GÜNCEL

İnatçı Keçiler, deprem bölgesindeki çocuklar için Adana, Hatay ve Gaziantep’teki okullarda sahnelendi

Tiyatro Keyfi’nin pedagog onaylı çocuk oyunu İnatçı Keçiler, deprem bölgesindeki çocuklar için Adana, Hatay ve Gaziantep’teki okullarda sahnelendi.

Kemal Başar’ın yazdığı çocuk oyunu İnatçı Keçiler, deprem bölgesindeki çocuklara umut olmak için Adana, Hatay ve Gaziantep’e turne yaptı. Savaş Alp Başar’ın yönettiği oyunu bölge okullarının bahçesinde sergileyen Tiyatro Keyfi ekibi, “umudumuz, yarınımız olan çocukların yüzlerinde ufacık bir gülümseme de olabilirsek bu bize yeter” diyerek küçük seyircilerin karşısına çıktılar.

“Bir gülümseme, bir sarılma bu kadar mı huzur verebilir. Belki yaşanılan acıyı silemiyoruz, bunun farkındayız, ama beraber gülebildiğimiz çok güzel anılarımız oldu çocuklarla…”

İnatçı Keçiler’in oyuncularından Zeynep Yaylıcıoğlu, çocukların yüzündeki bir anlık tebessüm için bile defalarca oynayabileceğini söylerken, “çocukların masumiyeti, onların sevgisi, sarılıp bırakmamaları o kadar kıymetliydi ki. En çok da küçük bir kızın “Abla yine gelin ve beni unutma olur mu” demesi beni çok duygulandırdı. Yüreklerine bıraktığımız bir parça mutluluğun onları zaman içinde iyileştireceğine inanıyorum. Gururluyum, mutluyum, iyi ki onlara ulaştık” dedi.

“Depremzede çocukların karşısında olmak beni bir oyuncu olarak ayrı bir enerjiye, ayrı bir pedagojik ihtiyaca götürdü” diyen oyuncu Harun Yaylaoğlu ise “Keşke daha önce gelebilseydik, ama en kısa zamanda yine geleceğim” diyerek duygularını dile getirdi.

Çocukların olduğu kadar velilerin ve öğretmenlerin de çok mutlu olduğunu belirten genç oyuncu Cansu Tekoluk ise, “Bir gülümseme, bir sarılma bu kadar mı huzur verebilir? Belki yaşanılan acıyı silemiyoruz, bunun farkındayız, ama beraber gülebildiğimiz çok güzel anılarımız oldu çocuklarla” dedi.

Oyunun yönetmeni ve müziklerini de yapan Savaş Başar ise duygularını şöyle dile getirdi: “İlk andan itibaren neyle karşılaşacağımı bilmiyordum. Yanlış bir şey konuşur muyum, çocuklara nasıl yaklaşmam gerekir, bir bilgim yoktu. Kaygılarım vardı, ama çocukluğun ne kadar saf ve temiz bir şey olduğunu geldiğim ilk anda fark ettim. Bizim buradaki varlığımız bile onlara yetti. Onların gözündeki o ateşi, beğeniyi gördükçe kendimi onlara ağabeylik yaparken buldum. Çocuklarla çok keyifli vakit geçirdik. Çok özel bir bölge burası. Toplum olarak buraya her yönüyle, sürekli destek olmalıyız” dedi.

İlgili Mesajlar

1 of 1.197