GÜNCELManşet

ÇAGEV sanatla iyileşmeye davet ediyor

Çocuk Aile Gelişim ve Eğitim Vakfı (ÇAGEV), kurulduğu 2012 yılından bugüne sağlıklı nesillerin yetişebilmesi için ailelere ve çocuklara psikolojik ve pedagojik destek sağlamayı hedefliyor. Son zamanlarda gerek ülkemiz gerek dünya konjonktüründe yaşanan savaş, deprem, pandemi gibi olumsuz olayların toplumun her kesiminde ruhsal zorluklara ve akabinde yıkıcılığa yol açtığına dikkat çekerek, her geçen gün tırmanan gerilime karşı toplumun ruhsal dengesine katkıda bulunabilmek amacıyla “sanatla iyileşiyoruz” diyor. Türkiye’nin 100. Yılına ithafen başlayan projeye ilk destekler, Semahat Arsel, Dursun Özbek, Rahmi Koç, İlber Ortaylı, Nebil Özgentürk ve Emirhan Hotiç gibi iş, sanat ve spor dünyasının önde gelen isimlerinden gelirken, projede ilk yer alan ressamlar ise Muzaffer Akyol, Bedri Baykam, Serkan Küçükgözcü, Mehmet Sinan Kuran, Taner Alakuş, Dora Turhan oldu.

“Sanatla İyileşiyoruz” projesinin önemine vurgu yapan Çocuk Aile Gelişim ve Eğitim Vakfı (ÇAGEV) Başkanı Doç. Dr. Elif Koca; “ Okullarda zorbalık ve madde kullanımının arttığını, dış etkilerin verdiği gerginlikle evliliklerin yara aldığını, iş ortaklıklarının bozulduğunu, sokak kavgalarının, insana ve hayvana verilen zararların arttığını hepimiz üzülerek gözlemliyoruz. Her geçen gün tırmanan gerilime karşı toplumun ruhsal dengesine katkıda bulunabilmek amacıyla bir proje geliştirmek istedik. Yıkıcılık içeriden gelen ve dışarıda nesne bulan bir dürtü aslında ve bunu yapıcı alanlara dönüştürmek için yıllarca geliştirilen yöntemler olduğunu biliyoruz. Sokaklarda kapkaç, hırsızlık gibi adi suçlara karışan çocukların öfkesini ve isyanını sanatla tanıştırarak kendilerindeki dönüşümü deneyimlemerine fırsat vererek toplumu şiddetten uzaklaştırmanın meşalesine katkı sunmak istiyoruz. “ dedi.

Proje kapsamında yapılacaklara da değinen Koca, “Toplumsal Yıkıcılık” hakkında farkındalık oluşturmak için iş, sanat ve spor dünyasının önde gelenleri bir tuvale “yıkıcılıkla” ilgili aklına gelenleri aktarıyor. Ardından bu tabloyu bir ressamımız yorumunu katarak yıkımı yapıma dönüştürüyor. Son olarak da bir psikanalist eseri yorumluyor. Böylece resim sanatı ile estetik çağrışımları serbest bırakarak yıkıcılığın nasıl yaratıcı ve faydalı alanlara dönüştürülebileceğini göstereceğiz” dedi. Koca, projenin Türkiye’nin 100. Yılına ithafen başladığını ve sanatın diğer dalları olan edebiyat, müzik, tiyatro ve sinemayı da içine alarak 5 yıl süreceğini belirtti.

“Bu projeyi geçmişte ama çok da uzak olmayan bir geçmişte düşünmüştüm ilk kez” diyen Koca, “yıkıcı dünyasından kaçırılmaya çalışılan ve fakat yıkıcı doğa koşullarına dayanamayarak çok acı bir şekilde boğularak dünyamıza veda eden Aylan bebek ve daha niceleri için, yakın dostum Şeyda Deveci ile birlikte tasarladık ve 150 kişiyi geçen gönüllülerimizle projede yol alıyoruz. Cansız bedeni derin bir hüzünle jandarmanın kollarında sahilden getirilirken hem ağladım hem kızdım hem kırıldım hem isyan ettim… Hala ediyorum. 2017 yılından bu yana ne kadar Aylan bebekler, Özgecanlar, Narinler kaybettik. Bir çocuğun ölümüne şahit olmak katlanılmaz bir acı. Saldırganlığı durdurabilmenin bir yolu var mı diye geçirebilirsiniz içinizden, elbette var. Dünya büyük bir patlamayla (Big Bang)” ile, Türkiye Cumhuriyeti de büyük bir savaşla kuruldu. Çok yıkıcı bu iki eylemin ardından bir onarım geldi, üzerinde yaşadığımız kutsal topraklarımıza sahip olduk. Şimdilerde de yerküre, havaküre, insanküre çok yıkıcı… Vuruyor, kırıyor,yok ediyor… Depremler, savaşlar, pandemiler, krizler… Çok yorgunuz. Artık onarım zamanı. Ve sanat bu zorlukların üstesinden gelmek için ona dokunmamızı bekliyor.”

“Bizler ÇAGEV olarak ruh sağlığı ve toplum bilimi konusunda yetkiniz. Kendi uzmanlığımız çerçevesinde ‘Sanatla iyileşiyoruz’ projesini tasarlayarak toplumsal yıkıcılığa dikkat çekmeyi ve nasıl onarılabileceğini göstermeyi misyon edindik. Gece gündüz, can hıraç cok çalıştık ancak bir o kadar da şanslıydık, temas ettiğimiz hiç kimse duyarsız kalmadı. Herkes elimizi tuttu. Birlikte iyileşmek için, birlikte iyileştirmek için” diyerek sözlerini sürdürdü.

İş, sanat ve spor dünyasının önde gelen isimlerinin yer aldığı projeye ilk destekler Semahat Arsel, Dursun Özbek, Rahmi Koç, İlber Ortaylı, Nebil Özgentürk ve Emirhan Hotiç’ten geldi. Yıkıcılık temalı ilk çizimler sırasıyla Muzaffer Akyol, Bedri Baykam, Serkan Küçükgözcü, Mehmet Sinan Kuran, Taner Alakuş, Dora Turhan tarafından dönüştürüldü. Son olarak eserler yine sırasıyla çoğunluğu psikanalistlerden oluşan ruh sağlığı uzmanları Hatice Güneş, Bengi Düşgör, Elif Koca, Tevfika İkiz, Neslihan Zabcı, İlke Erensoy, İrem Atak tarafından yorumlamdı. Projede ressamlar ve yorumcular kimlerin eserleri başlattığını bilmeden serbest çağrışımlarıyla eserleri ürettiler ve yorumladılar. Projenin ve vakfın sosyal hesaplarında da bu serbest çağrışıma yer açmak niyetiyle eser ve kişi paylaşımları geç başlatıldı.

Tamamlanan bu eserler ilk kez 25 Ekim – 4 Kasım tarihleri arasında Beşiktaş Belediyesi’nin himayesinde Beşiktaş Akatlar Kültür Merkezi’nde sergilenecek. 31 Ekim Perşembe günü saat 20:00’de ise proje ve serginin küratörü Denizhan Özer moderatörlüğünde Nebil Özgentürk, Mehmet Sinan Kuran ve Tevfika İkiz, “Ülkemizde ve dünyada insanlık neden yıkıcı ve sanat bize yıktıklarımızı onarmak için nasıl yol gösterir?” sorusunu masaya yatıracak.

İlgili Mesajlar

1 of 3.690