Tasarım benim için hep bir tutkuydu
Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Hi’ın kuruluş ve büyüme yolculuğuna sizin kişisel bakış açınız nasıl yön verdi? Bu yolculuğun kişisel hayallerinizle kesiştiği bir yer var mı?
İstanbul Üniversitesi İşletme bölümü mezunuyum. Bu eğitimi aldım ama sanat, tasarım, her zaman ilgimi çeken, sezgisel olarak yakın hissettiğim bir dünya. Dolayısıyla hep hayatımın bir yerinde oldu. Bu ilgim zaman içinde daha bilinçli bir bakışa dönüştü ve bu konuda profesyonel adımlar atmaya karar verdim. Bugün bu adımlarımın somut bir karşılığı olarak Hi markasını tüm ekip arkadaşlarımla beraber kurgulayıp büyütmenin mutluluğunu yaşıyorum.

Eroğlu Global Holding kültürünün bir parçası olmak da tasarıma ve dekorasyona olan bakış açımı değiştirdi. Eroğlu Global Holding bugüne kadar modadan tasarıma, mobilyadan dekorasyona pek çok öncü projeye imza attı, atıyor. Yaklaşık yarım asırdır modaya, tasarıma, entelektüel sermayeye yatırım yapan köklü bir kültürün, geleneğin parçası olduğum için mutluyum.
Hi gibi bir yapının stratejilerini yönetirken size özellikle ilham veren ve motive eden unsurlar neler oluyor?
Her şeyden önce ortaya koyduğumuz işlerin farklı coğrafyalarda ve farklı yaşam alanlarında gerçek bir karşılık bulduğunu görmek beni çok motive ediyor. Farklı beklentileri anlamak ve bunları Hi’ın tasarım dili ve kalite anlayışıyla buluşturmak ilham verici. Aynı zamanda bu bizlere sürekli bir öğrenme ve gelişim alanı yaratıyor. Tüm bu süreci anlamlı kılan en önemli unsur da ortak bir hedef etrafında üretmenin ve birlikte büyümenin yarattığı motivasyon diyebilirim.
Hi’ın “lüks yaşam alanlarını yeniden tanımlayan özgün bir konsept” olma vizyonu sizin için ne ifade ediyor? Hi’ı sektörde özgün yapan temel unsurlar neler?
House of Icons (Hi) markasını yaratırken farklı ve öncü bir marka yaratmak istedik. Hi’ı ikonik ürünleri ve zamansız tasarımları bir araya getiren, yaşayan bir ilham ve deneyim merkezi olarak tasarladık. Hi standart, klasik bir marka değil. Arkasında bir felsefe, bir hikâye, önünde güçlü bir vizyon var. Dolayısıyla burası özgün bir konsept.
Hi’ın en özel yanı, yalnızca bir satış noktası değil, küratöryel bir tasarım deneyimi sunması. Biz, ürünlerin ötesinde güçlü bir vizyona sahibiz. Uluslararası ikon markalarını bir araya getirerek ülkemizdeki tasarım meraklılarına dünyanın en seçkin örneklerini aynı çatı altında sunuyoruz. Bu da Hi’ı sektörde benzersiz bir konuma taşıyor.

Hi’ın lüks anlayışı, günümüzün dekorasyon trendleriyle nasıl bir denge kuruyor?
Dünyanın, insanların, mekâna bakışın her geçen gün değişip, dönüştüğü, “seçeneklerin sınırsızlaştığı” bir dünyada beklentilere cevap vermek, ihtiyaçları doğru okumak çok önemli hale geldi.
2026 dekorasyon anlayışı, mükemmel görünen evlerden ziyade kişisel hikâyeler anlatan mekânları öne çıkarıyor. Artık insanlar mekâna ve tasarıma dinlenme ya da estetik ihtiyacın yanında günlük zihinsel performansı ve psikolojik dengeyi koruyan bir anlam da yüklüyor.
Pandemiyle birlikte evlerin yalnızca barınma alanları ve dört duvar olmaktan çıkıp çalışma, dinlenme ve sosyalleşme alanlarına dönüştüğünü uzun zamandır gözlemliyorduk. İnsanların evde geçirdiği sürenin artması mekânlardan beklentileri de değiştirdi. Bu dönüşümle birlikte “doğayı iç mekâna taşıma” trendi bir ihtiyaç haline geldi.
Biz de bu değişen ihtiyaçları dikkate alarak, Hi showroom’unda tasarım çizgisi ve hikâyesi olan, farklı beklentilere cevap veren markaları bir araya getiriyoruz. Yaklaşık 2 bin metrekarelik showroom alanımızda; iç ve dış mekân tasarımından aydınlatmaya kadar uzanan seçkin bir ürün kürasyonu sunuyoruz. Tüm alanlar birbiriyle uyumlu bir kurgu içinde ilerliyor. Böylece ziyaretçilerimiz ürünleri incelemekle kalmıyor, farklı yaşam senaryolarını bir arada görebiliyor ve mekânları kendi yaşamlarına uyarlama imkânı buluyor.

İşinize yansıyan en önemli karakter özelliğiniz nedir? Bu sizi nasıl farklı kılıyor?
İşime en çok yansıyan özelliğim, her zaman en iyisini hedefleyen bir bakış açısına sahip olmam. Hi’daki her ürün bu titiz yaklaşımımın bir yansıması. Hi showroom’unda en ikonik ve özgün tasarımları bir araya getiriyoruz. Zamansız, karakter sahibi ve kendi hikâyesi olan ürünlere odaklanıyoruz. Bu yaklaşımımız sayesinde Hi her zaman kendi tasarım dilini ve standartlarını belirleyen bir marka olarak konumlanıyor.

Skyland Hom’da konumlanan showroom’unuz markanızın tasarım dilini nasıl tamamlıyor?
Bizim için dekorasyon detaylarda anlam bulan, karakterli ve ilham veren bütüncül bir deneyim. Hi’daki kürasyon da bu yaklaşımımızın doğal bir göstergesi. Eroğlu Global Holding çatısı altındaki Skyland İstanbul’da konumlanan Skyland Hom Dekorasyon Merkezi içindeki Hi showroom’unda, tasarım anlayışımız mekânsal olarak da karşılık buluyor. Ziyaretçiler bu merkezde Hi markamızı yalnızca ürünler üzerinden değil, bütünsel bir atmosfer ve yaşam dili olarak deneyimliyor.
Hi’ın ürün portföyü ve önümüzdeki dönem hedefleri hakkında neler paylaşmak istersiniz?
Hi çatısı altında iç mekân, dış mekân ve aydınlatma kategorilerinde premium ürünlere yer veriyoruz. Oturma gruplarından yemek ve yatak odalarına, dolap ve depolama sistemlerinden bahçe ve teras ürünlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede toplamda 20 seçkin markanın ürünlerini sergiliyoruz.
Yaklaşık 2000 metrekarelik showroom’umuzda, Atmosphera, Capital, Contardi, Ezpeleta, Foscarini, Glas Italia, Hessentia, Italamp, Lema, Leucos, Living Divani, Longhi, Penta, Polspotten, Porada, Rückl, Saba, Talenti, Varaschin, Vermobil gibi markaların çağdaş ve klasikleşmiş tasarımları bulunuyor.
Önümüzdeki dönemde mevcut konumumuzu ve lükse bakışımızı koruyarak marka portföyümüzü adım adım genişletmek istiyoruz.



















