İŞ DÜNYASIManşet

Açık Hava reklamcılığında 25 yıllık tecrübesini devam ettiren Bülent Sarıgül, dergimiz Quality’e konuk oldu

Doğru uygulandığında açık hava reklamcılığının şehir estetiğinin bir parçası olduğuna inanıyorum.

Açık Hava reklamcılığında 25 yıllık tecrübesini bugün oğlu ile birlikte devam ettiren Bülent Sarıgül, iş hayatındaki başarılarının yanı sıra iki yıl İstanbul Çevre Konseyi Federasyonu Başkanlığı yapan, günümüzde Yönetim Kurulu Üyesi olan, çevreye duyarlı bir iş insanı.
Mükemmel bir eş, iyi bir baba olmasının yanı sıra başarılı bir iş insanı olan Bülent Sarıgül ile Bodrum’da buluştuk. Bülent Sarıgül, yapay zekanın açık hava reklam sektörüne etkilerini ve İstanbul Çevre Federasyonu’nu anlattı…

Bülent Sarıgül’ü nasıl anlatırsınız?
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki eğitimimden sonra iş hayatına yöneldim. Hayatımın önemli bir bölümünü iş dünyasında, özellikle de açık hava reklamcılığı sektöründe geçirdim.
İki çocuk babasıyım. Oğlum Gökberk 34, kızım Irmak ise 19 yaşında. İş hayatının yoğunluğu içerisinde ailemin her zaman benim için ayrı ve önemli bir yeri oldu.
Aynı zamanda uzun yıllardır gönül verdiğim Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kongre üyesiyim ve Fenerbahçeli İş Adamları Derneği üyesiyim. Sporun insanları bir araya getiren, aidiyet duygusunu güçlendiren ve toplumsal dayanışmaya katkı sağlayan önemli bir değer olduğuna inanıyorum.

bulent sarigul1 Açık Hava reklamcılığında 25 yıllık tecrübesini devam ettiren Bülent Sarıgül, dergimiz Quality'e konuk oldu
Reklam sektörüne nasıl girdiniz?
Açık hava reklamcılığı sektörüne yaklaşık 25 yıl önce, bu sektörde çalışan bir arkadaşımın tavsiyesiyle girdim. Aslında başlangıçta hayatımın bu kadar önemli bir bölümünü reklam sektöründe geçireceğimi tahmin etmiyordum. Fakat sektörün dinamizmi, insan ilişkileri, markalarla kurulan bağ ve İstanbul gibi büyük bir şehirde yapılan işlerin milyonlarca insan tarafından görülmesi beni kısa sürede etkiledi.
Bugün açık hava reklamcılığına yalnızca bir reklam alanının kiralanması veya bir markanın görünürlüğünün artırılması olarak bakmıyorum. Doğru uygulandığında açık hava reklamcılığının şehir estetiğinin bir parçası olduğuna inanıyorum. Özellikle bina cepheleri ve büyük ölçekli uygulamalarda reklamla birlikte yapının bakımının, onarımının ve görsel açıdan iyileştirilmesinin de düşünülmesi gerekiyor. Reklam verenin, mülk sahibinin, belediyenin ve kentte yaşayan insanların ortak faydasını gözeten bir modelin sektörün geleceği olduğuna inanıyorum.

Yapay zekâ reklam sektörünü nasıl değiştiriyor?
Yapay zekâ reklam sektöründe çok büyük bir dönüşüm başlattı. Bugün yapay zekâ sayesinde bir kampanyanın görselleri çok daha hızlı üretilebiliyor, farklı hedef kitleler için farklı yaratıcı çalışmalar hazırlanabiliyor, tüketici davranışları analiz edilebiliyor ve hangi reklamın hangi bölgede daha etkili olabileceği konusunda çok daha güçlü tahminler yapılabiliyor.
Özellikle dijital açık hava reklamcılığında bunun etkisini önümüzdeki yıllarda çok daha fazla göreceğiz.
Gelecekte bir reklam panosu yalnızca üzerinde aynı reklamın günlerce durduğu bir mecra olmayacak. Yapay zekâ; saat, bölge, hava koşulları, trafik yoğunluğu, etkinlikler ve anonimleştirilmiş kitle verileri gibi farklı sinyalleri değerlendirerek hangi reklamın hangi zamanda gösterilmesinin daha anlamlı olduğuna yardımcı olabilecek.

Örneğin yağmurlu bir günde farklı, sıcak bir yaz gününde farklı; sabah işe gidiş saatinde farklı, akşam eğlence saatlerinde farklı kampanyaların gösterildiği çok daha dinamik bir açık hava reklamcılığı dönemine giriyoruz.

Ancak burada çok önemli bir sınır olduğuna inanıyorum: Teknoloji insanı ve yaratıcılığı ortadan kaldırmamalı. Yapay zekâyı insanın yerine geçen değil, insanın karar verme ve üretme gücünü artıran bir araç olarak kullanmalıyız. Mahremiyet ve kişisel verilerin korunması da bu dönüşümün temel şartlarından biri olmalı.

bulent sarigul2 Açık Hava reklamcılığında 25 yıllık tecrübesini devam ettiren Bülent Sarıgül, dergimiz Quality'e konuk oldu
Reklam sektöründeki hedefleriniz nelerdir?
Son üç yıldır oğlum Gökberk’in de şirketimize katılmasıyla birlikte işimize farklı bir bakış açısı ve yeni bir enerji geldi. İki kuşağın tecrübesini ve vizyonunu bir araya getirerek klasik reklam satış anlayışının ötesine geçmeye başladık. Artık yalnızca reklam alanı sunan değil; markaya, bulunduğu mekâna ve şehre değer katacak projeler üretmeye odaklanıyoruz.

Özellikle kent estetiği, sanat, spor, kültür ve özel etkinliklerle reklamı bir araya getiren daha yaratıcı çalışmalar geliştiriyoruz. Benim 25 yıllık sektör tecrübemle Gökberk’in yeni nesil bakış açısının birleşmesinin şirketimizin önümüzdeki dönemindeki en önemli güçlerinden biri olacağına inanıyorum.
25 yılın sonunda hedefim yalnızca daha fazla reklam alanına sahip olmak değil. Açık hava reklamcılığında daha estetik, daha teknolojik ve şehirle daha uyumlu projeler geliştirmek istiyorum.

Özellikle İstanbul gibi tarihi ve mimari değeri yüksek bir şehirde reklamcılığın kent estetiğinin karşısında konumlandırılmasını doğru bulmuyorum. Doğru tasarım, doğru ölçü ve doğru uygulamayla reklam; yapıların iyileştirilmesine kaynak oluşturan, kötü görüntülerin giderilmesine yardımcı olan ve bulunduğu çevreye değer katan bir unsur haline gelebilir.
Aynı zamanda reklam gücümüzü yalnızca klasik açık hava reklamcılığında değil; spor, kültür, sanat, gayrimenkul projeleri, özel etkinlikler ve marka iş birliklerinde de kullanmak istiyoruz.

Önümüzdeki dönemde teknoloji ve yapay zekâyı da bu yapının içine daha fazla dahil ederek geleneksel açık hava reklamcılığından çok daha kapsamlı bir iletişim modeli oluşturmayı hedefliyoruz.
Kısacası hedefimiz, reklamı yalnızca insanların gördüğü bir şey olmaktan çıkarıp; insanların beğendiği, bulunduğu şehre yakıştırdığı ve markaya değer kattığını hissettiği bir iletişim mecrasına dönüştürmek.

bulent sarigul3 Açık Hava reklamcılığında 25 yıllık tecrübesini devam ettiren Bülent Sarıgül, dergimiz Quality'e konuk oldu

İstanbul Çevre Konseyi Federasyonu ile yolunuz nasıl kesişti?
İstanbul Çevre Konseyi Federasyonu ile tanışmam, Federasyonun Onursal Başkanı Avukat Tunay Gürsel’in önerisiyle oldu.
Çevre konusunda yapılan çalışmaların yalnızca konuşmakla değil, sahada karşılığı olan projelerle yürütülmesi gerektiğine her zaman inandım. Bu nedenle Federasyon içerisindeki çalışmalara aktif olarak katıldım ve daha sonra iki yıl boyunca Genel Başkanlık görevini yürüttüm.
Bugün Genel Başkanlık görevinden sonra Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalışmalarımı sürdürüyorum. Benim için önemli olan makamdan çok, ortaya konulan iş ve bırakılan faydadır.

İstanbul Çevre Konseyi Federasyonu olarak neler yapıyorsunuz?
Çevre meselesinin yalnızca ağaç dikmekten veya belirli günlerde çevreyle ilgili mesajlar vermekten ibaret olmadığını düşünüyoruz.
Üniversiteler, akademisyenler, öğrenciler, iş dünyası, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket edebilecek bir yapı oluşturmayı önemsiyoruz.

Ağaçlandırma ve yeşil alan çalışmalarının yanında özellikle gençlerde çevre bilincinin geliştirilmesini, üniversitelerle ortak projeler yapılmasını ve özel sektörün çevre projelerine daha fazla dahil edilmesini istiyoruz.

Çevre konusunda iş dünyasının gücü ile akademik dünyanın bilgisini aynı masada buluşturabilirsek çok daha kalıcı sonuçlar elde edebileceğimize inanıyorum.

RÖPORTAJI DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN DERGİMİZİ TRENDYOL’DAN SATIN ALABİLİRSİNİZ

İlgili Mesajlar

Daha Fazla Yükle Yükleniyor...Başka gönderi yok.