21 yıldır bir çok sergiye imza atan İlyas Yılmaz’ın bu tutkusu onu farklı ressamların atölyelerine yönlendirdi. Bu sayede sanatın inceliklerini keşfetmeye ve kendi tarzını geliştirmeye başladı. 2007 yılında, usta ressam ve karikatürist Bedri Koraman ve Mesut Yavuz ile çalışma fırsatı buldu.
2009 yılında kendi sanat atölyesini açan Yılmaz, 2015 yılına kadar eserlerini tuval üzerinde oluşturdu. Bu süreçte geleneksel resim tekniklerini kullanarak izleyicilere estetik bir deneyim sunmaya devam etti. Ancak Yılmaz, tuvalin sınırlarını aşmak ve eserlerine daha fazla derinlik katmak istedi. Yıllar içindeki bu arayış onu ‘Elias Tekniği’ olarak tanıtacak olan özgün bir teknik geliştirmeye yönlendirdi.
Sanatçı geçtiğimiz ay Lütfi Kırdar’da gerçekleşen 5. İstanbul Sanat ve Antika Fuarı’na eserleriyle katılırken serginin kuratörlüğünü Kadir Yücelbaş yaptı. İlyas Yılmaz’ın eserleri sanatseverler tarafından beğeniyle karşılaşırken, bir çok eseri de ziyaretçiler tarafından satın alınarak koleksiyonlarında yer buldu.
Elias Tekniği
Elias Tekniği, ana malzemesi akrilik sicimler olan gitar telleri üzerine reçine ile şekillendirilen dokulu yüzeyin renkler ile buluştuğu özgün bir sanat formudur. Bu teknik dokulu yüzeyler oluşturarak resim yüzeyini iki boyuttan üç boyuta taşır.
Elias tekniği, müziğin ve görsel sanatların iç içe geçtiği bir evrenin kapılarını aralar. Elias Tekniği, hem gözle hem de parmak uçlarıyla algılanabilen bir sanat formu olup, hem görsel hem de dokusal bir anlam arayışının ifadesidir.



















