ManşetRÖPORTAJLAR

Amerika’da üstün yetenek ilan edilen Dijital Hukuk kitabının yazarı genç avukat ve avukat Eşi Nazlı Hanım başarı hikayelerini ve gelecek hedeflerini Quality’e anlattı

Genç çiftin büyük başarısı

Dijital Hukuk kitabının yazarı genç Avukat ve Bilgisayar Mühendisi Ahmet Yavuz, Avukat Eşi Nazlı Hanım ile yüksek lisans için gittikleri Amerika’da üstün yetenek ilan edildi

Avusturya Lisesi’nden sonra Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden onur derecesi ile mezun olan Nazlı Ece, Aynı fakülte de Hukuk ve Bilgisayar Eğitimi alan Ahmet Yavuz ile filizlenen aşklarını Nikâh ile perçinleyerek 2 sene önce evlendiler. Her ikisi de avukat ancak Ahmet Yavuz aynı zamanda Bilgisayar Mühendisi. Genç çift yüksek lisans için ABD’ye gittiler ve üstün yetenek kontenjanından Green Card aldılar. Bayram tatili için İstanbul’a gelen Ahmet Yavuz-Nazlı Ekici Uşaklıoğlu çifti, Amerika’ya gidişlerini ve oradaki yaşamlarını anlattı.

Nazlı Ekici Uşaklıoğlu, Los Angeles UCLA’da (University of California, Los Angeles) yüksek lisans yapıyor. Eğlence hukuku olarak tabir edilen sanat, spor, medya hukuku üzerine eğitim görüyor. Hollywood’a yakınlığı sebebiyle alanında dünyanın en iyi üniversitesi olarak gösteriliyor.

Ahmet Yavuz Uşaklıoğlu; Eşim UCLA’ya gitti, ben Berkeley Üniversitesi’ne gittim. San Francisco yakınlarında bir okul. Silikon Vadisi’ne yakın. Ben teknoloji hukuku alanında uzmanlaşmıştım. Bu alanda üniversitedeyken bir de kitap yazdım. Üniversitede bilgisayar mühendisliği ve hukuk bölümünü beraber okumuştum. Bu arada da bir teknoloji şirketi kurdum. ABD’de Green Card da aldık. Normalde uzun süren bir işlem olsa da kendi alanında yetenekliysen çok hızlı şekilde çıkabiliyor. Ama bizimki çok hızlı oldu, 5 iş gününde bunu aldık.

Hem Avukat, hem bilgisayar mühendisisin birbirine zıt gibi görünüyor ne dersin?
Ahmet Yavuz: Ben çocukluğumdan bu yana matematiği çok seviyorum. Dördüncü Sanayi Devrimi adlı bir kitap okudum. Tarihe meraklıydım. Sanayi devrimi oldu ama peki bugün ne oldu? Bunun cevabını bu kitapta buldum. Önümüzdeki dönem, teknolojiyi bilmeden olmayacak diye düşündüm. Sonrasında bilgisayar mühendisliği eğitimine başladım. Başladım ama bilgisayarım yoktu, annem bilgisayar aldı. Hepsi bu kitapla başladı. İki yüksek lisansım var. Birisi uluslararası ticaret hukuku üzerine diğeri de teknoloji hukuku üzerine.

Teknoloji inanılmaz bir hızla devam ediyor. Hukukla birleşen bir konu da var burada. Bununla ilgili neler söylersin?

Bu çok boyutlu bir soru. Bu yüzden Dijital Hukuk adında kitap yazdım. Bu benim ilk kitabımdı. Hukuk birçok yerde yetersiz kalacak. Hukuki yetersizlik yok ama hukukun yetersizliği var. Biz hukuki olarak düzenleme yapsak bile birçok konuda yetmeyecek. Herhangi bir paylaşım yapıldığında, VPN kullanıldığında paylaşımı kimin yaptığını bile bulamadığımız oluyor. Dijital Hukuk kitabında da bunları anlattım. Bu kitabın da tüm gelirini Prof. Dr. Aziz Sancar Vakfı’na bağışladım.

Neden bu kitabın gelirini Aziz Sancar Vakfı’na bağışladınız?
Ben lisedeyken Aziz hoca nobel ödülünü almıştı. Bir Türk’ün uluslararası alanda bilime katkı sunabileceğini, o kişinin kendi topraklarına olan vefa borcunu ödeyerek bilim insanına nasıl katkı sunabildiğini gösteren birisiydi. Ben kendisini hiç görmesem de, tanımasam da temsil ettiği değerlere tutkun olmuştum. Aziz Sancar benim için, kitabın gelirimi bağışlayabileceğim tek kişiydi. Aziz hoca da uluslararası alanda tanınan en büyük Türk akademisyen.

Hukuk, Teknoloji ve aynı zamanda 2. Kitabınızı yazdınız…
İkinci kitabım Güneşini Uyandır. Mezun olduktan sonra yazdım. 10 bin civarı sattı. Kişisel gelişim denilse de aslında düşünce kitabı. Doğrudan hayata dokunan bir kitap. İçinde 3 konu var, mutluluk, hakikat ve başarı.

Hukukçusun, teknoloji şirketin var, 27 senelik yaşamına üç kitap sığdırdın ve 2 yıllık evlisin sırada ne ver?
Bunların yanında İyilik Üretenler Derneğimiz var. 3 yıllık bir dernek ama 200’den fazla öğrenciye burs verdi. İstanbul Üniversitesi’nde Pamukkale Üniversitesi’nde topluluklar kuruldu. Önümüzdeki dönemde ODTÜ, Boğaziçi’nde de kurulacak. Şu anda burs verdiğimiz öğrenciler, Türkiye’nin en iyi üniversitelerinde öğrenim gören isimler. Topluma hizmet etmeye devam edeceğiz.

Nazlı Hanım biraz da seni dinlesek Eşimle nasıl tanıştınız?
Aynı okuldaydık, sınıf arkadaşıydık. Okulun servisinde tanıştık. Seçmeli derslerimiz de ortakmış. Biz konuşurken fark ettiğimiz ilginç bir detay öğrendik. İkimiz de Bergamalıyız. Babası, benim babaannemin öğrencisiymiş. Babaannem matematik öğretmeniydi, dedem de tarih öğretmeniydi. Benim babamla Ahmet Yavuz’un amcası da lisede sınıf arkadaşıymış.

Aynı meslekte olmanız avantaj mı, dezavantaj mı?
Bence çok büyük bir avantaj. Yüksek lisansa gittiğimizde daha net gördüm. Farklı alanlarda uzmanlaşmak istediğimiz için ayrı yaşamak zorunda kaldık ama ben sürekli olarak desteğini çok hissettim. Amerikan Anayasası Hukuku dersi benim çok ilgimi çekmiyordu ama öğrenmem gerekiyordu. Ahmet Yavuz daha ABD’ye gitmeden Amerikan Anayasası’nı öğreniyordu.

“Tahkimde Yapay Zekalı Hakemler” isimli bir yüksek lisans tezin var. Bunda Ahmet Yavuz’un desteği var mı?
Aslında Ahmet Yavuz olmasa, böyle bir tez hiç olmayacaktı. İngiltere’de aldığım dersler içinde Tahkim Hukuku, Yapay Zeka, Blockchain dersleri vardı. Bununla ilgili bir şeyler yapmak istiyordum. O dönemde de Ahmet Yavuz’un Pandemiden önce yazdığı Dijital Hukuk kitabı çıkmıştı, orada ‘Robot hâkimler’ bölümü vardı. Buradan yola çıkarak konuyu belirledik ve yüksek lisans tezimi, “Tahkimde Yapay Zekalı Hakemler” isimli tezimi hazırladım. Kısacası para vermeden, eğitim için dışarıda zaman harcamadan tez konusunda eşimden faydalandım ve kitaba bol bol atıf yapabildim, telif sıkıntısı yaşamadım.

 

RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Mesajlar

1 of 2.391