BODER’den vicdan ve sorumluluk çağrısı

omer faruk BODER'den vicdan ve sorumluluk çağrısı

BODER: “Bodrum’u birkaç fotoğrafla felaket senaryosuna mahkûm etmek, Türkiye turizminin tamamını zedelemektir. Kaynağı belirsiz rakamlarla oluşturulan algı; işletmeleri, çalışanları ve yatırımcı güvenini doğrudan yaralar. BODER sansasyonun değil, doğru veriye dayalı çözümün ve sektörün itibarını korumanın tarafındadır.”

Bodrum’u yıpratmak, Türkiye turizmini yıpratmaktır. Bir gazetede yayımlanan haberde Bodrum turizmine ilişkin “doluluklar yüzde 60’ı geçmeyecek”, “sezon sonunda iflaslar yaşanacak”, “26 bin tesisin 20 bini satış bekliyor” gibi iddialar yer almıştır. Ancak bu ifadelerin hangi resmî veriye dayandığı belirtilmemiştir. Kaynağı açıklanmayan rakamların sektörün tamamını temsil eden gerçekler gibi sunulması; işletmeleri, çalışanları, tedarikçileri ve bölge ekonomisini olumsuz etkilemektedir. Aynı şekilde kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “konaklama sektörünün kredi borcu 3,5 milyar lira, ödenmeyen borç 634 milyon liraya ulaştı” şeklindeki iddiaların da kaynağı belirsizdir. Bu tür rakamların doğrulanmadan paylaşılması finansal algıyı doğrudan etkilemektedir.

Bodrum tek tip bir turizm yapısına sahip değildir. Doluluk oranları bölgeye, konsepte, fiyat politikasına ve hedef pazara göre değişir. Bu nedenle sınırlı gözlemler üzerinden “Bodrum boş” veya “sektör iflas ediyor” gibi genellemeler gerçeği yansıtmaz. Boş görünen birkaç şezlong, Bodrum’un genel tablosu değildir. Haberde yer alan açıklamalar kişisel niteliktedir ve BODER’in kurumsal görüşünü temsil etmemektedir. Yüksek sezonda yapılan genelleyici yorumlar rezervasyonları, yatırımcı güvenini ve destinasyon algısını doğrudan etkileyebilir. Turizmde finansmana erişim kritik önemdedir. Sektörün tamamının risk altında olduğu yönünde oluşturulan algı; bankaların değerlendirmelerini, kredi süreçlerini ve yatırım kararlarını olumsuz etkileyebilir. Sağlıklı işletmeler dahi yüksek riskli görülme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.

Maliyet baskıları vardır, ancak bu durum Bodrum turizminin başarısız olduğu anlamına gelmez. Sorunlar doğru veriler, saha analizleri ve iş birliğiyle çözülebilir. Tekil örnekler üzerinden yapılan yorumlar tüm destinasyona genellenemez.

Sorumlu yayıncılık gereklidir. Kaynakların açıkça belirtilmesi, verilerin doğrulanması ve farklı görüşlere yer verilmesi kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından önemlidir.

Hukuki süreç başlatılmıştır. Açıklamaların rezervasyonlara, ticari ilişkilere, finansmana erişime ve yatırımcı güvenine etkileri incelenmektedir. Gerçeğe aykırı, yanıltıcı veya ticari itibarı zedeleyici içerikler hakkında suç duyurusu ve tazminat davaları dahil tüm yasal haklar kullanılacaktır.

Neden Turizm Sürekli Felaket Manşetleriyle Gündeme Getiriliyor?

Türkiye’de yalnızca turizm değil; sanayi, tarım, hayvancılık, inşaat ve perakende de yüksek maliyetler ve finansman sorunlarıyla mücadele etmektedir. Ancak bu sektörler hakkında “bitti”, “batıyor”, “iflaslar geliyor” gibi genelleyici manşetler atılmazken, turizm ve özellikle Bodrum söz konusu olduğunda en küçük gözlemler bile felaket senaryolarına dönüştürülmektedir. Birkaç boş şezlong veya tekil fiyat örnekleri üzerinden Bodrum’un “boş”, “pahalı” veya “iflasın eşiğinde” gösterilmesi hem sektöre hem ülke ekonomisine zarar vermektedir. Bu yayın anlayışı; rezervasyon kararlarını, yatırımcı güvenini, bankaların risk değerlendirmelerini ve seyahat acentalarının satış politikalarını olumsuz etkileyen bir algı yaratmaktadır.

Turizm; otellerden ibaret değildir. Çiftçinin ürünü, hayvancılıkla geçinen vatandaşın emeği, sanayicinin üretimi, esnafın kazancı, taşımacının işi ve milyonlarca insanın geçim kaynağıdır. Turizmi yıpratan her açıklama tüm bu alanlara zarar verir.

BODER Sansasyon Değil, Çözüm Üretir

BODER olarak sektörün sorunlarını inkâr etmiyoruz; ancak bu sorunları sansasyonel başlıklarla büyütmek yerine çözmek için çalışıyoruz. Kamu kurumları, yerel yönetimler, bankalar, finans kuruluşları, acentalar ve tur operatörleriyle sürekli temas hâlindeyiz. Finansmana erişimden maliyetlere, rezervasyon hareketlerinden tanıtıma kadar her konuda çözüm üretmek için mücadele ediyoruz. Sektör temsilciliği; karamsarlık yaymak değil, ilgili kurumlarla masaya oturmak ve üyelerin hakkını savunmaktır. Bodrum’un ticari itibarını zedeleyen genellemeleri karşılıksız bırakmayız.

Bu Dönem Ayrışma Değil, Birlik Dönemidir

Türkiye tüm sektörleriyle zor bir dönemden geçmektedir. Böyle bir dönemde yapılması gereken; turizmi felaket manşetleriyle itibarsızlaştırmak değil, dayanışma ve ortak akılla çözüm üretmektir. Bodrum’un sürekli “boş”, “pahalı” veya “batıyor” şeklinde gündeme getirilmesi Türk turizminin uluslararası pazarlardaki gücüne zarar vermektedir. Görevimiz Türkiye’nin turizm değerlerini zayıflatmak değil, korumaktır. BODER olarak tüm sektör paydaşlarını birlik ve beraberliğe davet ediyoruz. Sorunlarımızı konuşacağız, eksiklerimizi ortaya koyacağız; ancak bunu Türkiye’nin turizm markasına zarar vermeden, doğru veriler ve yapıcı eleştirilerle yapacağız.

“Turizmde rakip olabiliriz, ancak Türkiye söz konusu olduğunda hepimiz aynı taraftayız.”

Exit mobile version