ofisi ile FESIN’in elit üyesi Fiin Koleji iş birliğiyle yürütülen “FESIN Finlandiya Eğitim Gezisi, Helsinki ve Espoo kentlerinde tamamlandı. Türkiye’den katılan eğitim yöneticileri, öğretmen ve eğitim profesyonelleri, anaokulundan yükseköğretime uzanan kurum ziyaretleri, kütüphane ve bilim merkezi incelemeleri ile doğada öğrenme atölyesine katılarak dünyanın en başarılı eğitim sistemlerinden birini yerinde gözlemleme fırsatı buldu.
Program; okul ve anaokulu gözlemleri, üniversite ve kütüphane ziyaretleri, bilim merkezi incelemesi, doğada öğrenme atölyesi ve kültürel alan ziyaretlerini bütüncül bir akış içinde bir araya getirdi.
Nuuksio Millî Parkı’nda gerçekleştirilen doğada öğrenme atölyesinde doğanın bir öğrenme ortamı olarak nasıl kullanılabileceği ise katılımcılar sınıf dışı öğrenme, aktif katılım, gözlem ve deneyim yoluyla öğrenmeye dayalı uygulamaları doğrudan deneyimledi.
Bir eğitim ekosistemi olarak Finlandiya
Program boyunca katılımcılar; erken çocukluk eğitimi, mesleki eğitim, yükseköğretim ve inovasyon, kütüphane kültürü, bilim, doğa temelli öğrenme ile kültürel perspektif başlıklarında kapsamlı gözlemler gerçekleştirdi. Farklı öğrenme ortamlarının ardışık biçimde sunulması, okul, üniversite, kütüphane, bilim merkezi ve doğa ortamlarının tek bir eğitim ekosistemi içinde değerlendirilmesine olanak sağladı.
Kurum temsilcilerinin rehberliği ile Pieta Raitala ve Maarit Rossi’nin uzman katkıları, katılımcıların gözlemlerini kendi kurumlarına uyarlanabilir fikirlere dönüştürmelerini hedefleyen bir yaklaşımla kurgulandı.
FESIN Türkiye Ofisi Başkanı – M. Bora Çakmak, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “FESIN’in üyesi olmak, bir unvandan çok ülkemizin geleceğine karşı duyduğumuz bir sorumluluktur. Dünyanın en verimli ve başarılı eğitim sonuçlarına ulaşan Finlandiya Eğitim Sistemini yerinde görmek, katılımcılarımıza; bu sistemin tek bir yöntemden değil, öğrenciye duyulan güvenden, öğretmenin mesleki özerkliğinden ve öğrenmenin okul duvarlarının dışına taşınmasından beslendiğini bir kez daha gösterdi. Amacımız bu yaklaşımı olduğu gibi kopyalamak değil, Türkiye’deki eğitim gerçekliğimize yerel ve milli değerlerimize uyarlayarak kalıcı bir uygulamaya dönüştürmek.
