Vogue Türkiye’nin Ekim 2026 dijital kapak konuğu olan yakışıklı oyuncu Kubilay Aka, derginin özel çekimi için objektif karşısına geçti. Kariyerindeki yeni dönemden aşka bakışına, sosyal medyadaki sınırlarından günlük hayatındaki vazgeçilmezlerine kadar samimi açıklamalarda bulunan Aka, artık daha seçici olduğunu; ödül, reyting ve rakamlardan ziyade yaptığı işten heyecan duymanın kendisi için daha değerli olduğunu anlattı.
Kolay pes edemediğini ancak bırakmayı bilmenin de bir güç olduğunu belirten Aka, sokakta canlandırdığı karakterlerin adıyla kendisine seslenip hesap soranlar olduğunu da anlattı. Oyuncunun kendisini şımartma formülü ise sevdiği insanlarla güzel bir yemek, telefonunu uzağa koyduğu birkaç saat ve fırsat varsa deniz.
AŞIK OLDUĞUNDA DAHA KORUMACI VE DUYGUSAL OLUYOR
Aşık olduğunda daha paylaşımcı, korumacı ve duygusal birine dönüşen Kubilay Aka, iyi bir ilişkinin temelini güven ve doğru iletişimde görüyor. Karşısındaki insanı dinlemek, onun alanına saygı göstermek ve zor zamanlarında yanında olmak ise ilişkide önem verdiği noktalar arasında. Aka, bu konuda oldukça açık: “Mükemmel bir sevgiliyim diyemem, zaten bunu diyen birinden biraz şüphelenirim. Hatalarım oluyor ama sevdiğim zaman gerçekten emek veren biriyim.”
OYUNCULUĞA DENEMEK İÇİN BAŞLADI, 10 YILI GERİDE BIRAKTI
On yıl önce deneme amacıyla kamera karşısına geçen Aka için oyunculuğa bir şans vermek, hayatındaki en anlamlı kararlardan biri oldu. İlk projesi “Vatanım Sensin” ise kariyerinde hâlâ özel bir yer tutuyor: “Vatanım Sensin benim için hayatımın yön değiştirdiği yer. İlk defa kamera karşısına geçtiğim, oyunculuğu gerçekten öğrenmeye başladığım iş.”

“BİRAZ DAHA SEÇİCİ VE NE İSTEDİĞİNİ BİLEN BİR YERE GELDİM”
Kariyerinin başındaki daha çok çalışma ve görünme isteği, bugün yerini daha seçici bir bakışa bıraktı. Aka bu değişimi şu sözlerle özetliyor: “Şimdi ise daha doğru olanın peşindeyim. İyi hikâye, iyi karakter, beni heyecanlandıran insanlar… Biraz daha seçici ve ne istediğini bilen bir yere geldim.”
Başarı tanımı da artık yalnızca ödül, reyting ve rakamlardan ibaret değil. Yaptığı işten hâlâ heyecan duymayı daha değerli buluyor: “Ödül, reyting, rakamlar tabii ki güzel ama insanın kendi yaptığı şeyden her daim heyecan duyabilmesi bence daha değerli.”
KARAKTERLERİN TEK BİR ÇİZGİYE SIĞMAYAN DÜNYASINDAN ETKİLENDİ
ATV’de yayımlanan “Mercan Köşk”ü kabul etmesinde, karakterlerin tek bir çizgiye sığmayan dünyası etkili oldu: “Herkesin kendi doğrusu, yarası, sakladığı bir tarafı var.” Tarsus’un sıcaklığı, tarihi ve aile duygusu da hikâyenin gerilimiyle birleşerek canlı bir dünya yaratıyor.
ÇÖZÜM HER ZAMAN SAVAŞMAK DEĞİL, BAZI ŞEYLERİ OLDUĞU GİBİ KABUL ETMEK
Dizide canlandırdığı Aras, Aka’nın kendi hayatıyla da bağ kurduğu bir karakter. Aras üzerinden yeniden düşündüğü noktalardan biri, çözümün her zaman mücadele etmek olmadığı: “Bazen çözümün sürekli savaşmak değil, bazı şeyleri olduğu haliyle kabul etmek olduğunu Aras üzerinden tekrar düşündüğüm oldu.”


















