İŞ DÜNYASIManşet

Stella Mobilya’da ikinci kuşak iş başında

Adını İtalyanca Yıldız kelimesinden alan Stella Mobilya’nın Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Özkan, aynı zamanda İstanbul Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Sanayi Odası Meclis Üyesi olan başarılı bir iş insanı.

50 yıllık geçmişi ve zamansız tasarımlarıyla bilinden Stella Mobilya, Tuzla’daki fabrikasında çevre dostu ve sıfır atık projesi ile dikkat çekiyor. Bir aile şirketi olan Stella Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Özkan, Stella’nın geleceğini yeğenleri Duygu ve Sezgi’nin üzerine kurduklarını açıkladı.


Ali, Erkan Özkan kardeşlerin sırt sırta vererek bu günlere getirdiği Stella Mobilya’da ikinci kuşak işbaşında…

Erkan Özkan; Abim Ali beyin bize öncülük yaparak kurduğu şirketi hep beraber çalışarak iyi bir yerlere getirmeye çalıştık. Beni abim ve yengem büyüttüğü için Duygu ve Sezgi benim yeğenlerim olmakla birlikte benim evladım, kardeşim gibi. Dolayısı ile geleceği bu iki yeğenimin üzerine kurguluyoruz…

Stella olarak 50 yıllık geçmişi olan bir firmayız ve bu günlere çok zorluklar yaşayarak geldik. Ancak bizim artık gençlere yer vermemiz gerekiyor. Yeni fikirlere genç beyinlere ihtiyacımız var…

Duygu ve Sezgi eğitimlerine devam ederken, aynı zamanda şirketin hemen her kademesinde çalıştı ve eğitimlerini tamamladılar. Şu anda yeteri kadar tecrübeleri de var. İleri ki dönemde işin üretim kısmında Duygu’nun, mağazalar kısmında ise Sezgi’nin aktif olmasını istediğimiz planlarımız var.

Bizler çocuklarımızın baba, amca gölgesinde kalmalarını istemiyoruz. Zaten yıllardır yanımızda yetiştiler, yeterince tecrübe kazandılar. Biz onların arkasında bir güç olarak kalırsak çok daha özgüvenleri yerinde, çok daha ileriye adım atacaklarından ve başaracaklarından eminim. Gençlerin önünü açmak lazım. Ayrıca yeni genç ekip arkadaşları oluşturuyoruz. Tecrübe tabi ki çok önemli ancak gelişen yeni teknolojiye gençler çok daha çabuk adapte oluyor ve birbirleriyle daha iyi anlaşıyorlar. Bir taraftan evlatlarını büyütecekler, bir taraftan evliliklerini devam ettirecekler mutlu mesut ve bizim bıraktığımız mirasa da sahip çıkacaklar diye düşünüyoruz.

Sezgi Hanım, okurlarımız için kısaca kendinizi anlatır mısınız?
Liseden sonra Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni kazandım ve resim bölümünü okudum. Çocukluğumdan beri babamla ve amcamla birlikte sürekli işin içindeydim. Kendimi bildim bileli mağazalardayım. Oyun oynama yerim de mağazaydı çalışma yerim de mağazaydı. Şimdi Stella mağazalarının Genel Koordinatörlüğü’nü yapıyorum. Evliyim ve iki çocuğum var.

 

Duygu Hanım siz de kısaca kendinizi anlatır mısınız?
Ben İstanbul Üniversitesi Ekonometri mezunuyum. Biraz daha istatistik ve iktisat başlıklarının bir araya geldiği bir bölüm. Bu iş bir aile işi. Aslında benim okuduğum bölümle çok yakından bir ilişkisi yok. Ama iktisat, işletme ve istatistik barındırdığı için işimde katkılarını gördüğüm bir bölüm. Okurken aile işi yaparım düşüncesiyle okumadım aslında. Ben amcamdan da babamdan da ‘Bu aile işi ve bu işi sen de devam ettirmelisin’ baskısını hiç görmedim. Onlar biz neyi tercih ettiysek bizi o konuda her zaman desteklediler. Stella öncesinde ufak bir iş deneyimim oldu. 3 yıl başka bir firmada yurt içi ve yurt dışı satın alma bölümünde çalıştım. Daha sonra kısa süreli bir yurt dışı deneyimim oldu. Sonrasında da amcam ve babamla Stella çatısı altında çalışmaya başladım. Şirketin genelde her kademesinde çalıştım. İşi çekirdekten öğrendim. Şimdi de aktif olarak ağırlıklı olarak finans bölümünün başında görev alıyorum. Ama elbette diğer bölümlerle de irtibat halindeyim her zaman. Her şeyle ilgili sorumlu tutulmasam da her şeyin sorumluluğunu hissediyorum. 2010 yılında başladım 16 yıl oldu. Evliyim ve Duru adında bir kızım var. Kendi hayatımda iş ve aile arasında güzel bir denge oluşturduğumu düşünüyorum.

Kendimi şanslı hissediyorum. Yoktan varolmuş bir firma Stella. Babam ve amcamın emekleriyle kurulmuş bir firmada olduğum için, böyle bir firmayı kurma yeteneğine sahip babam ve amcama sahip olduğum için ve herhangi bir baskı altında olmadan özgür irademle burada olduğum için kendimi hep şanslı hissettim. Aidiyetin yüksek olmamasının temel nedeni, baskı altında değil de teşvik edilerek büyütüldüğümüz için diye düşünmekteyim. Şimdi de ikimiz de can-ı gönülden işimizin başındayız.

Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrikanızın örnek bir tesis olduğunu biliyorum, okurlarımız için anlatır mısınız?

Duygu: Amcam fabrikanın tüm inşaat sürecini yürütürken iş güvenliği, sıfır atık, doğaya saygılı üretim gibi konuları planlayarak yürüttü. Bu konu zaten ailece çok önem verdiğimiz bir konu.

Tuzla’daki fabrikamız 15 bin metrekare kapalı alana sahip ve çevre dostu bir üretim tesisidir. İş sağlığı ve güvenliği ise bizim için her şeyden önemlidir. Mobilya sektöründe vernik, tiner gibi uçucu ve yanıcı ürünler kullanılır. Bu ürünlerin kullanıldığı odalarda iş güvenliğimiz en üst düzeydedir. Üstten emici sistem ile toz zerrecikleri ve koku emilir, alt zeminde ise ızgara sistemin altından akan su ile atıklar ayrı bir yerde toplanır.

Talaş atıkları yere düşmeden emici sistem ile fabrika dışındaki siloda toplanır, oradan da otomatik bir sistem ile ısı enerjisine dönüşür. Atık üründen elde ettiğimiz ısı enerjisi ile de fabrikamızın ısınma ihtiyacını karşılıyoruz. Çalışanlarımızın yemekhane, ibadethane, duş, hobi ve oyun salonları mevcut. İşçimiz ne yiyorsa, yönetim de yemekhanede aynı yemeği birlikte yer. Fabrika içinde siyah takım elbise ile dolaşsanız dahi üstünüzde toz göremezsiniz. Amcam fabrikanın inşaatı sırasında iki sene bu konuları planladı.

Bizim de en çok övündüğümüz noktalardan birisi fabrikamızın özellikleri. İnsanlara fabrikamızı gezdirirken göğsümüz kabara kabara anlatıyoruz. Bazen ürünlerimizden çok fabrikamızın çevreci yanını anlattığımızı fark ediyorum. Stella Ailesi olarak iş sağlığına, çevreye ve doğaya saygılı olmanın gururunu yaşıyoruz.


Mobilyanın hammaddesi ağaç, doğaya saygılı üretim ile tezat yaratmıyor mu? Hammadde temininde sıkıntı yaşıyor musunuz?

Duygu: Kullandığımız ürünler, mobilya sanayinin kullanımı için üretilen endüstriyel ürünler. Türkiye’de hammadde Orman Bakanlığı’na ait. Ülkemizde bu konuda sıkı bir denetim var.

Ormanları tüketiyormuşuz gibi algılamayın sakın. Orman Bakanlığı’nın tane tane keşif yapıp kestiği ağaçlardan biz üretim yapıyoruz. Türkiye’nin endüstriyel hammadde konusunda çok sağlıklı bir sistemi var. Kesinlikle ormanları ya da ağaçları katletmiyoruz. Orman Bakanlığı’nın belirlediği endüstriyel alanlardan sağlıyoruz ihtiyacımız olan hammadde kaynaklarını. Hammadde konusunda da herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz.

Niş ve özel aksesuarlarınızla da öne çıkan bir firma Stella. Bu konuda neler söylersiniz?

Sezgi: Dekorasyon işinin tamamlayıcısı ambiyans. Bu ambiyans da sadece mobilya ile değil kullanılan aksesuar, aydınlatma, tasarım, duvar kâğıdı gibi etkenlerle ortaya çıkıyor. Buraya gelen müşterilerimiz burada yer alan her şeyi satın alma özgürlüğünde. Bunların hepsi de firmaya ve müşteriye özel hazırlanan tasarımlar oluyor. Aksesuarlarımızın neredeyse tamamı yurt dışından geliyor ve grup bazında değerlendiriliyor.

Genç jenerasyon yöneticiler olarak aldığınız bu sorumlulukla ilgili düşünceleriniz neler?

Duygu: Stella zaten temeli sağlam bir firma. Biz de uzun süredir bu sorumluluğu alarak burada elimizden geleni yapıyoruz. Babamız ve amcamızın buralara kadar taşıdığı Stella’yı çok daha iyi yerlere taşımak istiyoruz elbette. Sektörün öncü firmalarından biriyiz, markamızı daha da ileri taşımak en büyük hedefimiz.

Sezgi Hanım, Stella Mobilya’nın yurt içi ve yurt dışı mağazaları ve ihracatı ile ilgili neler söylersiniz?

Bizim yurt içinde İstanbul’da Modoko, Masko, Skyland Home’da, Ankara, Bursa, İzmir, Samsun, Gaziantep, Çorum’da mağazalarımız var. Yurt dışında ise Azerbaycan, Irak, Libya, Litvanya, Rusya, Dağıstan, Özbekistan, Gürcistan gibi birçok ülkeye ihracatımız var. Franchising verdiğimiz firmalarımız var.

Biz Stella olarak üst segment işlere imza atıyoruz. İşimizin iki parçası var. Bir tanesi Stella mağazaları için ya da yurt dışında Stella ürünleri satan firmalarımız için hazırladığımız koleksiyonlar, ikincisi de proje işleri yapmak. Konut projeleri ve otellerin hem hareketli hem sabit mobilyalarını yapıyoruz. İşimizin bu iki kolunda hizmet veriyoruz ve çok iyi sonuçlar alıyoruz. Yurt dışında da bunun çok iyi örnekleri var.

Sezgi Hanım, Stella Mobilya’nın ürünlerini ve yeni koleksiyon sürecini nasıl anlatırsınız?

Stella olarak üst segment ürünler üretiyoruz. Tasarımlarımız ve ürünlerimizin en önemli özelliklerinden birisi de ‘zamansız’ olmaları. Bir ürünü bugün de kullanabilirsiniz otuz yıl sonra da. Tabi ki tasarımcılarımız da hem dünya hem iç pazar takibini yaparak her sene yeni koleksiyonlar üretiyoruz.

Bu koleksiyonlar tabi ki hiç de kolay hazırlanmıyor. Yeni koleksiyon hazırlıkları kumaşından dizaynına dek sancılı bir süreçten geçiyor. Tasarımcılarımızla birlikte çok büyük bir emek ve zaman harcıyoruz. Dünya trendleri ile ülkemizin taleplerini de harmanlayıp önce son sistem bilgisayarlı üretim tesislerimizde prototipler oluşturuyoruz. Sonrasında da yeni modellerimiz vitrinlerde ve kataloglarda yerini alıyor.

Tepkiniz nedir?

İlgili Mesajlar

1 of 2.523