Amacımız, sigortayı hayatın doğal bir parçası hâline getirirken güven duygusunu da güçlendirmek.
2026 yılı, sigorta sektörü için yalnızca yeni bir takvim başlangıcı değil; aynı zamanda geleceğin daha sağlam temeller üzerine inşa edildiği bir dönüşüm sürecini ifade ediyor. Değişen ihtiyaçlar, artan maliyetler ve küresel ölçekte yeniden şekillenen risk algısı, sektörde daha sürdürülebilir ve daha dengeli bir yapının kurulmasını zorunlu kılıyor.

Doğan Sigorta Brokerlik Yönetim Kurulu Başkanı Selcen Doğan Gür, özellikle Tamamlayıcı ve Özel Sağlık Sigortaları başta olmak üzere yürürlüğe giren yeni düzenlemelerin, sigortalı haklarını güçlendirirken sektörün işleyişinde de önemli bir dönüşüm başlattığını belirtiyor. Gür’e göre bu yeni dönem; yalnızca teknik bir revizyon değil, aynı zamanda sigortaya bakış açısının da yeniden tanımlandığı bir süreci temsil ediyor.
Sigorta sisteminin daha şeffaf, daha erişilebilir ve daha sürdürülebilir bir zemine oturmasını sağlayacak bu adımların uzun vadede tüm paydaşlara değer katacağını ifade eden Gür, sağlık sigortalarının bu dönüşümün merkezinde yer aldığını vurguluyor:
“Artan sağlık maliyetleri ve değişen hizmet dinamikleri, uzun süredir yeni bir denge ihtiyacını gündeme getiriyordu. 2026 düzenlemeleriyle birlikte amaç; sigortalıların sağlık hizmetlerine erişimini korurken sistemin sürdürülebilirliğini de güvence altına almak. Bu sürecin başarısı ise yalnızca mevzuatla değil, uygulamadaki iş birliğiyle mümkün olacak.”
İş dünyası açısından grup sağlık sigortalarının rolünün de dönüşmekte olduğunu belirten Gür, çalışanlara sunulan bu imkânın artık sadece bir yan hak değil, kurumsal aidiyetin ve çalışan refahının önemli bir parçası hâline geldiğini ifade ediyor. Yeni dönemde şirketlerin sağlık sigortasını daha bütüncül bir bakış açısıyla ele almasının kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
Değişen teminat yapıları ve maliyet dengeleri brokerlik sisteminin önemini de artırıyor. Gür, brokerlerin bu süreçte üstlendiği rolü şu sözlerle özetliyor:
“Biz brokerler, sigortalı adına hareket eden ve onların haklarını gözeten bir yapıdayız. Sunduğumuz hizmet yalnızca poliçe teminiyle sınırlı değil; risk analizi, doğru teminat kurgusu ve bütçe yönetimi gibi başlıklarda da yol gösteriyoruz. Amacımız, sigortayı hayatın doğal bir parçası hâline getirirken güven duygusunu da güçlendirmek.”

Sektörde yaşanan bu dönüşümün, yalnızca bugünü değil geleceği de güvence altına alan bir anlayışı beraberinde getirdiğini belirten Gür, sigortanın ekonomik olduğu kadar sosyal hayatın da vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunun altını çiziyor.
Birlikte çok daha güçlüyüz.
Dünya Kadınlar Günü’ne dair duygu ve düşüncelerini de bizimle paylaşan Gür; kadınların ama özellikle de Türk kadınlarının olağanüstü dirençli, dayanıklı, yılmaz ve güçlü olduklarının altını çizerek “Birbirimizi her koşulda desteklemeli, birbirimize sahip çıkmalıyız. Hak mücadelelerinde birbirimizi yalnız bırakmamalıyız. Birlikte çok daha güçlüyüz.” diyor.



















