seviyoruz
yok etmeyi çok mu seviyoruz yoksa bize zorla mı harcatıyorlar.
canavarının trafik canavarını solladığı günümüzde diziler, emekler bir anda uçuşup gidebiliyor.
Trafik canavarı bu kadar kurban vermezken, reyting sisteminin kurbanı olan diziler emekçileriyle,
çalışanlarıyla, oyuncularıyla daha çok kurban veriyor maalesef.
yoğun kaldır indir trafiğinde biz izleyiciler de kurban oluyoruz zaman zaman. Tam keyifle oturup bir
diziyi izlemeye başlıyoruz hooop daha üçüncü bölümü izleyemeden dizi yok oluyor. Eeee ne oldu
izleyiciye saygı, sevgi?
şimdi anlamıyorum bu çabucak verilen idam kararlarını. Önceden bir tek tekel haline gelen AGB’den
alınıyordu ölçümler (nerede olduğu belli olmayan cihazlardan) ve reklam verenler ona göre
dilimliyorlardı pastayı. Ama AGB’nin foyası ortaya çıktı ve resmi bir ölçüm kaynağı kalmadı ortada.
Zaten benim aklım almıyor bu ölçümleri. Artık insanlar internetten, uydudan, DigiTürk’ten,
D-Smart’tan, kabloludan, kablosuzdan bir çok kaynaktan izliyorlar yayınları. Nasıl bir ölçüm
aletiyle kalkılabilir ki bu işin altından. Nasıl net olabilir ki? Pastanın dilimlerine kim karar
veriyor şu an çok merak ediyorum. Herkesin evine bir cihaz takmak gerek onun
için.
kadar diziye aç hale geldik ki, hayatımızın yarısını diziler kaplamasa rahat edemiyoruz. Bizim bu
tüketim isteği belki de dizilerin kaderini belirliyor. Kanalların çoğalması, yapımcıların artması
belki de çoğalttı bu isteği.
bildiğim şey sadece bu sezon onlarca dizinin ve binlerce çalışanın umutları tek celsede yok edildi
ve o idamlar hatırlanmasın diye yerine yine onlarca dizi ve binlerce çalışan
getirildi.
izleyicinin de ortak bir paydada buluşmasını sağlayan adil bir kurum oluşturulmalı
bence.
nasipmiş














