Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman, “Milletçe el ele vermemiz gerek. Maddi ya da manevi, herkesin desteğini bekliyoruz.” diyor.
Bu ay Business bölümümüzün röportaj konuklarından biri, Türkiye’nin en saygın sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türk Kanser Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman. Kendisi ile dernek bünyesinde geçtiğimiz ay açılışı yapılan ve adı üzerinde tam bir “Mucize Evi” olan “Mucizevi”nin açılışından bir gün önce röportaj yaptık. O günün, Burak Duruman için farklı bir anlamı daha vardı. Kızı Arzu Duruman’la dernekte birlikte çalışmaya başladıklarının da ilk günü idi.
Maddi manevi ağır bir süreç
Burak Duruman, Türk Kanser Derneği’nin bugüne kadar tam 1 milyon 300 bin hastaya dokunduğunu, teşhis ve tedavisini sağladığını belirterek, farkındalık projelerinin en önemli faaliyetlerinden biri olduğuna dikkat çekiyor: “Örneğin meme kanserinden dünyada ölüm neredeyse yok, bitiyor. Çünkü meme kanserinin sıfır evresi var. Bizde hanımlar maalesef düzenli kontrole gitmedikleri için kanser ancak üçüncü, dördüncü evrelerde yakalanıyor. Ardından hastanın kendi travması, yakınlarının travması, kendisine ve ekonomiye ağır yükü, en sonunda vefatı var. Korkunç bir süreç yaşanıyor. Ama bunun sıfır evresi var. Sıfır evrede yakalanınca çok basit bir şekilde kurtulabilirsin bu hastalıktan.
“Kanserden korkma geç kalmaktan kork!”
Bu ülke ne kadar zengin olursa olsun SGK’nın bu yükü kaldırması mümkün değil. Vergi veren vatandaş tabii ki sağlık hizmetini alma hakkına sahip ama devlet de halkından kontrollerini zamanında yaptırmasını bekler ki bunu ücretsiz yapan kurumlar var, onlardan biri de biziz. Farkındalık yaratalım diye bir sürü proje geliştirdik. Farkındalık sloganlarımızı otobüs kolçaklarına kadar koydurdum… Bu noktada genel sloganlarımızı hatırlatmak istiyorum: ‘Kanserden korkma, geç kalmaktan kork! ‘Bana olmaz dememeli!”
“Burası bir mucize evi”
İşte tüm bu hizmetlerin yanı sıra Türk Kanser Derneği olarak şimdi de Mucizevi’yi hayata geçirdiklerini belirten Burak Duruman, bu yeni hizmete ilişkin ise şu önemli bilgileri veriyor:
“Burası bir mucize evi bu yüzden de adını “Mucizevi” koyduk. Kanser tedavisi için hastaneleri olmayan şehirlerimiz, yörelerimiz var. O hastaları buraya sevk ediyor devlet. Peki o hasta burada nerede kalacak? Bunun öyle bir yara olduğunu gördüm ki, bir çare olmak amacı ile işte bu “Mucizevi”yi kurdum. Bu hastalar burada üç öğün yemeğini yiyecek, hijyenik bir ortamda barınma imkanı bulacak. Şampuandan diş fırçasına, kıyafetlerine kadar her şeyi temin edilecek. Hastanelere transferleri yapılacak. Televizyonunu seyredecek, kitabını okuyacak…”

Hobi odaları
Mucizevi’deki hizmetler bu kadarla da sınırlı değil. Burak Duruman, “Anadolu illerimizde yaşayan insanlarımızın çoğunun bir hobisi yok, bu hastalara burada bulundukları süreç içerisinde bir hobi edindirebilir miyim diye hobi alanları, sessiz odalar, çocuğu varsa çocuk odası olsun istedim. Bu odaların yerlerini hazırladım.” derken, tüm duyarlı insanlara ve kurumlara sesleniyor: “Bütün bunları Türk Kanser Derneği adına ben kendim karşıladım. Artık diyorum ki örneğin hobi odasını, çocuk odasını vb. bir kurum üstleniversin. Türkiye’de öylesine çok dernek var ki bunların çoğunun bizim gibi Bakanlar Kurulu Kararı ile sivil toplum kuruluşu olarak belirlenmiş bizim gibi büyük stk’ların altında toplanması gerektiğine inanıyorum ki daha verimli ve daha fazla fayda sağlansın.”
RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI QUALITY OF MAGAZINE OCAK SAYISINDA



















