ManşetRÖPORTAJLAR

Burçin-Onur Ağaoğlu çifti Bodrum’daki yazlıklarının kapısını Quality için açtı ve samimi bir röportaja imza attı

Ülkemizin en önemli gayrimenkul şirketlerinden biri olan Ağaoğlu Şirketler Grubu’nun ikinci kuşak temsilcilerinden Burçin-Onur Ağaoğlu çiftinin Bodrum Güllük’teki gözlerden uzak, yeşillikler içindeki yazlıklarına misafir olduk.

Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Onur Ağaoğlu, 2018 yılında Doktor Muzaffer-Gülser Ergöz’ün kızı, üniversiteden arkadaşı olan Burçin ile evlendi ve Çiftin iki de evladı oldu. Ayla-Hüseyin Ağaoğlu çiftinin oğlu olan Onur Bey, Ağaoğlu çatısı altında 2015 yılında kurulan ve butik, konspt projeler geliştiren Ağaoğlu Concept Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. Eşi Burçin Hanım ise çocukları dünyaya geldiğinde, aile şirketindeki işine nokta koyarak çocuklarını büyütmeye başlamış. Ortalarda çok görünmeyen ve bugüne kadar hiç röportaj vermeyen Burçin-Onur Ağaoğlu çifti, ilk kez Quality için yazlık evlerinin kapısını açtı, Harika fotoğrafların ardından, aile ve iş yaşamlarına dek keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Hadi gelin birlikte okuyalım.

Sevgili Burçin ve Onur kardeşim hem kendinizi anlatın hem de hikayenizi. Nasıl tanıştınız ve nasıl aşka dönüştü?

Burçin Ağaoğlu

Doktor bir aileden geliyorum. Babam, dedem bütün ailemiz doktor. Ben ekonomi okudum. Yeditepe Üniversitesi’nde medya üzerine yüksek lisans yaptım. Yeditepe’deyken Onur’la ortak arkadaşlarımız vasıtasıyla tanıştık. Uzun süre arkadaşlığımız oldu, sonra aşka döndü. Çok gençtik. Ben Onur’la tanıştığımda 21 yaşındaydım ve evlenmeyi düşünmüyordum. Çok genç tanıştık, beraber büyüdük dersem doğu olur. Birbirimize en yakın arkadaş olduk. Birbirini erken tanımak da hayat için çok büyük bir avantaj bence. Arkadaşlığımız aşka dönüştü ve tanışmamızın 7. Senesinde de evlendik.

Onur Ağaoğlu

Babam alaylı bir inşaatçı. Çocukluktan bu yana nasıl büyüdülerse bizi de öyle yetiştirdiler. Çocukluğumda inşaat kumuyla oynuyordum. Bizimkiler mısır yaparlardı, ben ilkokulda közlenmiş mısır satardım. Para kazanmaya da böyle başladım. Sonra inşaatlarda ortalığı temizleyip yevmiye alırdım. Ailemizin işi inşaat olduğu için Liseden sonra mimarlık okudum. Babam ve amcam bize her zaman ‘Bu şirketin başına geçeceksiniz, bu şirketi sizler yöneteceksiniz’ derlerdi. Bu şekilde hareket ettik. Ben de bu durumdan memnunum. Sonuçta kurulu bir düzen varken başka bir maceraya girmedim.

Başka bir maceraya girmedim diyorsun ama bir dönem film sektörüne girdin, neydi seni bu yöne iten faktör?

Üniversite de okuduğum dönem, meslek olarak olmasa da elektroniğe biraz meraklıydım. O zamanlar dronelar dünyada yeni başlamıştı ama Türkiye’de yoktu. Normal film çekimleri gerçek helikopterlerle yapılıyordu. Birkaç arkadaşımla o zaman drona kamera takalım diyerek bir hava çekim firması kurduk. 2-3 sene işler de iyi gitti. Hatta Osman Gazi Köprüsü’nün belgeselini bir arkadaşımla beraber çektim. Sonrasında bu iş çok yayıldı. Daha sonrasında kısa film, klip çekimleri yaptık. Mert Hakan’ın klibini çektik. Çok bilinen ismin klibini çekmedik. Birçok firmanın reklam çekimlerinde altyazılar, introlar, kısa filmler yaptım. Bu arada görsel efektlerde çok iyiydik.

Bir arkadaşımız o zaman yarışmaya girelim demişti. Sonra babama ‘Biz şirket kurduk, film işleri yapıyoruz.’ Dedim. Babam da bana ‘Burada koca şirket var, sen gidip nelerle uğraşıyorsun.’ diye çıkıştı. Senin anlayacağın iyi bir zılgıt yedim. Sonrasında üniversite bitince de ortam da dağıldı, işlerden koptuk. Herkes kendi dünyasına döndü. Zaten işlerimiz bayağı büyümüştü, hiç boş zamanımız olmadı. Senede 15 gün tatil bize fazlasıyla yetiyordu.

Burçin Hanımla tanışmanız ve evlilik nasıl oldu?

Burçin Ağaoğlu: Onur benimle tanışmadan önce dışarıdan evlenme istekleri falan alıyormuş. Ben de öyle bir istekte bulunmayınca böyle devam etti. Bizim çok güzel bir birlikteliğimiz vardı. Ama o dönem ikimizin de yaşı genç olduğu için beklemeye karar verdik. Sonrasında Onur, büyük çabalar sarf edince evlenmeye karar verdik.

Onur Ağaoğlu: Normal sevgili ilişkisi bir yere kadar gidiyor. Bir noktadan sonra karar vermen gerekiyor. Bu yolda devam etmek istiyorsan ya evleneceksin ya da çekileceksin. Benim kararım evlenmek oldu. Evleneli 8 sene oldu, öncesinde de 7 senemiz var yani 15 yıldır beraberiz.

Peki evlendikten sonra hayatınızda neler değişti?

Burçin Ağaoğlu: 15 yıldır beraberiz zaten. Öncesini anlatması için 15 yaşına gitmesi lazım.

Onur Ağaoğlu: İşimiz konut yapmak olduğu için ev sıkıntımız yoktu. O nedenle de ben çok erken yaşta ayrı eve çıktım. 13-14 yaşlarında kendi evimde kalıyordum. Öyle olunca ben 20 yaşına kadar hızlı bir hayat geçirdim. Sonrasında Burçin’le tanıştım ve hızlı yaşantıya son verdim.

Evde kimin sözü geçiyor?

Burçin Ağaoğlu: Bizim evde son sözü Onur söyler ve ‘Tamam karıcığım’ der.

Onur sen bir ara kitap yazmaya da meraklıydın?

Bir dönem başladım ama sonu gelmedi. Başı olan ama sonu olmayan çok yazılarım oldu. Hiçbir şey çıkaramadım sonunda. Biraz maymun iştahlılık var diyebilirim. Beni birisi itmezse orada kalır. İtilmediğim için de böyle oldu. Bir şeyi denerim, tadına bakarım ama sonra keserim. Tamamlamak için biraz desteklenmem gerekiyor.

Burçin Hanım sizin de aile işiniz vardı ve iş hayatınız oldu. Devam ediyor musunuz?

Doktor bir aileden geliyorum. Benim ikizim de var. Kliniklerimiz vardı, Onur’la evliyken de 6-7 sene orada çalıştım. Onur benim hiçbir zaman çalışmamı istemedi. Kendisi her zaman ‘Ben eve geldiğim zaman seni evde görmek istiyorum.’ derdi. Ama yine evlendikten sonra uzun yıllar çalıştım. İlk çocuğumuz olduktan sonra da biraz devam ettim ama ikinci çocuktan sonra devam etmedim ve işi bıraktım. Çünkü çocuklarımın 2 – 3 yaşındaki halini, nasıl büyüdüklerini bir daha göremeyeceğimi düşünerek bu kararı aldım.

Onur kardeşim, Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevin nedir?

2015 yılında bizim grubun çatısı altında, Ağaoğlu Concept adında ikinci bir şirket kurduk ve ben Ağaoğlu Concept’te yönetim kurulu başkanıyım. Ağaoğlu Grubu büyük projeler yapıyor. Ağaoğlu Concept ise daha butik ve lüks lokasyonlarda projeler için kuruldu. Tam o dönemde pandemi patladı ve biraz sıkıntılar da yaşadık. Başladığımız birkaç proje var. Şu anda Beykoz Çubuklu’da Boğaz manzaralı, denize çok yakın bir projemiz var.

Birbirinize çok yakışıyorsunuz nazar değmesin. Hobileriniz vardır mutlaka.

Burçin Ağaoğlu: Ben bu konuda Onur’u çok daha iyi anlatabilirim. Onur çok iyi bir denizci, aynı zamanda kaptan. Deniz onun tutkusu. Dalış da yapıyor. Bunun yanında trap yapıyor.

Onur Ağaoğlu: Burçin iyi özetledi sağ olsun. Trap yarışlarında derecelerim var. Karadenizli olunca böyle bir durum oluyor. Hatta o kadar çok atış yaptım ki, kulaklarımda 3-5 desibel duyma kaybı var. Bunun dışında sinema filmi çektim, görüntü yönetmenliği var.

İki evlat büyütüyorsunuz, sizin yetişmeniz ile sizin çocuklarınızın yetişmesinde fark var mı?

Burçin Ağaoğlu: Onur çok iyi bir baba. ‘Böyle baba olunur’ diyerek ideal baba olarak gösterebilirim kendisini. Bence insanın hayattaki en büyük zenginliği, iyi çocuk yetiştirebilmek. Yarın onlar kendi kendilerine sizi ziyarete gelmek isterse bu benim için çok önemli.

Onur Ağaoğlu: Çocuklara belli bir vakit ayırabiliyorum. Bizimkiler, tam şirketin büyüme dönemi olduğu için bize çok vakit ayıramamışlar. Onlar sayesinde, onların yapamadığını biz çocuklarımıza yapabiliyoruz.

Sevgili Burçin, Onur’un sendeki, en büyük özelliği nedir? Kısaca Onur nasıl biri?

Onur iyi bir baba, çok iyi bir arkadaş, çok iyi bir eş. Benim sırdaşım, her şeyi danıştığım kişi. Bir insana çok uzun süre saygı duyabilmek çok önemli. Çok saygı duyduğum bir karakter. Bir daha dünyaya gelsem yine Onur’u arar bulurum. Daha önceki hayatında sanki ermiş gibi yaşamış ve şu anda her şeyle ilgili müthiş düşünceleri var. Benim için sığınak gibi, her şeyi danışabiliyorum.

Onur, sen Burçin’i nasıl anlatırsın?

Burçin çok iyi bir eş olmaktan öte çocuklarımıza karşı hassasiyeti ve ilgisi muhteşem. Bakıcımız var ama şöyle özetleyeyim. İnsanın gözü arkada kalmaz derler ya, o seviyede çocuklara bütün ömrünü verdi, bundan sonra da verir. Kendisini ve beni unutma seviyesinde çocuklara kanalize olmuş durumda. Çocuk büyütmek eskiden daha kolaymış.

Çocuklarınız kime çekti acaba? anlat dersem ne dersin?

Büyük oğlumuz Aslan 4 yaşında, küçük oğlumuz Can 1 buçuk yaşında. Can tam Karadenizli, bana çekmiş. Aslan ise çok sosyal. Aslan’ı sokağa saldığınızda herkesle oturur konuşur, öyle bir huyu var. Herhalde Aslan da annesine çekmiş.

Burçin Ağaoğlu: Biz baba tarafından İstanbulluyuz, annem de Selanik göçmeni. Ama 7-8 göbek geriye gidince Karadenizlilik bizde de var.

 

RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Mesajlar

1 of 2.304