“Séparation” sergisi, 19 Ekim’de Hôtel Langlois’nin 44 numaralı odasında açılıyor.
Kadınlık hâllerini ve kadın deneyimlerini kendine özgü çizgileriyle ele alan sanatçı ve çizer Ramize Erer, yeni sergisi “Séparation” (Ayrılık) ile Paris’te bir otel odasını sergi mekânına dönüştürüyor. 19 Ekim’de Hôtel Langlois’nin 44 numaralı odasında açılacak sergi, Nazlı Pektaş küratörlüğünde sanatçının portre, figür ve natürmortlarından oluşan 25 eserini bir araya getiriyor. Erer’in resimlerine eşlik eden video serisinin de izlenebileceği “Séparation”, ayrılık, kayıp ve geçicilik kavramlarını alışılmış sergi mekânlarının dışında ele alıyor. Çağdaş sanat fuarı Art Basel Paris ile eş zamanlı olarak düzenlenen sergi, 19–31 Ekim 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.
BİR OTEL ODASINDA AYRILIĞIN İZLERİ
Ramize Erer’in yeni sergisi “Séparation”, Paris’te 19. yüzyılın sonlarında inşa edilen tarihi bir binada yer alan Hôtel Langlois’nin 44 numaralı odasında kuruluyor. Kimseye kalıcı olarak ait olmayan, farklı insanların gelip geçtiği bir otel odasının sergi mekânı olarak seçilmesi, ayrılık ve geçicilik kavramları etrafında şekillenen serginin temel unsurlarından birini oluşturuyor.
Bir galeri yerine otel odasında bir araya gelen eserler, izleyiciyi yalnızca resimlerle değil, mekânın taşıdığı anlamlarla da karşı karşıya bırakıyor. Bir varışın aynı zamanda bir ayrılışın başlangıcı olabildiği bu geçici yaşam alanı, serginin kavramsal çerçevesine doğrudan katılıyor.
RAMİZE ERER’İN KIZLARI PARİS’TE
Kadınlık hâllerini, ilişkileri ve gündelik yaşamın görünmeyen duygularını kendine özgü görsel diliyle ele alan Ramize Erer, “Séparation”da portre, figür ve natürmortlardan oluşan 25 eserini izleyiciyle buluşturuyor. Sanatçının resimlerinde porselen inceliğindeki ten dokuları, solgun renkler, gül pembesi yanaklar ve izleyiciye yönelen bakışlar öne çıkıyor. Kalın yağlıboya darbeleriyle ince çizgilerin bir arada kullanıldığı eserler, ilk bakışta taşıdıkları canlılığın ardında hüzün ve kayıp duygularına da yer açıyor.
Sergide ayrıca, Erer’in çektiği ve resimleriyle ilişki kuran video serisi, otel odasının televizyonunda gösteriliyor. Böylece odanın gündelik kullanımına ait bir unsur da serginin parçasına dönüşüyor.
