35 yıldır kuaförlük sanatına hizmet veren ve Etiler’deki yerinde sanat, sosyete, spor ve iş dünyasının birçok önde gelen ismine hizmet veren ünlü kuaför Özcan Tekcan, kuaförlük mesleğini ve kuaförlük sanatını geliştirmek için yaptıklarını anlattı.

Lisenin ilk yıllarında 80 ihtilali dönemine denk geldiği için okulu bırakmak zorunda olduğunu söyleyen Tekcan bu vesile ile Nişantaşı’nda çıraklık yapmaya başlamış. Kısa süren çıraklığın ardından kadın kuaförlüğüne geçiş yapan Tekcan, 1995 yılında ustalık dönemine adım atmış.
O dönem uzun saçlı erkeklerin saç kesiminin kadın kuaförlerinde yapıldığını söyleyen Özcan Tekcan, kesimi unisex hale getirdiğini ve meziyetlerini geliştirerek uzun saçlı erkeklere de hizmet vermeye başladığını söylüyor.
Tugay Kerimoğlu, Özcan Tekcan
Futbol camiasında uzun saçın moda olduğu dönemde birçok futbolcunun saç kesimine imza atan Tekcan; “Okula devam edemesem de çok kitap okudum, felsefeye merak saldım, kendimi sürekli geliştirdim ve mesleğimde en iyi olabilmek için elimden geleni yaptım” diyor. İlk popüler müşterisinin Uğurkan Erez olduğunu söyleyen Özcan Tekcan, ilk salonunu da 1987 yılında Şişli de açmış. Ardından Etiler’e taşınan ünlü kuaför, Reha Süren ve Kadir İnanır’la sanat ve iş dünyasına giriş yaptığını ve her geçen gün vizyonunu genişlettiğini belirtirmiş.
Özcan Tekcan, İlhan Mansız
Mustafa Doğan ile tanıştıktan sonra 56 futbolcu müşterisiyle yeşil sahalarda hızlı bir giriş yapmış.
3 yıl önce dünyada kuaför dergilerinin öncülüğünü yapan bir dergiden ödül alan ünlü Özcan Tekcan; “O dergi İtalya’da Türk koleksiyonu olarak göze çarptı ve oradan ödül aldım. Bundan sonraki hedefim ise bu alanda genç arkadaşları yetiştirip, bizi yurt dışında en iyi şekilde temsil etmelerini sağlamak” diyor.
10 yıl önce ‘Sanatın Şubesi Olmaz’ adında bir sosyal platform kuran Özcan Tekcan; “Bu platform ile Türkiye’de göze çarpmayan fakat becerisi olan kuaförlere destek oluyoruz ve yarışmalara gönderiyoruz. Şimdiye kadar 8 arkadaşımız ödülleri aldı. Onlarla büyük gurur duyuyorum. Hep söylerim ‘sanatın şubesi olmaz, eğer olsaydı Picasso’nun, Van Gogh’un olurdu. İç dünyan nasılsa yaptığın saça yansır.
