Çocuklarda Beslenme ve Rutin Kontroller
Çocukluk çağı olarak kabul edilen 0-18 yaş döneminde çocuklar her türlü gelişmeye açıktır ve bu süreç içerisinde birçok kritik dönem bulunur. Çocuğun yetişkinlerden farkı sürekli büyüyen ve gelişen bir süreç yaşamasıdır. Doğru beslenme, bilişsel destekler, gerekli aşı uygulamaları, iyi bir motor becerileri gibi düzenli olarak yapılması ve izlenmesi gereken süreçler vardır. Medicana Çamlıca Hastanesi Çocuk sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarından Uzm. Dr. Fatma Çelik ve Uzm. Dr. Esra Polat çocuklarda rutin kontroller ve doğru beslenme ile ilgili sorularımızı yanıtladılar.
“Çocuklarda büyüme ve gelişme durağan bir süreç değildir ve takip edilmelidir.”
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fatma Çelik, bebeklerin doğumdan hemen sonra herhangi bir sağlık sorunu yaşamadan bile sağlam çocuk izleminin hekim kontrolünde devam etmesi gerektiğinin altını çizdi ve şöyle devam etti: İlk izlemler doğum sonrası 24 saat içinde ve taburcu olurken yapılır. Daha sonra bebek 5 ve 7. günlerde tekrar görülür. İzlemler ilk 6 ay ayda bir, 6-12. aylarda 3 ayda bir, 13-36. aylarda 6 ayda bir, okul öncesi dönemde yılda bir, okul çocuğu ve ergenlerde ise 1-2 yılda bir devam etmelidir. Çocuklarda büyüme ve gelişme yaş dönemlerine göre geliştiği için ve durağan olmayan bir süreç olduğu için sürekli takip edilmesi ve izlenmesi büyük önem taşıyor. Gebelikle başlayan çocuk sağlığı izleminin 0-18 yaş arası düzenli şekilde yapılması, çocuklarımızı hayata sağlam ve sağlıklı şekilde hazırlamanın yanında risklerini bilerek erken önlem alabilmeyi sağlayan çok önemli koruyucu bir yaklaşım olarak kabul ediliyoruz.
“Peki hangi yaş döneminde hangi rutin kontroller büyük önem taşıyor biraz da ondan bahsedelim”
0-1 ay arasına “Yenidoğan” dönemi diyoruz. Bebeğin erken yani prematüre veya zamanında doğmuş olması bu dönemde yapılması gereken kontrolleri değiştirebiliyor. Bu dönemde kontrolleri oldukça sık tutuyoruz. Yeni doğmuş bir bebeğin görme, duyma, kalça çıkıklığı, yeni doğan tarama testleri, boy, kilo, baş çevresi, genel vücut ve nörolojik muayene gibi taramalardan geçmesi gerekiyor. Ayrıca kan grubu, yeni doğan hepatit aşısı, K vitamini genelde dünya genelinde yapılan uygulamalardır. Doğum sonrası gelişebilen durumlarda da (sarılık) ek kan tetkikleri ve araştırmalara yöneliyoruz.
1 ay- 12 arasına “süt çocuğu” diyoruz. Bu dönemin en önemli 2 kriteri, kilo alması ve baş çevresinin büyümesi. Boy, son planda kalıyor. Baş çevresi beyinin gelişmesinin, kilo alması da beslendiğinin belirtisi olarak kabul ediliyor. Anneyi mutlaka en az 6 ay emzirmesi için teşvik ediyoruz. Bebeklerin her ay değişen motor, zihinsel ve gelişimsel özelliklerini annenin bilmesi, olabilecek gecikmeleri önceden önlemek anlamına geliyor. Çocuk izleminde en önemli noktalardan biri annenin çocuk doktoruyla sağlıklı iletişim kurabilmesi, böylece çocuktaki tüm değişiklikler konusunda bilgi transferi oluyor. Bu dönemde özel bir durum olmasa dahi 6-12 ay arası genel bir kan tetkiki yapılması gerekiyor. Bundan sonraki kan tetkikleri her şey yolunda olsa bile en geç 2 yılda bir tekrar edilmeli. Bu tetkiklerin içeriği çocuğun büyüme ve gelişimi ile şekilleniyor. Her çocukta özellikle D vitamini, demir düzeylerine bakılmalıdır. Aşılar hakkında ailenin bilgilendirilmesi, nedenleri ve sonuçları hakkında gerekli açıklamaların yapılması gerekiyor.

1-4 yaş arası dönemi “oyun çocuğu” olarak adlandırıyoruz. Bu dönem çocuk gelişiminde önemli bir dönemdir.
Konuşma, hareketlenme, cinselliği bilme, bireyselliğe geçiş gibi önemli gelişmeleri kapsar. Diğer yandan bu dönemde diş gelişimi tamamlanır. Ayrıca çizgi çizme, giyinme, düğme ilikleme gibi ince motor dediğimiz; bisiklete binme, takla atma, koşma gibi kaba motor dediğimiz hareketler hızla gelişir. Bu dönem sosyalleşmenin de başladığı bir dönem olarak kabul edilir. 3 yaş cinselliğin farkındalığı başlıyor. Bütün bu gelişmeler çocuktan çocuğa farklılık gösterebiliyor. 3 yaşından sonra neden sonuç ilişkisi, soyut-somut arasındaki farklar anlaşılıyor. Bu yaş aralığında büyüme gelişme değerlendirilmesi için mutlaka çeşitli parametreleri içeren kan sayımı, karaciğer enzimleri, böbrek fonksiyonları, alkalen fosfataz, kanda vitamin seviyeleri gibi kan tetkiklerinin yapılması gerekiyor. Ayrıca bu yaş grubunda, idrar, dışkı incelemeleri, batın ultrasonu, hormonlar, kemik yaşı, kalp ultrasonu, şüphe varsa büyüme geriliği yapan çeşitli genetik hastalıkları ekarte etmek için tetkiklerin yapılması gerekiyor.
4-6 yaş dönemini “okul öncesi dönem” olarak adlandırıyoruz. Mantık gelişmeye başlıyor. Dil, algılama, bilişsel gelişme ve sosyalleşme gözle görülür şekilde artıyor. Grup oyunlarını tercih ediyorlar. Bu dönemdeki eğilimler fark edilip çocuklar yeteneklerine göre yönlendirilmesi gerekiyor. Çocukların bu dönemde zihinsel, bedensel ve sosyal açıdan okul dönemine hazırlanması önemli. Bu dönemde daha önce normal giden büyümede gerileme varsa 1-4 yaş arası belirtilen tetkikler yapılmalıdır. Doğuştan gelen hastalıkların hafif seyretmesi bazen tanıyı geciktirebiliyor. Belirli bir hastalığa potansiyel yatkınlığı olan çocukların hastalığının ortaya çıkması beslenme şekilleri veya geçirdikleri hastalıklarla tetiklenebiliyor.
Okul ve ergenlik dönemi dediğimiz 6-18 yaş döneminde çocukların nörolojik, zihinsel ve duygusal izleminde anne babalar kadar öğretmenlerin de değerlendirmelerine dikkat edilmesi gerekiyor. Özellikle ergenlik döneminde çocukların duygusal gelişmeleri dikkatle izlenmesi, ortaya çıkan sıkıntılı durumlara karşı önlemler alınması önemli. Çocukların diş sağlığı konusunda da gerekli yönlendirmeler vurgulanmalıdır. Çocuk ağır spor yapıyorsa ekstra kardiyolojik muayene de yaptırılması önerilir. Çocukluk çağı aşılarının 14 yaşa kadar devam ettiği ve 10-16 yaş grubunun da sağlıklı olmalarına rağmen en geç 2 yılda bir doktor tarafından görülmesi gerekiyor. 1-4 yaş arasındaki tetkikler, bu dönem için de uygun.
“Çocuklarda Beslenme Büyüme ve Gelişim Açısından Büyük Önem Taşıyor”
Büyüme ve gelişme sürecinin çok hızlı olduğu bebeklik ve çocukluk döneminde beslenmenin ayrı bir önem taşıdığını belirten Medicana Çamlıca Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Esra Polat, “Yeterli ve dengeli beslenen çocukların sağlıklı büyüme ve gelişimi sağlanıyor, hastalıklara karşı direnci artıyor ve okul performansında artış görülüyor. Her yaşta oldukça önemli olan beslenmede dikkat edilmesi gereken yeterli vitamin mineral ve besin öğelerini (karbonhidrat, protein, yağ) tükettiğinden emin olmaktır. Çocukların farklı yaşlarda farklı miktarlarda besinlere ihtiyacı olabilir. Sağlıklı gelişim süreci için çocuğa uygun olan beslenme; yaşı, cinsiyeti, hareket etme durumu ve diğer özelliklerine göre belirlenir.
0-1 yaş Süt Çocukluğu Dönemi: Bebeğin gelişimi normal seyirde ilerliyorsa ilk 6 ayda besin kaynağı sadece anne sütü olmalıdır. 6. ayın sonunda ek gıdalara başlanmalı. 6-9 ay arasında günde sadece 200 ek kaloriye ihtiyaç duyan bebeklerde bu değer 9-12 ay arasında 300 ek kalori olmalıdır. Ek gıdalar bebeklere dikkatle verilmeli, önce tek tek başlanmalı, sonra da diğer ek gıdalar yine tek tek eklenmelidir. İlk 1 yaşta bebeklere tuz ve şeker kullanılması kesinlikle yasaktır.
1-3 yaş Oyun Çocukluğu ve 4-6 yaş Okul Öncesi Dönemi: Çocuklar 1 yaşından sonra ebeveyninde gördüklerini taklit ederler. Bu nedenle anne-baba ve bakıcı gibi çocuğun bakımından sorumlu kişilerin kendi beslenme davranışlarına da dikkat etmesi gerekir. Bu dönemde ebeveynler özellikle yemek seçimleri, içecek seçimleri ve yemek yeme alışkanlıklarına dikkat etmelidirler. Ebeveynlerin dikkatli olmaları gereken bir diğer konu ise yemek porsiyonlarıdır. Çocuklarının sürekli az yediğinden şikayet eden ebeveynler, kendi ölçülerine göre değil çocuğun gereksinimlerine ve yaşına uygun porsiyonlar hazırlamalı. Bu dönemde çocuklar kendileri için önem taşıyan gıdaları farklı sebeplerden dolayı reddedebilirler. Ebeveynler bu durumun geçici bir süreç olduğunu unutmamalı ve çocuğun reddettiği besinleri daha eğlenceli bir halde sunmalıdır.
6-12 yaş Okul Dönemi: Çocuk artık evden çıkmış ve ne yemek istediğine kendi karar verir bir konuma geçmiştir. Aileler okul menülerinde bulunan yemekleri ve içeriklerini takip etmeli ve çocuklarıyla konuşarak doğru tercih yapmaları konusunda onları yönlendirmeliler. Ara öğün her yaşta olduğu gibi okul döneminde de beslenme konusunda oldukça önemli. Ara öğün alışkanlığı olmayan çocuklar sağlıksız atıştırmalıklara daha düşkün oluyor. Bu yüzden çocukların çantalarına mutlaka sağlıklı atıştırmalıklar konulmalıdır.
Ergenlik ve Gençlik Dönemi: Gençler bu dönemde kimlik arayışı içindedir, bağımsız olmaya, kabul görmeye çabalar ve dış görünüşleri ile fazla ilgilidir. Düzensiz öğün ve öğün aralarında atıştırma, ev dışında yemek yeme alışkanlığı ve ayaküstü beslenme biçimi de bu dönemde ağırlık kazanır. Sağlıksız beslenme alışkanlıkları yaşla birlikte artış gösterir, bu konuda ailelerin bilinçli hareket etmesi ve erken dönemden başlayarak sağlıklı beslenme alışkanlıklarını çocuklara kazandırması gerekir.
Vitamin ve Minareller: Çocukluk çağı boyunca büyüme ve gelişmeyi vitamin ve mineraller de destekliyor. Süt ve süt ürünleri ile koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan kalsiyum özellikle küçük yaştaki çocukların beslenmesinde etkili bir mineral olarak yer alıyor. Güçlü kemikler ve diş sağlığı için son derece önem taşıyan kalsiyum miktarı, çocuklar ergenlik dönemine yaklaştıkça günlük önerilen alım miktarının çok altında kalabiliyor. Yetişkinleri etkileyen kemik hastalığı olan osteoporoz riski kalsiyumdan zengin beslenemeyen çocuklarda da ortaya çıkabildiği için 1-3 yaş arasında günlük 700 mg, 4-8 yaş arasında günlük 1000 mg kalsiyum, 9-18 yaş arası çocuklarda ise günlük 1300 mg kalsiyum alınması gerekiyor. Ortalama kalsiyum ihtiyacını karşılamak için günlük 500 ml süt veya yoğurt, 1-2 kibrit kutusu peynir ve 2 porsiyon sebzelerden tüketmek yeterli oluyor. Meyve ve sebzeden yetersiz beslenen çocuklarda B kompleks vitaminler başta olmak üzere birçok vitaminden yetersiz beslendiği için vitamin eksikliği görülebiliyor. Özellikle iştah azaldığında ve çocuklar yeterince sağlıklı beslenemediğinde aileler vitamin-mineral takviyesi kullanma konusunda tereddütte kalabiliyor. Ancak, günlük 2-3 porsiyon sebze ve meyve, 500 ml süt veya yoğurt, 7-8 porsiyon ekmek grubundan tüketildiğinde vitamin ve mineral takviyesine ihtiyaç duyulmuyor.
İpuçları
• Bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi, 6. aydan sonra da anne sütünün en az 2 yıl kadar ek gıdalarla destekleyerek devam ettirilmesi kısa ve uzun dönemde obezite ve kronik hastalık riskini azaltabilir.
• Bebeklikten sonraki dönemlerde çocukların dengeli ve yeterli beslenmesine ve 3 ana, 3 ara öğün alışkanlığının küçük yaştan itibaren kazandırılmasına özen gösterilmesi gerekir.
• Çocukla birlikte sofraya oturulmalıdır, yararlı besinleri yemesi halinde ödül olarak pasta, tatlı, çikolata, şekerleme önerilmemelidir. Ancak bu gıdalar daha çekici olmaması açısından yasaklanmamalıdır.
• Kolalı içecekler, gazozlar, hazır meyve suları, çikolata, gofret, şeker gibi karbonhidrattan zengin ve kızarmış yiyecekler gibi yağdan zengin gıdalar kısıtlanmalı.
• Hızlı yemek yemenin, yemek aralarında abur cubur atıştırılmasının ve gece yatmadan önce yüksek kalorili yiyeceklerin alınmasının önlenmesi gerekir.
• Çocukların günde en az 30 dakika fiziksel aktivite yapmalarını sağlayacak ortam ve yaşam biçimi oluşturulmalıdır.
• Çocukların saatlerce televizyon ve bilgisayar önünde zaman geçirmesi engellenmelidir.
• Gerektiğinde çocukla birlikte oyun oynanmalı, top, ip, raket gibi fiziksel faaliyet gerektiren oyuncaklar alınmalı, basit aile yürüyüşleri yapılmalıdır.
• Çocuğun okul spor faaliyetlerine katılımı (basketbol, voleybol, futbol, yüzme) teşvik edilmelidir.