ManşetSAĞLIK

Prof. Dr. İbrahim Bildirici: Her gebe kadın Perinatoloji uzmanına görünmeli

Perinatoloji, gebe kadın ve anne karnındaki bebeğin sağlığıyla ilgilenen bölümdür

Her kadının hayatta en mutlu olduğu anların başında hiç kuşkusuz bebeğini dünyaya getirdiği andır. Ancak riskli gebeliklerde anne adayları hem kendileri hem de bebekleri için tedirgin olmamak için hamilelik döneminde belli dönemlerde mutlaka bir perinatoloji uzmanına gitmeli. Bu konuda ülkemizin yetiştirdiği en önemli isimlerden birisi de Prof. Dr. İbrahim Bildirici.

Hacettepe Tıp Fakültesi’ni birincilikle bitirip, ABD’de riskli gebelikler üzerine ihtisas yapan İbrahim Bildirici, üstün yeteneği sebebiyle Washington Üniversitesi’nin özel vizeyle ABD’de kalmasını istediği bir isim. İbrahim Bildirici, çocuklarının Türk kültürüyle büyümesini istediği için Türkiye’ye dönen çok değerli bir tıp insanı. Kadın Hastalıkları, Doğum, Perinatali ve Yüksek Riskli Gebelikler Uzmanı olarak, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde hizmet veren İbrahim Bildirici’yle perinatoloji branşını konuştuk.


Hocam sizin branşınız Perinatoloji. çoğu insan bilmeyebilir perinatoloji nedir?
Perinatoloji, anne ve bebek sağlığıyla ilgilenen, gebe kadın ve anne karnındaki bebeğin sağlığıyla ilgilenen bölümdür. Burada birkaç nokta var. Her gebe aslında belli zamanlarda, özellikle de 12. hafta ve 21. haftalarda bebeklerde bir anormallik olup olmadığını görmek için bize uğramalı. Onun için kadın doğumcu meslektaşlarımızla kol kola çalışan bir yan dalız biz. Özellikle 12. hafta, bebeklerde bir genetik bozukluk olup olmadığı konusunda önemli bir dönem. Burada bebeğin ense saydamlığı, burun kemiği gibi noktaları değerlendiriyoruz. Artık ultrason teknolojisi de çok gelişti. Bebekte erken tespit edilebilecek bir anormallik olup olmadığını değerlendiriyoruz. 20 ya da 21. haftada da tüm organlarına bakıyoruz. Beyinden kalbe, baştan ayağa tüm organlarına bakıp yapısal bir anormallik olup olmadığını kontrol ediyoruz.

Bazı sistemlerde yüzde 100’e yakın, bazı sistemlerde yüzde 70, 80 hassasiyetle tüm organları değerlendiriyoruz. Çoğu durumda, aileleri rahatlatan bir konumdayız. Diğer taraftan da mesela ciddi bir kalp hastalığı var, bu yaşamla bağdaşıyor mu, doğarsa ne gibi müdahaleler gerektiriyor, nasıl bir yerde doğması gerekiyor gibi durumlara bakıyoruz. Bazen multidisipliner branşlarla iş birliği yaparak doğumunu ona göre planladığımız durumlar oluyor. Bazen de önemli bir handikap ya da engelli kalma durumu varsa, ailelerle birlikte gebeliği sonlandırma kararı uygun mu diye konuşup birlikte karar veriyoruz. Perinatoloji bu gibi durumları anlatıyor.

“Gebelik yalnızca anne sağlığıyla sınırlı değil”
Sağlıklı bir geleceğin teminatı aslında gebelik öncesinden başlıyor. Her kadının gebelik öncesinden aldığı tedbirler, bir sonraki kuşağın sağlığını etkiliyor. Ben ABD’de plasentayla ilgili çalışmalar da yaptım. Plasenta aslında olmayan bir organ. Gebelik sırasında oluşuyor ve gebelik tamamlandığında görevini tamamlıyor. Bu yönüyle bir sonraki kuşağı etkileyen organ. Muazzam bir şey. Gebelik sırasında annenin bazı riskli durumları, bebeğin doğumdan sonraki diyabet gibi hastalık riskini belirliyor. Mesela erken doğumlarda hipertansiyon, diyabet gibi riskler artıyor. Buna rahim içinde ileriki yaşamın programlanması deniyor. Gebelik yalnızca anne sağlığıyla sınırlı değil, sonraki hayati risklerini belirleyen bir süreç oluyor.

Bir kadın neden perinatolojiye gelir?
Bebek sağlıklı mı diye bakmak için ya da gebelikte bazı sorunların ortaya çıkabilme durumu olduğunda. Mesela bebeğin büyümesi geri kalır, suyu azalır, erken doğum tehdidi olabilir, testleri bozuk çıkabilir. Ayrıca öyküsünden dolayı gelebilir. Daha önce erken doğum yapmıştır, düşük yaşamıştır, bu nedenle de gelebilir. Kadının kendine ait faktörleri de olabilir. Yaşı ileridir, tansiyonu vardır, astımı vardır, kalp hastalığı vardır. Bence her kadın gebelik sürecinde en az 2 kez perinatoloji uzmanına görünmeli.

Günümüzde robotik cerrahi, şimdi de yapay zeka. Sizin branşınızdaki son gelişmeler nedir?
Çok güzel gelişmeler var. Görüntüleme alanında yapay zeka kendisini göstermeye başladı. Bugün ultasonografiyle bebeğin kalbini, beynini oldukça ileri düzeyde değerlendirip, daha önce tanı koyamadığımız birçok şeyi tanımaya başladık. Burada da makine öğrenmesi denilen sistemler artık kullanılıyor. 3 boyutlu ultrason ve yapay zekayla pek çok zor tanıları yapabilmeye başladık. Teknolojinin gelişimiyle birlikte, her geçen gün yeni gelişmeler söz konusu oluyor. Bu da insan sağlığı adına sevindirici.

İlgili Mesajlar

1 of 2.491