KBB’nin duayeni ve tenisin efendisi Prof. Dr. Mehmet Tınaz çok özel röportajıyla Quality Eylül sayımızda

Tıp dünyasında 46 yılı geride bırakan, Kulak Burun Boğaz alanının duayen isimlerinden Prof. Dr. Mehmet Tınaz; cerrah kimliğinin yanı sıra 5 yaşında tanıştığı tenise adanmışlığıyla da ilham verici bir kariyere sahip. Eski bir milli sporcu olarak kortlarda kazandığı şampiyonlukların ardından, tam 26 yıldır TED Spor Kulübü’nün başkanlığını başarıyla yürüten Tınaz ile hem KBB alanındaki kritik sağlık uyarılarını hem de Türk tenisinin dünü, bugünü ve geleceğini konuştuk.

Hocam, ülkemizin önemli Kulak Burun Boğaz hekimlerinden birisiniz. Hekim olarak kaçıncı yılınız?
1978 yılında mezun oldum. 1980’de KBB ihtisasına başladım. Önce askerliğimi yaptım. 1985’te mecburi hizmet bitti. 1990 yılında doçent, 1996 yılında profesör oldum. İstanbul Tıp Fakültesi’nden emekli oldum. Tıp hizmetinde 46 yıl oldu, aktif olarak özel bir hastanede görevime devam ediyorum.

mehmet tinaz1 KBB'nin duayeni ve tenisin efendisi Prof. Dr. Mehmet Tınaz çok özel röportajıyla Quality Eylül sayımızda

KBB’de en çok hangi yaş grubundan şikayet geliyor ve sebepleri nedir?
KBB hastalarının yüzde 50’sine yakını çocuk. Son zamanlarda kanser sayıları çok arttı. Bunu da artıran faktörleri baz istasyonlarına, radyasyona ve beslenmeye bağlıyorum. Asistanlığım sırasında tiroidle ilgili, guatr beziyle ilgili kanserleri çok görmüyorduk. Son yıllarda çok fazla görüyoruz. Bunun dışında mevsime göre şikayetler oluyor. Yaz aylarında kulakla ilgili şikâyetler artıyor. Kışın çocuklarda şikâyetler artıyor; çocukların işitme kayıpları, kulak enfeksiyonları, bademcik ve geniz eti dediğimiz üst solunum yolu enfeksiyonları arttı.

Eski bir alışkanlık olan kulak çubuğu ile kulak temizleme konusundaki görüşleriniz nedir?
Dış kulak akıntısına serümen diyoruz. Halk arasında kulak kiri deniliyor. Nasıl ağzımızda tükürük, burnumuzda bir sıvı varsa, dış kulak yolunda serümen vardır. Bazı kişilerde fazladır ve kulak içinde birikir. Kulak çubuğu soktuğumuzda daha çok tıkanır ve çıkarması daha zor olur. Dışarıda biriken bir şey varsa onu almak gerekir ama kulak içine böyle cisimleri sokup o sıvıyı temizlemeye kalkmak hem tehlikeli hem de zararlı. Çünkü kulak kiri dediğimiz sıvı, kulağı dış etkenlere karşı koruyan bir yağdır ve bir anlamda kulağın sigortasıdır. Kesinlikle kulağımızın içine böyle yabancı cisimler sokmamak gerekir. En tehlikeli durum da, kulak zarının yırtılması olur.

Hocam sporculuk yönünüz akademik kariyerinizin önünde diyebilirim. Eski bir milli tenis oyuncusu olarak biliyoruz sizi. 25 senedir de TED Spor Kulübü Başkanısınız. Tenis sporu ile ne zaman nasıl tanıştınız?
Tenise 5 yaşında başladım. Babam Büyükada’da çalışıyordu. Çalıştığı yerin önü oranın tenis kulübüydü. Tenis kortundan geçerek yola iniyorduk. Orada Vasil hoca vardı, ‘Seni maçlara götüreceğim’ dedi. İstanbul Tenis Kulübü vardı, (şu anda Swissotel’in olduğu yer) oranın da hocasıydı. O dönemde şimdiki gibi yaş grupları da yoktu. 20 yaş altı ve 20 yaş üstü gruplar vardı. Tenisi çok sevdim, kendimi geliştirdim. Bir yandan eğitimime devam ederken bir yandan da tenis oynuyordum. Önce İstanbul birincisi, sonra Türkiye birincisi oldum. 1971, 1972 senesiydi. Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’ne geldim. O zaman yerimiz Taksim’deydi. Hep TED Kulübü sporcusu olarak bu sporu yaptım. 18 yaş altında şampiyonluklarım var. Senede 1 kez oynanırdı. 4 final oynadım, 2’sini kazandım, 2’sini kaybettim. Büyüklerde final oynadım. Akdeniz Oyunları’nda Tenis Milli Takımı’nda oynadım. TED Spor Kulübü’nden başka bir yere de gitmedim.

Hocam eski milli bir tenis sporcusu olarak Veteran Turnuvalarda da birçok başarınız var, hala turnuvalara katılıyor musunuz?
1985 yılında aktif tenis hayatımı noktaladım. Veteran oyuncu olarak spor yaşantımı devam ettiriyordum ancak yakın tarihlerde 2 kez üst üste bel ameliyatı oldum. O yüzden spor hayatıma nokta koydum.
1985’te TED’in yönetim kuruluna aldılar beni. Ben de aktif tenis hayatıma son verdim. Ama sporu bırakmadım veteran turnuvalarına katıldım. Başkanımız rahmetli hocam Prof. Dr. Behbut Cevanşir başkanlığında yöneticilik yaptım. Hocanın yardımcısıydım. Bir kulüp nasıl idare edilir, sporcular nasıl idare edilir öğrendim. 15 sene kendisiyle çalıştım. 2000 yılında da üyelerimiz beni başkanlığa layık gördü. Halen TED Spor Kulübü Başkanlığı görevimi devam ettiriyorum.

26 yılda TED’de neler yapıldı?
TED’i eskisi gibi yönettim. Bir kere ilk hedefim kulübü hiç borca sokmamaktı. Bir sene önceki bütçe hedefini tutturmak ve üstüne koymaya çalıştık. Takımların temsil ettiği branşların en iyisi olması için çalıştık. Kulübün 5 uluslararası turnuvası var, bunları kesintisiz devam ettirdik. Covid döneminde dahi devam ettik. Hatta bu turnuvalardan TED Open dünyanın en iyi challenger’ı seçildi. Dünyanın en uzun süren 3 turnuvasından birisi. 2 kez ödül aldık. Fransa’ya gittik ve ödül aldık, İngiltere’de bize ödül verdiler. 77 yıldır düzenlenen bir turnuva. Covid döneminde turnuvayı o kadar başarılı yaptık ki, Uluslararası Tenis Turnuvası, bütün masrafları kendileri karşılamak üzere bize kapalı kort turnuvası verdi. Kulübün bu sene kuruluşunun 90. yılı. Çok önem veriyoruz. Uluslararası turnuvamızın başka benzeri yok. Ülkede 77 yıldır yapılan başka organizasyon yok. TED Open var, Cumhuriyet Kızları turnuvamız var. Diğer 3 turnuvamız 18 yaş altı organizasyonlar. Bunların yanında 2 veteran turnuvamız var. Bu da Türkiye’de en fazla katılım olan turnuvalar. Her organizasyona yaklaşık 1400 kişi katılıyor.

TED Vakfı ne zaman kuruldu ve ne gibi hizmetler veriyor?
TED Vakfı’nı rahmetli Başkanımız Prof. Dr. Behbut Cevanşir hocamız kurdu. Vakfımız halen üyelerin bağışlarıyla devam ediyor. Şu anda 60’a yakın sporcuya vakıf olarak destek veriyoruz. Turnuvaya gönderme, antrenman, malzeme desteği ve yemek gibi kalemlerde TED Vakfı olarak destek veriyoruz.

Tenis bursuyla yurt dışında eğitim gören çok öğrenciniz oldu. Bu konuda neler söylersiniz?
Türkiye’de tenis oynayarak milli olarak Türkiye’deki spor akademilerinde eğitim alıp antrenör olan çok kişi var. Liseden sonra Türkiye’de performans anlamında başarılı olursa bu sporcuları ABD’deki üniversiteler kabul ediyor. Eskiden kısıtlı sayıdaydı ama son dönemde bu sayı arttı. Türkiye’deki üniversiteler de son dönemde şampiyon olan ve milli sporculara burs veriyorlar.

Türkiye’nin teniste dünyadaki konumu nasıl?
Çok iyi. Zeynep Sönmez’in son dönemdeki başarısı çok öne çıktı. Nasıl voleybol takımımızın başarısı buraya yönelmeyi artırdıysa tenise olan ilgi de arttı. Ama tenis çok zor. Teniste Zeynep’in geldiği yere gelmek çok zor. Çok emek istiyor. Ailenin çok büyük desteği lazım, sponsor lazım, kulüp lazım. Aile bir masraf yapıyor, kulüp masraf yapıyor. Sponsor olursa durum değişiyor. 52 haftanın en az 25 haftasında evinden ve ailesinden uzakta maç oynaması lazım. 1. turda elenebilir, finalde elenebilir. Zeynep’inki çok büyük bir başarı.

 

RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN DERGİMİZİ TRENDYOL ÜZERİNDEN SATIN ALABİLİRSİNİZ

Exit mobile version