
Prof. Dr. Melih Çulha
Kocaeli Ünivesitesi Androloji Bilim Dalı Başkanı
Herkesin meslek hayatında dönüm noktaları vardır. Benim meslek hayatımdaki dönüm noktalarından biri de Stemregen ile tanıştığım dönemdir. 1991 yılından bu yana üroloji uzmanı olarak erkek infertilitesi, yani erkek kaynaklı kısırlığın tedavisi ile uğraşıyorum. Oldukça zorlandığımız bu alanda, etkinliği tam olarak kanıtlanmış tedavi seçeneklerinin sınırlı olması ve tedavi sürelerinin uzun olması, beni ve hastalarımı çoğu zaman çaresiz bırakmıştır.
Stemregen ile tanıştıktan ve ilk sonuçları aldığımızda, umudunu yitirmiş çiftlerin sevinç gözyaşları ve tedavi ekibimizin sonuçlar karşısındaki şaşkınlığı ve mutluluğu beni gururlandırdı. Çünkü bu ürünün bu hastalarda da kullanılmasına benim de katkım olmuştu.
Stemregen ile nasıl tanıştınız?
Çok değer verdiğim bir meslektaşım bu ürünü çok beğendiğini ve erkek sağlığı için de kullanabileceğimi söyleyerek tanıtımı sağlayan ekip ile beni buluşturdu. Ben de erkek infertilitesinin tedavisinde daha etkili olabileceğini düşündüğümü bana tanıtıma gelen arkadaşlar ile paylaştım. Stemregen’i geliştiren kök hücre araştırmacısı ve bilim insanı Dr. Christian Drapeau ile Zoom üzerinden görüştük. Kendisi, eğer bir çalışma planlarsam çok iyi sonuçlarla karşılaşabileceğimi belirtti. Bu ürünün, uzun yıllardır üzerinde çalıştığım fertilite alanında bir devrim niteliği yaratabileceğini sezdim ve hemen çalışmalara başladım. Yardımcı üreme tekniklerinden bile fayda sağlayamayan çok zor bir grup hastada tedaviyi denemek istedim ve tedavi planını Christian’a ilettim. Kendisi çalışma planını çok beğendi ve hastalar için kullanılacak ürünleri hibe edeceğini belirtti ve hemen çalışmalara başladık.
Stemregen nedir?
Vücudun kendi kök hücrelerinin aktivasyonunu sağlayan bir bitkisel karışımdır. Kök hücreler aktive olduktan sonra yeni sağlıklı hücrelerin yapımına katkı sağlarlar. Yani insan vücudunun hasta bölgelerinde yeni sağlıklı hücreler gelişir. Stemregen kök hücreyi dışardan enjekte etmek yerine, vücudun kendi kök hücrelerini harekete geçirerek vücuttaki sağlıklı kök hücreyi artırmayı hedefliyor.
Klinik çalışma sürecinde nasıl ilerleme sağladınız?
Çalışma grubu hastalarımız hiçbir tedaviden fayda görmeyen erkeklerdi ve semen parametreleri çok kötüydü. Sperm kaliteleri düşüktü. Bu özelliklerdeki hasta sayısı çok olmadığı için tedavinin biraz yavaş ilerleyeceğini düşünmüştük ve öyle de oldu. Yaklaşık 15–18 aylık bir süre öngördük ve bu süreyi Stemregen Türkiye ekibine ve Christian’a da ilettik. Tedavinin etki mekanizmasını karşılaştırmak için bir diğer hastanede aynı özellikleri taşıyan 30 hasta da kontrol grubu olarak planlandı. Bu hastalar tedavi almadan yardımcı üreme tekniğine sevk edileceklerdi.
Tüm bu süreç boyunca Stemregen Türkiye ekibi ile yakın iletişim ve koordinasyon içinde çalışarak, çalışmanın her aşamasını titizlikle takip ettik.
Bu süreci yönetirken Stemregen’in etki mekanizmasını nasıl gözlemlediniz ve bilimsel olarak nasıl açıklarsınız?
Stemregen tedavisini planlarken hastaların kendi kök hücrelerinin aktive olarak yeni ve sağlıklı sperm hücresi oluşumunu sağlayacağını öngörmüştük. Çalışma ilerlerken ilk hastalarda sperm kalitesinde önemli iyileşmeler saptadık. Daha önce yardımcı üreme tekniklerinden faydalanmayan hastaların eşleri hamile kaldı.
Yürüttüğünüz klinik çalışmada hangi parametreleri ölçtünüz?
Sperm sayısı ve hareketliliği, sperm DNA fragmantasyonu, tüp bebek esnasında döllenme oluyor mu, transfer yapılıyor mu ve sonuçta gebelik oluştu mu gibi parametreler değerlendirildi. Canlı doğum sayısına da bakıldı ve 30 çiftte bu veriler yaklaşık 1,5 yılda elde edildi.
Elde ettiğiniz sonuçlar kök hücre aktivasyonu açısından ne ifade ediyor?
Tüm sonuçların kontrol grubuna göre anlamlı çıkması, hücre kalitesi ve fonksiyonu açısından önemli bir yol aldığımızın göstergesidir. Hücrelerin bu aşamaya gelmesi ancak kök hücre aktivasyonu sonucu yenilenmeleri ile mümkün olmuştur.
Stemregen’in uzun vadeli kullanımına dair gözlemleriniz nelerdir?
Stemregen’i erkek üreme sağlığında kullanırken Christian’ın önerisi üzerine günde 6 adet kullandık ve tedavi 3 ay sürdü. Erkek üreme sağlığı tedavileri hep 3 ay sürer çünkü erkekte yeni bir sperm 3 ayda oluşur. Tedavi süresinde hastalar ürünü tavsiye ettiğimiz gibi eksiksiz kullandılar ve hiçbir yan etki görülmedi.
Klinik çalışmanın en dikkat çekici bulgusu nedir?
Çalışma grubunda sperm kalitesi ve hareketliliği anlamlı derecede arttı ve kontrol grubuna göre bizim tedavi ettiğimiz çiftler, tedavi almayanlara göre 3 kat daha fazla oranda çocuk sahibi oldular.
Türkiye’de yaptığınız bu çalışma global ölçekte nasıl bir yer tutuyor?
Erkek infertilitesinin tedavisinde vücudun kendi kök hücrelerini aktive ederek yapılan denemeler mutlaka değerlidir. Bu araştırmanın çok merkezli ve yüksek sayıda hastada yapılması ise değerini daha da artıracaktır. Önemli tedavilerin keşfi hep böyle başlangıçlar ile olmuştur.