Geçtiğimiz hafta yolum Tomtom Sokağı’na düştü. O bölgelerin imarı yeniden 1950’lerin Beyoğlu’suna
kavuşması insanı mutlu ediyor, Tarlabaşı’nın o sefil halinden kurtuluşu ise bu halkaların belki de
son noktası olacak.
Meyhane’ye.
birçok işte başarılı olmuş, iyi yemek yemeyi seven, mesai bitiminden sonra hep yeni bir lokantayı
deneyen Niyaz Arığ ile mutfaktaki ilk eğitimini annesinden alan, daha sonra hep yemek pişirme ile
ilgili çalışmalar yapan Elif Tekir ortaklaşa bu minik, şirin, kendine özgü
kurmuşlar. Hatırı sayılır müdavim kitlesi oluşan mekân, tertemiz, bembeyaz masa örtüleri, duvarlarda
tarihteki rakı ile ilgili resimleri ile kendinizi evinizde hissetmenizi
sağlıyor.
getiriyor önümüze ve o akşam hepsi bitiyor. Tatlardan anlaşılıyor ki hanım elleri her yere değiyor.
Gittiğimiz akşam
bazıları; hakiki el yapımı pastırma, Antakya ezmesi, cevizli nar ve bir Yunan mezesi olan trefkari.
Ara sıcaklara gelince mekânda herkesin mutlaka tercihi olan Elif usulü ciğer, mevisiminde günlük
çıtır hamsi, güveçte peynir gratineli mevsim balığı, çok özel soslarla bezendirilmiş ızgara kalamar,
ıspanak topu, deniz mahsulleri güveç. Ana yemeklerde ise günün sipesiyalleri, mini ızgara köfte,
mevsiminde hamsili pilav.
yudumlarken cuma ve cumartesi geceleri sizi muhteşem bir müzik şöleni bekliyor. Bahçeşehir
Üniversitesi Türk Sanat Müziği Bölümü’nde okuyan ve de 100 tam burslu öğrenci arasında olan Aslıhan
Tatar ud ile kendisine eşlik eden Yaşar Kurtaran ile beraber sizler için
söylüyor.
evlerinin avluları misali Küçük Meyhane’ye girince kulaklarınız
dinleniyor.
Mahallesi Tosbağa Sok. No:14/A Beyoğlu / İSTANBUL














