“Estetik cerrahide, hasta kime giderse onun imzasını taşır”
“Başarılı olmak için çok çalışmanız yeterlidir, çok başarılı olmanız için yetenekli de olmanız gerekir.”
Önceleri Türkiye’den yurt dışına, Avrupa ve Amerika’ya giderdi hastalar estetik operasyonlar için. Son yıllarda ise durum tamamen tersine döndü. Artık yurt dışından hastalar üstelik de ünlü isimler estetik operasyonlarını yaptırmak için Türkiye’ye geliyorlar. İşte bu noktada öne çıkan isim Estetik-Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık. Başarısı ve ünü sınırları aşan Op. Dr. Hasan Fındık’ı Bağdat Caddesi’nde 10 yıldır hizmet verdiği kendi adını taşıyan kliniğinde ziyaret ettik ve detaylı bir röportaj yaptık.
“Sanatsal ruhumu yönlendirmem gerekiyordu”
Estetik-Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Operatör Doktor Hasan Fındık, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi mezunu. Estetik Cerrahi uzmanlığı öncesinde üç yıl Beyin Hastalıkları (nöroloji) branşında uzmanlık eğitimi almış. Sonradan Estetik-Plastik ve Rekonstruktif Cerrahi’yi seçmesinin sebebini şöyle açıklıyor: “Üniversitede iken tiyatro ve pandomim ile ilgileniyordum. Okul bittikten sonra tiyatroya yeterince zaman ayıramadım ama içimdeki o sanatsal ruhu da bir şekilde yönlendirmem gerekiyordu. Beyin hastalıkları branşı bana göre biraz standarttı: Genel cerrahide apandisit izi bellidir, yeri de bellidir. Estetik cerrahide ise kime giderseniz onun imzasını taşırsınız. Estetik cerrahi sizin yaşama bakışınız ile ilgili. Kendi birikiminizi eklediğiniz bir alan.”
“Acaba kaç kez alkışlandınız?”
Küçüklüğünde çok net bir meslek ideali olmadığını belirten Fındık, “Ama bir şeyden emindim: Hangi mesleği seçersem seçeyim, başarılı olmak istediğimi biliyordum. Çünkü, alkışın hissettirdiği duyguyu seviyorum. O yüzden tiyatro ile de ilgilendim. Yaşamda hep düşünürüm: Acaba kaç kez alkışlandınız? Hiç alkışlanmadan geçen ömürler var.” diyor.
Mezun olduktan sonra mecburi hizmetini de tamamlayan Fındık, bir eğitim ve araştırma hastanesinde öğretim görevlisi olarak çalışmış. daha sonra özel muayenehanesini açmış. Tam gün yasası çıkınca, üniversitedeki görevini bırakmış. Zaten ikisini birlikte yürütmenin kendisi gibi mükemmeliyetçi biri için hayli yorucu olduğunu bu yüzden çıkan yasanın muayenehanesini seçmesinde bahane olduğunu belirtiyor.

RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI QUALITY OF MAGAZINE KASIM SAYISINDA













