Cemre Onaylı’nın hazırlayıp sunduğu, dijital mecrada perşembe günleri yayınlanan Cemre ile TBT programının bu haftaki konuğu, oyuncu, şair ve radyocu Ceyhun Yılmaz oldu.
Gazete kupürleri eşliğinde geçmişe uzanan sohbette Yılmaz; 90’lı yılların çocukluk anılarından radyo yayıncılığına, televizyon dünyasından şiire ve oyunculuğa kadar uzanan kariyer yolculuğunu samimi açıklamalarla anlatıyor.
“Kalıcı olmak çok zor. Ama ben şimdi başarmak zorunda olmak istemezdim.”
Geçmişe dair hatıralarını paylaşan Ceyhun Yılmaz, 90’lı yılların başını anarken Umut Taksi ve Bizimkiler dizilerini, bakkaldan alınan horoz şekerlerini hatırladığını söylüyor. Gazete kupürleri üzerinden şekillenen sohbette, 1995 yılında başlayan televizyonculuk serüvenini anlatan Yılmaz, iktisat eğitiminin ardından Bilgi Üniversitesi’nde sahne ve gösteri sanatları eğitimi aldığını söylüyor.
FATİH TERİM’İN TELEFONUYLA DEĞİŞEN HAYAT
Ceyhun Yılmaz programda, kariyerinin dönüm noktalarından birini Best FM’e transferiyle yaşadığını anlatıyor ve Fatih Terim’in desteğiyle radyoda çalışmaya başladığını ifade ediyor. Terim’in torpiliyle işe alındığını, birkaç ay sonra ise işten çıkarılacağını daha sonradan öğrendiğini söyleyen Yılmaz, 9 ay sonunda en çok dinlenen radyo programı yaptığını ve ödül aldığı günleri keyifle anımsıyor. Unutamadığı yayınlarını ve bir dinleyicisinden aldığı hayat dersini de paylaşan Yılmaz programda ayrıca, dünden bugüne radyo yayıncılığının geçirdiği değişimi değerlendiriyor, teknolojinin gelişmesiyle iletişim dünyasında yaşanan dönüşümü anlatıyor.
“KALICI OLMAK ÇOK ZOR”
Günümüzün popüler komedyenlerini de değerlendiren Ceyhun Yılmaz, Hasan Can Kaya, Doğukan Demirkol ve Oğuzhan Uğur’un emek vererek başarıya ulaştıklarını söylüyor. Ancak bugünün koşullarında yeniden kariyer inşa etmek istemeyeceğini belirterek, “Kalıcı olmak çok zor. Ama ben şimdi başarmak zorunda olmak istemezdim” ifadesini kullanıyor.
“SİBEL CAN SAYESİNDE KARAVANIM OLDU”
Televizyon anılarını da paylaşan Ceyhun Yılmaz, 2005 yılında Barış Akarsu ile gerçekleştirdiği söyleşiyi duygu dolu anılarla anlatırken, Gani Müjde’nin kendisine inanan isimlerden biri olduğunu belirtiyor ve televizyon projelerinin hayatındaki yerini anlatıyor.
Sibel Can ile birlikte çalışmaktan duyduğu mutluluğu da dile getiren Yılmaz, ünlü sanatçı için “Sibel Can dünyanın en tatlı insanı” ifadelerini kullanırken bir anısını paylaşıyor. Sibel Can sayesinde çekimlerde kendisine ait bir karavanının olduğunu söylüyor.
“ŞAİR OLUP OLMADIĞIMI BEN DUYMAYACAĞIM”
Şiirle kurduğu duygusal bağı da anlatan Ceyhun Yılmaz, Ben Sana Yanarken, Şimdi Sen Kimbilir Nerde Üşüyorsun ve İkinci El Yalnızlık adlı şiir kitaplarından söz ediyor. Şair olup olmadığına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirmede bulunan Yılmaz, “Şair olup olmadığımı ben duymayacağım. Vefatımdan sonra belli olacak. Şairler ölüdür” diyor.
47 il ve ilçeyi gezerek askerlik yaptığını da anlatan Yılmaz, Ankara’da yaşadığı bir korsan kitapçı anısını paylaşarak sohbetin geçmişe uzanan renkli hikâyelerine bir yenisini daha ekliyor.
“PERRAN KUTMAN İLE SOHBET ETMEK, GÖKTEKİ YILDIZLARA DOKUNMAK GİBİ”
Usta sanatçılara duyduğu saygıyı da dile getiren Ceyhun Yılmaz, Perran Kutman ile Hayat Bilgisi dizisinde rol aldığını ve kendisiyle sohbet etmenin çok özel olduğunu belirterek, “Perran Kutman ile sohbet etmek gökteki yıldızlara dokunmak gibi” diyor.
Nevra Serezli, Ayşen Gruda, Bedia Muvvait, Safiye Ayla ve Müzeyyen Senar gibi isimleri de anan Yılmaz, ustalığın yalnızca erkeklere özgü bir ünvan değil, büyük bir birikim ve emeğin sonucu olduğunu vurguluyor.
Gani Müjde’ye teşekkür eden Ceyhun Yılmaz “Hayat Bilgisi”ne konuk oyuncu olarak katıldığını ancak sonrasında hikâyenin bir parçası hâline geldiğini anlatıyor ve “Oyuncu olamadım hiçbir zaman. Kendime oyuncu diyemeyecek kadar haddimi biliyorum. Hayat Bilgisi çok güzel bir hatıra olarak kaldı benim için” ifadelerini kullanıyor.


















