Enio Design, yaşam ve çalışma alanlarına yönelik özel tasarım mobilya ve mimari ahşap çözümleri üretiyor
Kariyerine retouch ve grafik tasarımla adım atan Necmettin Ercan, dijital üretimin teknik ve yaratıcı yönlerini bir arada deneyimledi. Bu çok yönlü yaklaşım, zamanla fiziksel üretimle daha da derinleşti. Bugün bir stüdyo, bir üretim atölyesi ve fikirden uygulamaya uzanan kapsamlı bir tasarım yapısının kurucusu olarak yoluna devam ediyor.
Sivaslı bir yiğido olan Necmettin Ercan, kariyerine Türkiye’nin önde gelen fotoğrafçılarıyla çalışarak başladı. Retouch konusundaki yeteneği, kısa sürede onu birçok dergi, gazete ve ünlü ismin vazgeçilmez ismi haline getirdi. Aynı dönemde grafik tasarım alanında da yetkinlik kazanan Necmettin Ercan hem yurt içi hem yurt dışında birçok markaya kurumsal kimlikten logoya, katalogdan film afişlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede hizmet verdi. Bu üretim gücünü fiziksel boyuta taşımak isteyen Ercan, Arena İstanbul’u hayata geçirerek hem stüdyo kiralama hem de markalara özel prodüksiyon çözümleri sunmaya başladı.

Küçüklüğünden beri içinde taşıdığı marangozluk tutkusunu ise 2021 yılında kurduğu Enio Design ile profesyonel bir üretim yapısına dönüştürdü. Bugün Enio Design, yaşam ve çalışma alanlarına yönelik özel tasarım mobilya ve mimari ahşap çözümleri üretiyor. Gerek son kullanıcıya gerekse mimar ve iç mimar ekiplerine proje bazlı destek sunuyor. Evli, iki çocuk babası olan Necmettin Ercan, aynı zamanda koyu bir Fenerbahçe taraftarı.
Sizi yıllardır sahne arkasındaki güçlü dokunuşlarınızla tanıyoruz. Görünmeyenden görünene uzanan bu yolculuk nerede başladı?
Necmettin Ercan: Her şey, bir görüntünün eksik kalan yönlerini hayal etmekle başladı. Kariyerimin ilk yıllarında hem retouch hem grafik tasarımla ilgileniyordum; bir yandan görsellerin teknik iyileştirmelerini yapıyor, diğer yandan da o görsellerin temsil ettiği dünyaları tasarlıyordum. Türkiye’nin önde gelen fotoğrafçılarıyla çalışırken sadece görüntüyü değil, onun ruhunu da güçlendirmeyi hedefledim. Zamanla bu sahne arkasındaki becerilerin yalnızca düzeltme değil, sıfırdan yaratma gücü olduğunu fark ettim. Markalar için kurumsal kimlikler, kataloglar, afişler tasarlamaya başladım. Ama işler sadece dijitalde kalmasın istedim. Fiziksel üretim ve mekânsal tasarım da beni içine çekti. Bu istek beni önce bir stüdyo kurmaya, ardından da yıllardır hayalini kurduğum üretim atölyesine yönlendirdi. Bugün geldiğim noktada; fikrin tasarıma, tasarımın prodüksiyona, prodüksiyonun da elle tutulur bir ürüne dönüştüğü bir yaratım sistemi içinde çalışıyorum. Ve hâlâ her şey, bir karedeki eksikliği fark etmekle başlıyor.

Retouch ve grafik tasarımla başlayan bu yolculuk sizi bir stüdyo kurmaya nasıl yönlendirdi? Bu geçişin arkasında sadece fiziksel üretim ihtiyacı mı vardı, yoksa daha büyük bir vizyon mu? Arena İstanbul’un temelleri nasıl atıldı?
Necmettin Ercan: Kariyerime hem retouch hem grafik tasarımla başladım. Bir yandan görsellerin teknik kusurlarını gideriyor, bir yandan da onları tamamlayan tasarımları üretiyordum. Zamanla yalnızca bitmiş görüntüye değil, o görüntünün nasıl ortaya çıktığı sürece de yoğun bir ilgi duymaya başladım. Işık, set tasarımı, atmosfer gibi detaylar, bir görselin karakterini belirliyordu. Bu süreçte çok sayıda markayla kurumsal kimlik, katalog, afiş ve film posteri gibi yaratıcı işler gerçekleştirdim. Ancak tüm bu üretim bana bir şeyi çok net gösterdi: Artık sadece dijitalde değil, fiziksel olarak da üretimin merkezinde olmak istiyordum. Böylece Arena İstanbul’un temelleri atıldı. Başta sadece bir çekim alanı olarak planladık; ama çok kısa sürede burası fikirlerin doğduğu, üretildiği ve hayata geçtiği bir yaratım alanına dönüştü. Bugün Arena İstanbul, yalnızca fotoğraf ve video çekimlerine değil; lansmanlardan butik etkinliklere, araç tanıtımlarından sahne prodüksiyonlarına kadar geniş bir skalada hizmet veriyor. Geniş giriş alanı sayesinde araçla içeri girilebilmesi gibi teknik avantajlarla, İstanbul’un merkezinde büyük bir ihtiyaca da karşılık veriyoruz.
Enio Design’ı kurma fikri nasıl doğdu? Marangozluk tutkusu profesyonel bir işe nasıl dönüştü?
Ahşaba olan ilgim çocukluktan gelen çok kişisel bir bağ aslında. Ellerimle bir şey üretmenin verdiği tatmini hiçbir zaman kaybetmedim. Dijitalde, ekranda, stüdyoda geçen yılların ardından bu kez fiziksel üretim alanında bir şeyler inşa etme zamanı gelmişti. 2021’de Enio Design’ı kurarak bu tutkuyu profesyonel bir zemine taşıdım. Mimari projelere özel üretimler, butik mobilya tasarımları ve zanaate dayalı detaylarla ilerliyoruz. Bu süreçte dijital tasarım tarafını da hiç bırakmadım. Yıllar içinde birçok markaya yurt içi ve yurt dışında kurumsal kimlik, katalog, logo ve afiş tasarımı gibi alanlarda destek verdim. Arena İstanbul ise, hem kendi projelerimizi gerçekleştirdiğimiz bir stüdyo hem de talep eden markalara kreatif prodüksiyon desteği sunduğumuz bir merkez hâline geldi. Bugün fikir bir yerde doğuyor, başka bir yapıda hayat buluyor.
Ahşapla kurduğunuz bu profesyonel bağ bugün hangi ölçeğe ulaştı? Enio Design hangi alanlara dokunuyor?
Enio Design’ı kurarken hedefim yalnızca özel tasarım mobilyalar üretmek değildi. Çünkü sahip olduğum grafik tasarım altyapısı sayesinde, her projeye yalnızca üretici değil aynı zamanda tasarımcı refleksiyle de yaklaşabiliyorum. Bugün bir konut projesinin mutfağından yatak odasına, vestiyerinden banyo dolabına kadar tüm ahşap işlerini tasarımından üretimine uçtan uca üstlenebiliyoruz. Büyük inşaat projelerinde; lobi, resepsiyon ve ortak alan mobilyalarından perakende mağazalarının raf ve teşhir sistemlerine, restoran ve kafelerin masa, oturma grubu, duvar paneli gibi tüm sabit mobilya ihtiyaçlarına kadar uzanan geniş bir üretim skalamız var. Her proje, hem yeni bir üretim disiplini hem de yeni bir tasarım dili anlamına geliyor. Enio Design, bugün yalnızca kendi üretimini yapan bir atölye değil; mimar, iç mimar ve proje ekipleriyle iş birliği içinde çalışan; çizimden sahaya kadar çözümler üreten güvenilir bir üretim partnerine dönüşmüş durumda.

Enio Design yalnızca Türkiye’de değil, yurt dışında da projeler üretiyor. Üretim sürecinde nasıl bir kalite anlayışıyla ilerliyorsunuz? Malzeme seçimi ve üretim standardınızdan bahseder misiniz?
Enio Design olarak hem yurt içinde hem yurt dışında üretim yapıyoruz. Yurt dışındaki projelerimizde özellikle özel üretim mobilya talepleriyle karşılaşıyoruz; burada tasarım kadar işçilik kalitesi de büyük önem taşıyor. Yurt içinde ise konut, ticari alan ya da mağaza projelerinde mimarlar ve müteahhitlerle yakın çalışarak uygulama bazlı çözümler üretiyoruz. Kullandığımız tüm malzemeleri titizlikle seçiyoruz. Masif ağaçtan lake yüzeylere, doğal kaplamalardan özel menteşe ve bağlantı elemanlarına kadar her detayın uzun ömürlü ve estetik olmasına dikkat ediyoruz. Üretim sürecimizdeki en büyük gücümüz ise atölyemiz ve oradaki ekip arkadaşlarımız. Her biri işine tutkuyla bağlı, detaylara hâkim ustalarla çalışıyoruz. Aslında Enio Design’ı Enio Design yapan, sadece kullandığımız malzemeler değil; o malzemeye dokunan ellerin emeği ve ruhudur.

















