İŞ DÜNYASI

Murat Tüzel, Nişantaşı’nda hizmete soktuğu TZL Luxury Suites’i ve turizm sektörünü Quality’e anlattı

İş ve cemiyet dünyasının sevilen, genç ve dinamik ismi Murat Tüzel, hizmete soktuğu TZL Luxury Suites-Nişantaşı Hotel ile son dönemde sıkça adından söz ettirmeye başladı. İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olmasına rağmen, Türkiye’de turizm sektörünün gelecekte yükselen mesleklerden biri olacağı konusundaki inancı ve turizmin geleceği ile ilgili fikirleri, Murat Tüzel’in Nişantaşı’nda otel açmasında en büyük etken olmuş. 

İstanbul’un en gözde süit otellerinden biri olan, TZL Luxury Suites – Nişantaşı Hotel, 2+1 ve 1+1 toplam 58 odadan oluşuyor. Murat Tüzel ile buluştuğumuzda; “Bu yüzyıl da turistlik seyahatlere yapmak artık lüks değil ihtiyaç oldu. Çünkü turizm sosyal bir etkileşim, bütünleşmiş bir hizmet ve kültür endüstrisidir. Türkiye’nin en büyük ve en önemli döviz girdilerinden biri de turizm sektörüdür. Turizm gelirlerini daha da yukarılara çıkarmak, turizmde trendleri belirlemek gerek”  diyerek Turizm konusundaki fikirlerini madde madde anlattı. 

 

Destinasyon tanıtımından destinasyon yönetimine

Bazı temel destinasyonlarımız turizmin sunabileceği fırsatlardan ve sosyo ekonomik destekten faydalanırken yüksek potansiyeli olan bazı bölgelerimiz ise neredeyse hiç faydalanamıyor. Turist akışını yönetmek ve turizmin sunacağı fırsatlardan yararlanmak istiyorsak şimdi harekete geçmeliyiz. Hedefi tanıtmak yerine, onu yönetmeye ve geliştirmeye başlamanın zamanı geldi. 

Amaca ulaşmanın aracı olarak turizm 

Bu vizyon, Türkiye’yi geleceğe dönük, yaşanabilir, sevimli ve değerli bir destinasyon haline getirmeyi amaçlamaktadır. 

Turizmi her Türk vatandaşının 2030 yılına kadar turizmden faydalanması için refahımızı etkileyen sosyal sorunların ve zorlukların çözümüne katkıda bulunan bir faktör olarak görüyoruz. 

En önemli başlıklar şunlardır: Türk kimliğini geliştirmek, Yaşanabilirliği artırmak, Sürdürülebilirlik hedeflerimizi gerçekleştirmek, İstihdam fırsatları yaratmak

93f85fd475e4436894e751a02606e64dtuzel1 Murat Tüzel, Nişantaşı'nda hizmete soktuğu TZL Luxury Suites'i ve turizm sektörünü Quality'e anlattı

Odak noktamız ortak çıkarlardır 

Tüm paydaşların, yani turistlerin, yerel halkın ve işletmelerin çıkarları bu temalarda birleştirildi. Türkiye’yi geleceğe hazır bir destinasyon haline getirmek için, bu grupların ortak çıkarlarına katkı sağlayan faaliyetler yürütmeliyiz. Yerel halkın çıkarları daha önce turizmin gelişiminde ve turizm politikalarında arka planda kalmıştı ve bu nedenle artık öncelik verilmeyi hak ediyor. Hedefimiz 2030 yılına kadar her Türk vatandaşının turizmden faydalanmasıdır. 

Beş Stratejik Esas 

Turizm, kamu yararına ve Türkiye’nin ortak refahına katkı sağlayan ve sosyal problemleri çözmenin bir yoludur. Bu ilgiye hizmet etmek ve yaşanabilir, değerli bir destinasyon geliştirmek için 2030’a doğru giderken önemli olan bir dizi stratejik önceliği formüle etmeliyiz. 

1) Avantajları ve dezavantajları dengelemek: Tüm Türk vatandaşları için ziyaretlerin faydalarını aktif olarak iyileştirmeli ve bu faydalar için farkındalık yaratmalıyız. Artan ziyaretlerin dezavantajlarını aktif ve gözle görülür bir şekilde sınırlamak da önemlidir. 

2) Türkiye’nin tüm bölgeleri cazip: Türkiye’nin bazı bölgelerine ve mümkünse yılın farklı zamanlarına turist çekmek istiyoruz. Bu nedenle mevcut destinasyonları iyileştirmek ve bilinmeyen alanları spot ışığına koymak için yeni cazibe merkezleri geliştirmek gereklidir. 

3) Erişilebilirlik: Hava, karayolu, denizyolu ve demiryolu trafiğinde bütünleşmiş vir yaklaşıma ihtiyacımız var. Turistler ve bölge sakinleri ilk kilometreden son kilometreye kadar ulaşıma rahat erişebilmeli. 

4) Sürdürülebilirilik bir zorunluluktur: İklim hedeflerimiz nedeniyle ve tüm Türkiye halkı için daha dinamik bir yaşam alanı sağlamak için, daha sürdürülebilir olmak, hammaddeleri dönüşümlü olarak işlemek, kirlilik ve israfı önlemek, CO2 emisyonlarını en aza indirmek turizm sektörünün sorumluluğudur. 

5) Konuksever bir endüstri: Misafirperverlik çekici destinasyonların önemli bir yönüdür. En uygun konukseverlik deneyimini gerçekleştirmek için sektörün imajına, profesyonelliğine ve çekiciliğine yatırım yapmamız gerekir. İşverenler yeni çalışanları eğitmek ve onlarla etkileşim kurmak için yeni yollar geliştirmek zorunda kalacak ve daha iyi kariyer imkanları sunmak zorunda kalacaklar. 


Başarı İçin Üç Koşul   
A. Bir politika önceliği olarak turizm: Turizm bir politika önceliği olmalıdır. Sektörler arası bir turizm anlaşmasına ihtiyacımız var, yani turizm ekonomisindeki tüm oyuncuların perspektifi genişletmek için harekete geçmesi gerekecek. Hükümetler için de açık bir rol vardır. Zorlukların karmaşıklığı ve büyüklüğü politika alanlarının birbiriyle ilişki kurmasını gerektirir. 
B. Ortak eylem ve yatırım gündemi: Alan geliştirme, inovasyon, ortaklıklar ve politikalara yatırım yapmamız gerekiyor. Bu belirli projelerle bağlantılı kamu-özel sektör yatırımlarını gerektirir. Ayrıca ulusal hükümetin, belediyelerin, girişimcilerin birlikte yürüteceği ve destekleyeceği bir eylem ve yatırım gündemi gerektirir. 
C. Ulusal veri ittifakı: Güncel, eksiksiz ve yeni verilere ihtiyaç vardır. Turizm için bağımsız ve şeffaf bir veri ittifakı geliştirmemiz gerekiyor. Bu veri tabanını, hem bölgesel hem de ulusal düzeyde mevcut veri ve bilgileri paylaşmak için kullanabiliriz. Ek araştırma yoluyla eksik verileri toplayabiliriz. Ayrıca her şey dahil sistemi kaldırılmalı ya da kısıtlanmalı ki turistlerin tesislerden dışarı çıkması sağlanmalıdır. Çünkü turizm sektörü sadece otellerden ve acentalardan ibaret olarak görülemez. Birçok yan sektör de turizm sayesinde ayakta durmaktadır. Bu sistemi ülkemiz yeterince tanıtmamızı ve ziyaretçilerden yeterli ekonomik verimi almamızı engelliyor. Her şey dahil sistemin bir diğer dezavantajı da turistleri otel içinde gereksiz tüketime teşvik etmesi ve çok ciddi boyutlarda israfa yol açmasıdır. 

İlgili Mesajlar

Daha Fazla Yükle Yükleniyor...Başka gönderi yok.