ManşetRÖPORTAJLAR

Ouchhh Studio Kurucuları Eylül ve Ferdi Alıcı dergimizin mayıs sayısına konuk oldu

Meksika ve Pekin’den sonra Art Dubai 2025’te yaptığımız Mother Earth (Doğa Ana) adlı eser ile üç kıta bir araya gelecek ve bu eserler birbirleriyle konuşarak kolektif bir sanat eseri üretecek

Yeni medya sanatının öncülerinden Ouchhh Studio, 18 – 20 Nisan 2025 tarihlerinde düzenlenecek olan Art Dubai 2025’te dünyanın ilk kıtalararası gerçek zamanlı yapay zeka iklim değişikliği veri heykeli Mother Earth Dubai’nin prömiyerini yapmaya hazırlanıyor. Bu çığır açıcı enstalasyon, yapay zekayı, bilimi ve sanatı bir araya getirerek gezegenimizin çevresel nabzını görselleştiren veri odaklı, etkileyici bir deneyim sunuyor. Ouchhh Stüdyo sanatçıları Ferdi Alıcı ve Eylül Duranağaç Alıcı’nın 45 kişilik bir ekiple yarattıkları Mother Earth eseri, şu ana kadar 2 milyon kişinin deneyimlediği bir eser.

Bu proje, Dursun Gündoğdu’nun sahibi olduğu DG Art Project & Gallery sanat temsilciliğinde, teknoloji ortağı PH Partners iş birliğiyle hayata geçirilmektedir. DG Art Project bünyesinde, sanatçı temsilcisi Lal Dina Roso liderliğinde 10 kişilik bir ekip, proje üzerinde çalışıyor. Galeri ve ekip, Mother Earth enstalasyonunun yanı sıra, Ouchhh Studio ile birlikte X19 numaralı iki ayrı stand ile fuarda yer alacak.

Eylül ve Ferdi Alıcı çifti, Ouchhh Studio isimli şirketlerinde sanat, bilim ve teknolojinin kesişim noktasında benzersiz yenilikler sunarak dijital sanatı alanında öncü bir güç olarak, “Veri boya, algoritma ise fırça” diyor. Dünya çapında ses getirecek bu sanatsal faaliyet nedeniyle Genel Yayın Yönetmenimiz Salih Keçeci, Ouchhh Studio’nun kurucuları Ferdi Alıcı ve Eylül Duranağaç Alıcı çifti ile Art Dubai 2025 öncesi Ataşehir’deki stüdyolarında görüştü…

Teknoloji geliştikçe sanat da gelişiyor ve evriliyor. Ferdi ve Eylül, sizi Ouchhh Studio diye tanıdık, sosyal medyanıza baktık. Yaptıklarınız çok ilgimizi çekti. Bize kendinizi nasıl tanıtırsınız? Bu sanatı nasıl isimlendiriyorsunuz?

Ferdi: Aslında amacımız, bilim, sanat ve teknolojiyi bir araya getiren kamusal alanda içselleştirilmiş, şiirsel eserler üretmek. Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı bölümü mezunuyum. Eylül Hanım aynı zamanda çift ana dal sinema-tv mezunu.

Eylül: Benim biraz uzun ama, Bilgi Üniversitesi Sinema-TV ve aynı zamanda Görsel İletişim Tasarımı yan dalı yaptım. YTÜ’de de İnteraktif Medya Tasarımı üzerine yüksek lisans yaptım. Şu anda da YTÜ’de Sanat ve Tasarım alanında doktora yapıyorum.

Ferdi: Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı bölümü burslu olarak mezun oldum. Biz, 2. sınıfta okurken stüdyomuzu kurduk ve eserler yapmaya başladık.

Ouchhh Studio’nun tanıtımını incelediğimde; New York’tan Tokyo’ya, Las Vegas’tan Paris’e dek yaklaşık 35 şehirde 75 eser üretmişsiniz. Nedir bu eserlerin tanımı? Nasıl anlatırsınız bunu bana?

Son 15 senede 75’ten fazla eser sergileme imkânı bulduk. “Veriyi boya, algoritmayı fırça” olarak kullandığımız eserler üretiyoruz. Son 7 yıldır da yapay zeka algoritmalarını geliştirerek eserler üretmeye başladık. Aslında baktığınızda çıplak gözle göremediğiniz şeyleri görülebilir hale getirip onları şiirsel boyamalara çeviriyoruz.

Kamusal alanlarda, iç mekanlarda, dış mekanlarda, hatta bina yüzeylerinde gerçekleştirdiğimiz eserler mevcut. Bulgari, Mercedes, Ferrari F1, Audi, Hennessy, Nike gibi markalar var. Kurumlarda da SpaceX, NASA, Singapur Bilim-Sanat Müzesi gibi dünyanın en ünlü kurumlarıyla, festivalleri ve markalarıyla çalışıyoruz.

Festivallerde, Coachella’dan tutun da dünyadaki bütün ışık festivallerine kadar çalışma imkânı bulduk. Tabii bu 15 sene içinde hemen hemen her kıtada gerçekleştirdiğimiz bu eserlerde matematiğin ve sanatın evrensel dilini kullanarak eserler ürettik. Bu da şu anlama geliyor: herhangi bir yaş, din, dil, ırk sınırı olmayan evrensel dile sahip eserler bunlar. Hepsi, her ülke ve her şehirde mutlaka insanların ruhuna dokunan, onların hayal dünyalarında ve ilham duygularını harekete geçiren eserler. Eserlerin üretim anlamında çok karmaşık bir altyapısı var.

Bir sanat eserinin üretim öncesi aranızdaki iş birliği nasıl?

Genel olarak birlikte kurduğumuz bir hayalimiz oluyor. O hayali gerçekleştirmek üzere karşılıklı konuşmaya başlıyoruz. Tabii bizde fikir önce geliyor. Sonrasında teknolojisini geliştirmeye başladığımız bir süreç var. Teknoloji odaklı bir stüdyo değiliz, tamamiyle fikir odaklı bir stüdyoyuz. Önce fikrimizi hayata geçirmek için tüm teknolojileri araştırıp, teknolojisi yoksa geliştirip bu şekilde hayallerimizi gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

Tabii sadece ikiniz değilsiniz, arkanızda kocaman bir ekip vardır. Detay alabilir miyim?

Tabii. 45 kişilik bir ekipten bahsediyoruz. Ekibin içinde veri bilimi, yapay zeka kodlaması yapan arkadaşlarımız, animatörler, mimarlar olmak üzere alanındaki en iyi insanlar bir araya geliyor. Üretim sırasında, Eylül’ün de söylediği gibi fikir her zaman önce gelir. Sonra o fikri hayata geçirmek için gereken mevcut teknolojilere entegre etmeye çalışırız. Ama genelde teknoloji yetmiyor. Bu anlamda her eser için yeni icatlar yapmak zorunda kalıyoruz. Bunu sadece algoritma düzeyinde düşünmeyin; teknik anlamda da yeni icatlar yaparak, yeni yaratım süreçleri yaratarak, yapımı karmaşık olan eserleri üretiyoruz. Örneğin en son şu an üstünde çalıştığımız proje…

Ben de tam bunu soracaktım. Art Dubai 2025’e katılıyorsunuz ve bu fuarda ilginç bir eser sergileyeceğinizi duydum.

Art Dubai’ye geçen sene de katılmıştık. Bu sene yine onların davetiyle katılıyoruz. Oradaki en büyük enstalasyonu yapacağız. Yaklaşık 6 m yüksekliğindeki eserimizin ismi Mother Earth (Doğa Ana). Son 6 yıldır yarattığımız bir seri aslında. Bundan önce Singapur BSM üstünde bir ay boyunca sergiledik. Ondan önce de hem Pekin’de hem Meksika şehrinin Palanco kısmında kalıcı olarak iki tane veri heykeli yerleştirdik. Bu iki veri heykeli de eşzamanlı olarak NASA uydularından veri alıyor.

Art Dubai’de gerçekleştirdiğimiz şey ise sanat tarihinde bir ilk. Son 15 sene içinde yaptığımız bu iki veri heykelini entegre ederek ilk defa kıtalararası eşzamanlı bir yapay zeka veri heykeli yapılacak. Art Dubai, Meksika ve Pekin olmak üzere üç kıta bir araya gelecek ve bu eserler birbirleriyle konuşarak kolektif bir sanat eseri üretecekler. İmkânı olan sanatseverleri Dubai Art’ta standımıza bekliyoruz.

Mother Earth buradan çıkıyor galiba ana fikir olarak. Biraz açar mısınız? Neden konuşacaklar, bize ne verecek bu konuşmalar?

Aslında dünya yuvamız ve doğa ana, insan eliyle oluşan birçok problemle baş etmeye çalışıyor. Bizim de amacımız, sanatı ve sanatın evrensel dilini kullanarak bu konuya dikkat çekmek. Bu anlamda kalıcı meydanlarda eserler yapmak. Her gün dolaştığınız yerlerde bu eserleri görerek, tekrar tekrar bu sorunu hatırlamak. Art Dubai’de olacak olan şey de şu; üç kıtada yerleştirdiğimiz bilgisayarlarla eserler eşzamanlı olarak 20 farklı NASA uydusundan iklim değişikliği verilerini alacak. Bu veriler de eşzamanlı olarak üç kıtada entegre edilmiş yapay zeka algoritmalarıyla incelenip birbirilerine gönderim yapmaya başlayacaklar. Ama aynı zamanda makine zekası vizyonuyla bu üç heykel eşzamanlı boyama ve heykel yapmaya başlayacak. Bu daha önce yapılmış bir şey değil. Bunun için çok ciddi üstün teknolojiyle yaratılmış algoritmalar, çok ciddi bir bilgisayar gücü ve aynı zamanda bunu anlayacak bir veri bilimi altyapısı gerekiyor. 45 kişilik kalabalık ve her biri kendi alanında uzman bir ekiple hayata geçireceğimiz bir eser.

RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Mesajlar

1 of 2.309