İŞ DÜNYASIManşet

Beşiktaş, Promat ve sanat…

Yapay zekayı bir tehdit olarak değil, akıl ve analizimizi güçlendiren bir yardımcı olarak görüyorum. Önemli olan, teknolojiyi insanlığın ve işin hizmetinde kullanabilmek.

Dergimiz Quality of Magazine’nin de basıldığı Promat Matbaa, 35 yıllık tecrübe ve baskı kalitesiyle sektörün önde gelen markalarından biri olarak dikkat çekiyor.

Koyu bir Beşiktaş sevdalısı olan Promat Matbaa Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil ve Yönetim Kurulu Üyesi-Genel Müdür olan büyük oğlu Tolga Ürkmezgil ile güneşli bir kış gününde matbaada buluştuk. Baba oğul ile Promat ve Beşiktaş’ı konuştuk. Gelin bu keyifli röportajı birlikte okuyalım…

ahmet tolga quality1 Beşiktaş, Promat ve sanat…

Ahmet Bey, 35 yıl önce Promat Matbaası’nı kurarken amaç ve hedefleriniz neydi ve bugün bu hedeflerinize ulaşabildiniz mi?
Bir kere hemen lafıma çok şükür demekle başlayacağım. Çünkü hayal ettiğim her şeye, bütün hedeflerime ulaştığım için çok mutluyum. Yanımdaki ekip arkadaşlarım, Allah’ın çok büyük lütfu. Tercüman gazetesinde Kervan Matbaacılık kısmının genel müdürlüğünü yaptığım sıralarda benim hedefimde, laboratuvar gibi, butik özelliğini koruyan ama çok geniş imkanları olan, matbaacılığın her türlü dalında faaliyet veren bir matbaa kurmaktı. Çok şükür onların hepsini hem de çok kısa bir sürede, gerçekleştirdim.

İlk andan itibaren ismimizi hep duyurarak, hep üstüne koyarak, hatta Türkiye’de matbaa sektöründe makine markasını bile değiştirme gücüne sahip olarak, Kazakistan’da, Kazaklarla ortak matbaa kurarak ilave hayalleri bile yaşadım. Bugün gelmiş olduğumuz 35 yıl içinde matbaa sektörüne damga vurmanın mutluluğunu yaşıyorum.

ahmet tolga quality2 Beşiktaş, Promat ve sanat…

Tolga Bey; Uzun zaman yurtdışında kaldınız ve sonrasında Türkiye’ye dönüş yaptınız nedenini neydi?
Hem dünya görüşümü geliştirmek hem de eğitim için gitmiştim ama o ülke bana yalnızca diploma değil, bir hayat deneyimi sundu. O yıllar boyunca öğrendim ki, başarı sadece bilgiyle değil, disiplin, azim ve doğru düşünme yetisiyle gelir.
Orada kalmak kolay olurdu; dinamizm, fırsatlar, heyecan… Ama bir noktada şunu fark ettim: gerçek sorumluluk, kendi topraklarına ve kendi insanına değer katabilmekte. Dönmemin sebebi yalnızca aile ve iş değil; hak, denge ve adaletle yön vermek istediğim bir vizyondu. Promat’ı bir sonraki seviyeye taşımak, doğduğum topraklara değer katabilmek ve hizmet vermek için bu kararı aldım.

Baba evlat arasında genellikle kuşak çatışmaları olur. Sizde de oluyor mu ya da fikir ayrılıkları olduğunda nasıl çözersiniz?
Ahmet Ürkmezgil: Bu “kuşak ayrılığı” tabiri tabii ki çok doğru bir tabir. En azından bir kuşak değişiminde onların fikirlerinin bizden daha farklı olduğu gerçeğini kabullenmemiz lazım. Bunu babaların da kabullenmesi gerektiği gibi, evlatların da babalarının tecrübelerine inanarak, tecrübelerinden kendi hayatlarına da uygulayarak yollarına devam etmeleri lazım.
Bizde çok şükür bu konuda herhangi bir sıkıntı olmuyor. Benim hala her gün matbaaya gelişim, onlarla sabahları 15 dakika, 20 dakika da olsa günlük iş sohbetleri yapışımız, onların önemli toplantılarında mutlaka yanında yer alıyor olmam, bu sıkıntılı dönemi daha kolay, daha rahat, daha anlayış içerisinde geçirmemize neden oluyor.

tolga ahmet quality3 Beşiktaş, Promat ve sanat…
Tolga Ürkmezgil; Her ailede kuşak farkı olur, bizde de oldu elbette. Ama ben bunu bir çatışma değil, bir denge fırsatı olarak görüyorum. Fikir ayrılıkları olduğunda çözümümüz basit: hak ve adaleti gözetmek, doğruyu bulmak, tartışmak ve sonunda en iyi kararda buluşmak. Babamın deneyimi ve benim güncel vizyonum birleştiğinde ortaya çıkan bakış açısı hem şirket için hem aile ilişkimiz için güçlü bir rehber oluyor. Bizim ailede ve yönetim anlayışımızda, haksızlık ve keyfi kararlar asla kabul edilmez; her zaman iyi niyet, adalet ve sorumluluk ön plandadır.

Ahmet Bey, koyu bir Beşiktaş sevdalısı olduğunuzu biliyoruz. Son seçimde Divan Kurulu Başkanı seçildiniz. Sizin için Beşiktaş ne ifade ediyor?
Beşiktaş benim için bir aşk, bir sevgi, bir gönül, bir sevda. Dolayısıyla benim Beşiktaş’taki daha evvelki dönemimde 7 yıl, önce muhasip üye, sonra genel sekreter, daha sonrasında icra kurulu başkanlığı yaptım. O kadar çok seviyordum ki Beşiktaş’ı, iş hayatımla ilgili yaşadığım başarı için neler yaptıysam, orada Beşiktaş sevdasını da içine katarak çok güzel işler yaptım.
Ancak bu sevda bitmiyor. Tam “artık yeter, ben görevimi Beşiktaş’a yaptım” dediğim anda bu dönemde kulübün de camianın da dağılmış bir hava verdiği anda, gelen telkinlerle Divan Başkanlığı’na soyundum ve de Beşiktaş’ın Divan Başkanı seçildim. Şimdi yetkilerim çerçevesinde, özellikle önce birlikteliği sağlayarak, Beşiktaş camiasına yakışır bir ortamı sağlamak adına elimden ne gelirse yapacağım.

Tolga Bey; siz birçok spor dalında uluslararası madalyaları olan bir sporcu olmanıza rağmen, Neden futbol yok ilgi alanınızda?
Spor benim için sadece bir başarı aracı değil, hayatın kendisiydi. Uluslararası madalyalar kazandım, özellikle uzun yıllar emek verdiğim dövüş sanatları ile ilgili branşlarda yarıştım, ama genelde futbol ilgi alanım olmadı. Çünkü bireysel sporlar, insanın kendi sorumluluğunu, kendi emeğini ve kendi karakterini sınadığı alanlardır. Her yarış, her antrenman bana karar verme yetisi, disiplin ve soğukkanlılık kazandırdı; bunlar iş hayatımda da en değerli silahlarım oldu.

Ahmet Bey, bildim bileli önceliğiniz Beşiktaş oldu. Şimdi de Divan Kurulu Başkanı oldunuz. Matbaadaki işlerinizi Tolga Bey mi üstlendi?
Ahmet Ürkmezgil: Evet son 2 yıldır büyük oğlum Tolga’ya genel müdürlük görevini verdik. Çünkü artık ben gerçekten biraz evvel anlatmaya çalıştığım Ahmet Ürkmezgil portresi içerisinde çalışıyordum. Çok fazla katkım olmuyordu. Bu nedenle de bazı şeylerin aksamasına sebebiyet vereceğini düşündüğüm için o görevi oğluma verdim. Matbaayı kurduğum ilk günden beri beraber olduğum Yaşar Bozatlı ve ufak oğlum Burak, Tolga’ya yardımcı olarak Promat’ı yönetiyor.

ahmet tolga quality3 Beşiktaş, Promat ve sanat…

Ahmet Bey, pandemi hepimizin alışkanlıklarını, yaşam şeklini yeniden dizayn etti. Promat ailesi olarak nasıl bir değişim yaşadınız ve radikal kararlar aldınız mı?
Ahmet Ürkmezgil: Pandemi süresi çok zor bir süreçti. Hem ekonomik hem insan sağlığı açısından zor bir dönemdi. O zamandan bu zamana olan değişiklikler aslında neredeyse büyük bir tesadüf, mutlakla çok başka nedenleri var. Ekonomimizde de çok sıkıntılı süreçler o zamanlara denk geliyor diye düşünüyorum. Sağlıkla ilgili daha hijyeni yaşamak adına birtakım önlemleri herkes gibi bizler de aldık. Ama radikal bir karar olarak orada pandemiye bağlayacağım bir şey olduğunu düşünmüyorum.
Biz pandemi öncesi ambalaj sektörüne adım atmakla ilgili yatırım kararını almıştık zaten, o dönemde biraz daha hızlandırdık.

Tolga Bey, Pandemi hepimizin alışkanlıklarını, yaşam şeklini yeniden dizayn etti. Ardından bir de yapay zeka çıktı başımıza. Siz neler söylersiniz?
Pandemi hepimiz için bir dönüm noktasıydı. Promat’ta önceliğimiz insanlarımızın güvenliğiydi. Sonra süreçlerimizi yeniden tasarladık; dijitalleşmeye, verimliliğe ve disipline odaklandık. Bu süreç bize öğretti ki, krizler sadece zorluk değil, aynı zamanda yenilenme ve güçlenme fırsatıdır. Yapay zeka ise hayatımıza yeni bir boyut getirdi. Ben onu bir tehdit olarak değil, akıl ve analizimizi güçlendiren bir yardımcı olarak görüyorum. Kullanım şekli doğru olursa, insanın yaratıcı gücünü ve doğru karar verme yetisini destekliyor. Benim için önemli olan, teknolojiyi insanlığın ve işin hizmetinde kullanabilmek.

Tolga Bey 2025 yılını hepimiz zor geçiriyoruz. Promat Ailesi olarak 2026 yılı beklentileriniz ve hedefleriniz nedir?
2025 zor geçti, ama zor dönemler insanın karakterini de gösterir. 2026’da Promat’ı daha adil, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir yapı haline getirmeyi hedefliyoruz. Kaliteyi yükselteceğiz, teknolojiyi daha akıllıca kullanacağız, çalışanlarımızın hakkını koruyacağız ve tüm süreçlerde hak, denge ve iyi niyeti rehber edineceğiz. Benim için iş sadece kar elde etmek değil; doğruyu yapmak, insanlara değer katmak ve geleceği güvenle inşa etmek demek. Promat’ın yolu, sadece rakamlarla değil, insanlıkla ve iyi niyetle çiziliyor.

 

RÖPORTAJIN DEVAMI VE DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Mesajlar

Daha Fazla Yükle Yükleniyor...Başka gönderi yok.