılı sonuçlar her geçen gün artıyor
Kas iskelet sistemi ile ilgili ağrı konusunda 30’un üzerinde bilimsel çalışması olan Doç. Dr. Erdal Dilekçi, 2015 yılından itibaren Sağlık Bakanlığı’na bağlı sertifikalı eğitim veren, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları (GETAT) programlarına katılmış ve Proloterapi konusunda da ‘eğitmen’ olarak görev almaktadır.
Medicana Ataşehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Erdal Dilekçi, içinde birçok disiplin barındıran, alternatif ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri içeren ‘Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıbbı’ anlattı.
Her sabah yorgun uyanmak…
Bedeni taşır gibi değil de bedenin içinde sıkışmış gibi hissetmek…
Oraya buraya saplanan, gelip geçen ama geçtikçe derinleşen bir ağrı…
Tanıdık geliyor mu?
Fibromiyalji, son yıllarda daha sık duyduğumuz, fakat çoğu zaman yanlış anlaşılan bir rahatsızlık. “Her kronik ağrı fibromiyalji midir?” diye soranlara cevabım nettir: Hayır. Her kronik ağrı fibromiyalji değildir. Her kronik ağrının fibromiyalji olmadığını ve doğru teşhisin, doğru tedavi kadar hayati önem taşıdığını vurgulamak isterim.

Ağrı: Vücudumuzun Önemli Bir Uyarısı
Ağrı, bedenin bize fısıldayan sesidir.
“Burada bir şey yolunda gitmiyor,” der.
Onu susturmak değil, anlamak gerekir.
Ağrı, çoğu zaman kaçınılması gereken, istenmeyen bir durum olarak algılanır. Oysa ki ağrı, vücudumuzun bize gönderdiği çok önemli bir sinyaldir. “Bende bir şeyler yanlış gidiyor, buna dikkat etmelisin!” diyen bir uyarıdır aslında. Bu nedenle ister keskin ister künt ister yanıcı olsun, ağrı asla çekilmesi zorunlu bir durum değildir ve mutlaka tedavi edilmelidir. Ağrıyı görmezden gelmek veya baskılamak, altta yatan sorunun ilerlemesine zemin hazırlayabilir.
Kronik ağrı çekilmek zorunda olduğumuz bir kader değildir. Bazen hastalarımız “Yıllardır böyleyim, alıştım artık” der. Ama ben hep şunu söylerim: Ağrıya alışmayın, çünkü o size bir mesaj taşıyor. O mesajı doğru okuduğumuzda, sadece ağrıyı ortadan kaldırmakla kalmaz, yaşam kalitesini de yeniden kazanırız.
Her Kronik Ağrı Fibromiyalji midir?
İşte bu noktada sıklıkla yapılan bir hataya değinmek istiyorum: her kronik ağrı fibromiyalji değildir. Kronik ağrı, en az 3 aydır devam eden ağrı olarak tanımlanır ve birçok farklı sebebi olabilir. Bel fıtığı, kireçlenme, sinir sıkışmaları, romatizmal hastalıklar gibi pek çok durum kronik ağrıya yol açabilir.
Fibromiyalji ise, yaygın vücut ağrısı, yorgunluk, uyku bozuklukları, zihinsel bulanıklık ve bilişsel güçlüklerle karakterize, karmaşık ve çok katmanlı kompleks bir sendromdur. Bu sendromda ağrı sadece belirli bir bölgeyle sınırlı kalmaz, vücudun birçok farklı noktasında hissedilir. Ağrıya ek olarak, sabah tutukluğu, bağırsak problemleri, anksiyete ve depresyon gibi belirtiler de fibromiyaljiye eşlik edebilir. Ancak sadece “her yerim ağrıyor” demekle fibromiyalji tanısı konulamaz.
Bu tanının, bu alanın uzmanı olan bir fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi tarafından kapsamlı değerlendirme ile konulması hayati önemdedir. Çünkü altta yatan farklı nedenler –romatolojik hastalıklar, vitamin-mineral eksiklikleri, hormonal dengesizlikler, hatta bazı nörolojik sorunlar– benzer belirtilerle karşımıza çıkabilir.

Doğru Teşhisin Önemi: Fizik Tedavi Uzmanlığı Şart!
Fibromiyalji tanısı, belirtilerin karmaşıklığı ve subjektif doğası nedeniyle kolay konulmayabilir. Bu nedenle, fibromiyalji tanısının mutlaka bu konuda uzmanlaşmış bir fizik tedavi hekimi tarafından konulması büyük önem taşır. Fizik tedavi uzmanları, hastanın şikayetlerini detaylı bir şekilde dinler, fizik muayenesini yapar ve diğer hastalıkları eleyerek doğru teşhise ulaşır. Unutmayın, doğru teşhis, doğru tedavinin ilk ve en önemli adımıdır.
Bütüncül Yaklaşım: Fibromiyalji Tedavisinin Anahtarı
Fibromiyalji tedavisi, tek bir ilaca ya da yönteme bağlı kalmayan, bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Bu, sadece ağrıyı kesmeye odaklanmak yerine, hastanın genel sağlık durumunu, yaşam tarzını ve psikolojik durumunu da göz önünde bulunduran bir tedavidir. Kliniğimde de temel felsefemiz budur. Tedavi planı, hastanın bireysel ihtiyaçlarına göre şekillendirilir ve genellikle aşağıdaki yöntemlerin bir kombinasyonunu içerir:
Bütüncül Yaklaşım: Tek Bir Yol Değil, Yolların Birleşimi
Fibromiyalji ve kronik ağrılarda tek bir mucizevi yöntem yoktur. Ama birçok yöntemin doğru bir yaklaşımla bir araya getirilmesi vardır. İşte bu yüzden bütüncül tedavi anlayışı merkezde yer alır.

Ozon Tedavisi: Ozon, güçlü bir antioksidan ve antienflamatuar etkiye sahip olup, kronik ağrı ve fibromiyalji tedavisinde bağışıklık sistemini destekleyerek, karaciğerin rejenerasyon kapasitesini ve doku oksijenlenmesini artırarak önemli faydalar sağlar.
Myers Kokteyli: Vitaminler, mineraller ve antioksidanların dengeli bir karışımı olan Myers kokteyli, damar yoluyla uygulanarak vücudun hücresel seviyeden enerji seviyesini artırır ve rejenerasyonu(yenilenmeyi) destekler.
Damar Yoluyla Kollojen Uygulamaları: Kollojen, vücudumuzun temel yapı taşlarından biridir. Fibromiyaljide görülen bağ dokusu zayıflıklarına yönelik olarak, damar yoluyla kolajen uygulamaları doku iyileşmesini destekleyebilir ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir.
Manuel Terapi ve Fizik Tedavi Egzersizleri: Doğru egzersizler ve manuel terapi teknikleri, kas spazmlarını çözerek, eklem hareketliliğini artırarak ve postürü düzelterek ağrıyı hafifletir ve fonksiyonel kapasiteyi artırır.
Akupunktur: Geleneksel Çin tıbbının önemli bir parçası olan akupunktur, vücudun enerji akışını düzenleyerek ağrıyı azaltma ve gevşemeyi sağlama konusunda etkilidir.
Diyet ve Beslenme Düzenlemeleri: Bağırsak sağlığı ve beslenme alışkanlıkları, fibromiyalji belirtileri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Antienflamatuar bir diyet ve gerekli vitamin/mineral takviyeleri tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır.
Psikolojik Destek: Fibromiyalji, kronik stres ve anksiyete ile yakından ilişkilidir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi psikolojik destek yöntemleri, hastaların ağrıyla başa çıkma stratejileri geliştirmesine yardımcı olabilir.
Bunlara ek olarak, kişiye özel egzersiz programları, nefes çalışmaları ve stres yönetimi yöntemleri de tedavi planının parçalarıdır. Çünkü insan sadece kemikten, kastan, damardan ibaret değildir; duygularıyla, düşünceleriyle ve yaşanmışlıklarıyla bir bütündür.

Her Ağrının Bir Anlamı Vardır
Fibromiyalji ya da başka bir kronik ağrı… Ne isim verdiğimizden önce, neyi anlamamız gerektiğini konuşmalıyız. Çünkü isimler tanı koyar, ama anlamlar iyileştirir. Eğer siz de “geçmeyen yorgunluk”, “anlam veremediğim ağrılar” ya da “bir şeyler yolunda değil” hissiyle yaşıyorsanız, bedeninizi dinleyin. Unutmayın: Ağrı kaderiniz Değil! Kronik ağrı ve fibromiyalji ile yaşamak zorunda değilsiniz. Ağrının çeşidi ne olursa olsun, modern tıp ve geleneksel tamamlayıcı tıp yöntemlerinin sunduğu geniş tedavi seçenekleri sayesinde yaşam kalitenizi artırmak mümkündür. Önemli olan, doğru teşhis ve doğru tedavi için vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaktır.
Unutmayın, ağrı susturulması gereken bir düşman değil, dikkate alınması gereken bir dosttur.












