İŞ DÜNYASIManşetRÖPORTAJLAR

Teknoloji, finans, inşaat ve gayrimenkul, sektörlerine faaliyet gösteren Ural Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Altan Yeterler, başarı hikayesini ve gelecek hedeflerini dergimiz Quality’e anlattı

Dünyanın en çok ürün çeşidine sahibiz ve Visko Love ürünlerini 36 ülkeye ihraç ediyoruz.

Visko Love, teknoloji, finans, inşaat ve gayrimenkul, sektörlerine faaliyet gösteren Ural Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Altan Yeterler, çok göz önünde olmayan ancak ülkemizin yetiştirdiği değerli, vizyoner iş insanlarından biridir.

Altan Bey, aslen Gaziantepli. Orta öğrenimini İstanbul’da okuyup Hollanda’da ekonomi okurken iş hayatına atılmış. Çeşitli iş dallarında çalışırken 1993 yılında evlenip, ilk evladı dünyaya geleceği zaman Türkiye’ye dönerek 1996 senesinde yatak yastık sektörüne girmiş. İmalat ve fason üretimle başlayıp fabrika kurmuş ve Ural Group’un temellerini atmış.

Türkiye’nin ilk Visco elastik hafızalı sünger üreticisi olan Ural Group, kalıplanmış jel ve Visco elastik hafızalı sünger yatak, yatak örtüsü, katman ve yastık üretiminde Avrupa’nın önde gelen üreticilerinden biri. Ayrıca değerli maden ve Elektrikli otomobil şarj aletleri distrbitörlüğü gibi farklı sektörlerde şirketleri olan Altan Yeterler, mutlu evliliğini üç erkek evlat ile taçlandıran, girişimci bir iş insanı… Altan Bey ile keyifli business bir sohbet gerçekleştirdik. Gelin sıfırdan 36 ülkeye ihracatın öyküsünü birlikte okuyalım.


Altan Bey, Visko Elastik yatak ve yastığı nasıl keşfettiniz?

Bu ürünün doğuşu yıllar önce NASA ya uzanıyor. Yüksek basınçla gökyüzüne fırlatılan roketlerdeki astronotların, “g kuvveti” denden basınç nedeni ile bel, boyun ağrıları olduğunu tespit edilince Nasa çözüm arıyor. Sonunda da Visko elastik hammaddeyi keşfediyorlar ve uzaya giden roketlerde astronotların sağlığı için kullanıyorlar. Sonrasında da hastalarda bel, boyun ağrıları için tedavi amaçlı olarak üretilmiş. Biz de bunun herkes tarafından kullanılmasını sağladık.

Visko yatak yastığı Türkiye’de ilk yapan firmayız

Ülkemizde ise 1996 yılında yurt dışından ithal olarak getirilen, yatak olarak yapılmayan, sadece bel ve boyun yastığı şeklinde hastalara verilen bir üründü. Bunun Türkiye’de yapılmadığını, dünyada da birkaç firma tarafından yapıldığını fark edince geniş çaplı bir araştırma yaptım ve akabinde hammadde tedariki ile birlikte imalata başladık. Devamında da bu ürünü geliştirerek ortopedik bir ürün olduğundan, yastık ve yatağa, herkesin kullanabileceği bir ürün haline getirdik. Çok da başarılı olduk. Visko Love’ın doğuşu bu şekilde oldu.

Visko Love olarak dünyanın en fazla ürün çeşidine sahibiz ve 36 ülkeye ihracat yapıyoruz

Visko Love’ın 128 çeşit ürünü var ve dünyanın en fazla çeşidine sahibiz. Biz ‘Küçük müşteri olsun, bizim olsun’ mantığıyla hareket ediyoruz. 36 ülkeye ihracatımız var. Hem Avrupa’da, hem Orta Doğu’da hem ABD’de hem de Asya’da yer alıyoruz. Bu ürünü daha da geliştirmek istiyoruz. Her ülkenin uyuma alışkanlıkları ve iklimi farklı olduğu için bu durum bizim fazla çeşit sahibine olmamızı sağladı.

Birçok sektörde olduğu gibi ana hammadde üreticisi değiliz. Biz ham maddeyi Almanya’dan ithal ediyoruz. Tesislerimizde işleyip Visko Love olarak tüm dünyaya ihraç ediyoruz. Şu an her kıtadan 36 ülkeye ihracat yaparak ülke ekonomisine de katkı sağlıyoruz.

Ural Group bünyesinde başka hangi sektörlerde işleriniz var?

Ural Group olarak imalat ve ihracat olarak 2 şirketimiz var. Ayrıca Menkul kıymetlerde faaliyet gösteriyoruz. Kıymetli madenlerin al-sat bölümü üzerine çalışıyoruz. Daha çok altın üzerine çalışıyoruz. Külçe olarak ithal edip, Borsa İstanbul aracılığıyla büyük kuyumculara satıyoruz. Ayrıca büyük oğlumun girişimiyle, vizyon ve teknolojiye açık olduğumuz için, şu anda gelişen elektrikli otomobillerin şarj istasyonu ve şarj aletlerinde birkaç ülkenin distribütörüyüz. Şu anda birkaç noktada şarj istasyonları kurma yolunda ilerliyoruz. Bunun dışında gayrimenkul sektöründe Birkaç proje de yaptık ancak genelde İstanbul ve Bodrum özelinde al-sat yapıyoruz, kiraya verdiğimiz gayrimenkuller var. İnsanların ihtiyaçları doğrultusunda AR-GE çalışmalarına önem vererek ticari hayatımızı gelişiyoruz. Her zaman yenilik peşindeyiz.

Şarj istasyonları şu anda çok gündemde. İnsanlar bireysel olarak da bunu kurabiliyor mu?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının vermiş olduğu lisansa tabiidir bu konu. Eğer lisansınız yoksa, lisansı olan bir firmadan bayilik alarak şarj istasyonu kurabilirsiniz. Bireysel olarak elektrikli araca sahipseniz, araçla beraber ya da bizim gibi firmalardan temin edebileceğiniz şarj sistemiyle, belirli bir hat çekilerek aracınızı evinizde veya iş yerinizde şarj edebilirsiniz. Bunlar özel cihazlar. Arabaların şarjını sağlayan bu cihazların kendi içinde de farklılıkları var. Bazıları kısa sürede şarj ediyor, bazıları 8-10 saatte şarj edebiliyorlar. Büyük şarj aletleri var, bunlar yarım saatte aracı yüzde 80 seviyede şarj edebiliyor.

Teknolojiyi takip bir iş insanısınız. Nereye gidiyor teknoloji?
Teknoloji insanın hayatını kolaylaştıran bir unsur oldu. Ben iyi noktaya gideceğine inananlardanım. Babalarımız ya da bizim jenerasyonumuz, ‘Bu çocuklardan bir şey olmaz’ diyordu. Ama şu anda 16 yaşındaki çocuklar önemli aplikasyonlar üretiyorlar. Bizim gibi insanların hayatını çok kolaylaştırıyorlar. Demek ki gençlerimizden çok şey oluyor. Yeter ki gençleri baskılamayalım, sadece destek olalım yeter.

Teknoloji durmaz ve durduramayız. Her teknolojik yenilik devamında başka bir yeniliğe gebe ve çok hızlı bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Yirmi yıl önce evlerimizde süpürge-faraş vardı, günümüzde robot süpürgeler çıktı. On yıl önce
oyuncak gibi dronlar çıktı, günümüzde insansız savaş uçakları var. On yıl sonra teknolojinin geleceği noktayı hayal dahi edemiyorum.

Elektrikli araçlarla başlayan gelişme sizce nereye doğru gidiyor?

Elektrikli araçlar daha çok gelişecek ve tüm dünya 10-20 yıl içinde tamamen elektrikli araçlara dönecek. Bu sistemi arabaların dışında uçaklar için, tekneler için uygulamaya başlanması konusunda ciddi bir çalışma var.
Dünyanın yoğunlaştığı bir başka konu da enerjiyi saklama yani batarya sistemi. Hızlı şarj ve daha uzun menzil için buna çok yoğunlaştılar. Enerji şu anda saklanamıyor. Üretiliyor ve tüketiliyor.

 

Elektrikli açların şarj işine el attıysanız, peşinden enerji yatırımlarına sıra gelecek mi?

Evet haklısınız. Güneş paneli, güneş enerjisi sistemine bir yatırım yapma niyetimiz var. Şimdilik araştırma safhasındayız. Çünkü sadece ülkemizin değil tüm dünyanın giderek artan bir enerji ihtiyacı var.

 

BU ÖZEL RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Mesajlar

1 of 968