MAGAZİNManşet

Oyuncu Ege Aydan, Behzat Ç. dizisinin hayatındaki önemini anlattı

Cemre Onaylı’nın hazırlayıp sunduğu Kulüp 91 YouTube Kanalı’nda yayınlanan “Cemre ile TBT” programının bu haftaki konuğu, tiyatrodan sinemaya, şiirden ressamlığa uzanan başarı dolu kariyeriyle sanatın usta isimlerinden Ege Aydan oldu.

Tiyatro, sinema, resim, şiir ve seramik gibi sanatın birçok dalında üretmeye devam eden Ege Aydan, “Cemre ile TBT”de programında, sanat yolculuğuna dair samimi açıklamalarda bulundu.

Programın ilk bölümünde 90’lı yılları değerlendiren usta sanatçı, o dönemin hayatındaki en önemli kırılma noktalarından biri olduğunu belirterek “90’lar denilince aklıma Ankara’da Devlet Tiyatrosu’nda oyunculuktan yönetmenliğe geçtiğim yıllar geliyor. Hayatımı etkileyen en önemli dönemlerden biriydi” diyor.

“Kendimi çok şanslı hissediyorum”

Arya seslerinin yükseldiği bir evde büyüyen Ege Aydan bale, basketbol ve oyunculukla başlayan kariyer yolculuğunu anlattığı programda henüz 15 yaşındayken konservatuara kabul edildiğini söylüyor. “Sinema oyuncusu olmak istiyordum. Ailemin desteğiyle sınavlara girdim. Çok küçük yaşta okulu kazandığım için kendimi çok şanslı hissediyorum” ifadelerini kullanıyor.

“Sıkılınca parmaklarımızla telefonda hayatı geçiştiriyoruz!”

Teknolojinin hayat üzerindeki etkilerine de değinen Aydan, günümüz insanının araştırma alışkanlığını kaybettiğini belirterek, “artık kimse düşünmüyor, her şeyi telefona bulduruyor” sözleriyle de dikkat çekiyor.

1977 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu’nda ilk başrolünü oynadığı yılları da anlatan sanatçı, geçmişte tiyatro seyircisinin sanata olan ilgisini özlediğini söylerken, bugünün dijital dünyasını eleştiriyor: “Sıkılınca parmaklarımızla telefonda hayatı geçiştiriyoruz. Tahammülsüz, odaklanmakta zorlanan çocuklar yetişiyor” diyor.

“Sahneye koyduğumuz eser bir tablodur”

Yönetmenlik yaptığı yıllarda Türkiye’nin birçok şehrinde oyun sahnelediğini anlatan Ege Aydan, genç oyuncularla çalışmanın kendisi için büyük mutluluk olduğunu da söylüyor. Resim, seramik, grafik, maket çalışmaları ve şiirin hayatındaki yerini de anlatan sanatçı, “yönetmen olunca sanatın bütün dallarıyla ilgilenmeniz gerekiyor. Sahneye koyduğunuz eser aslında bir tablodur” diyor.

Kendini “profesyonel ressam” olarak da tanımlayan Aydan, bugüne kadar yurt içinde ve yurt dışında toplam 44 kişisel sergi açtığını, Türkiye’nin ilk sanal sergilerinden birine imza attığını belirtirken, piyano çaldığını, ünlü bir markanın etiket tasarımlarında grafiker olarak imzasının bulunduğunu da açıklıyor.

Annesi Sevda Aydan’la aynı sette

Annesi Sevda Aydan ile 15 yıl boyunca birlikte rol aldığı “Kaynanalar” dizisinden unutamadığı anıları paylaşan sanatçı, aynı projede yer almanın hem avantajlarını hem de zorluklarını anlattığı programda, ağabeyi ünlü basketbolcu Efe Aydan ile zaman zaman yaşanan isim karışıklıklarına da değiniyor.

“Behzat Ç. her şeyi değiştirdi”

Kariyeri boyunca Borsa, Kara Melek, Baba Evi, Yarın Artık Bugündür, Kavak Yelleri, Binbir Gece, Kaçak Gelinler, Asmalı Konak, Yaprak Dökümü gibi unutulmaz dizilerde ve İstanbul Kanatlarımın Altında, Yengeç Sepeti gibi önemli filmlerde rol alan Aydan, setlerde yaşadığı unutulmaz anılarını anlattığı programda, kariyeri boyunca genellikle benzer karakterleri canlandırdığını belirterek, “ama benim için her şeyi değiştiren iş Behzat Ç. oldu” diyor.

“Yaşanmış yaşanmıştır”

Programda geçmişten bugüne bir yolculuğa çıkan usta sanatçı, geçmişte rol aldığı yapımlardan hangisinin yeniden çekilmesini isteyeceği sorusuna ise, “yaşanmış yaşanmıştır. Güzel şeyler tekrarlandığında değerini kaybedebilir. Ama Behzat Ç. her zaman olabilir” yanıtını veriyor.

Ve programın sonunda kendi manşetini kendisinin atması istenen Ege Aydan; hayat felsefesini Konfüçyüs ve Mevlânâ’nın öğretilerinden ilham alarak şöyle özetliyor; “Ay ile ayı gösteren parmağı birbirine karıştırmayın. Bu benim hayat felsefem.”

İlgili Mesajlar

1 of 4.246