Düzenli kontrollerini yaptıran, bedenini tanıyan ve sorularını sormaktan çekinmeyen her kadın, kendi sağlığının en güçlü savunucusudur
Rahim ağzı (serviks), rahmin vajinaya açılan kısmıdır ve kadın sağlığında hayati bir role sahiptir. Rahim ağzı kanseri dünyada kadınlarda en sık görülen 4. kanser türüdür. Türkiye’de her gün yaklaşık 7 kadın rahim ağzı kanseri tanısı almakta, 3 kadın bu kanser nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Binlerce kadını etkileyen rahim ağzı kanseri; düzenli jinekolojik kontroller, HPV taramaları ve zamanında yapılan smear testleri sayesinde büyük ölçüde erken evrede saptanabilmekte ve tamamen önlenebilmektedir. 1-31 Ocak Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı, kadınların kendi bedenlerini tanımasını, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimini ve erken tanının hayat kurtarıcı gücünü bir kez daha hatırlatmak için önemli bir fırsat sunmaktadır.
Rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni Human Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonudur. HPV çok yaygın bir virüstü ve en sık cinsel temasla bulaşır. Yaşam boyunca cinsel olarak aktif bireylerin büyük çoğunluğu HPV ile karşılaşır. Çoğu zaman bağışıklık sistemi virüsü temizler ancak bazı yüksek riskli HPV tipleri uzun süre vücutta kalırsa, zamanla rahim ağzında hücresel değişikliklere ve kansere yol açabilir.
En önemli avantajımız: Erken tanı
Rahim ağzı kanseri, tarama programları sayesinde önlenebilen nadir kanserlerden biridir. Pap-smear testi ve HPV DNA testi, henüz kanser gelişmeden önce hücresel değişiklikleri saptamamıza olanak tanır. Rahim ağzından alınan örnekle yapılan HPV DNA testi virüsün genetik yapısını bularak enfeksiyonun varlığını ve hangi tip olduğunu gösterir. Pap-smear testi; basit, hızlı ve etkili bir tarama testidir. Bu testte, rahim ağzından özel bir fırça yardımıyla hücre örnekleri alınır ve laboratuvarda incelenir. Amaç, kanser öncesi hücresel değişiklikleri veya anormal hücreleri erken dönemde saptamaktır. Pap-smear sonucunda anormal ya da riskli hücre değişiklikleri tespit edilirse, bu durum kanser öncüsü lezyonların varlığına işaret edebilir. Ancak her anormal sonuç kanser anlamına gelmez. Bu durumda, tanıyı netleştirmek ve risk düzeyini belirlemek için ileri tanı testleri gerekebilir. Bu testler sayesinde kanser oluşumu yıllar öncesinden yakalanabilir ve basit tedavilerle tamamen önlenebilir. Tarama yaptırmayan kadınlarda ise hastalık genellikle ileri evrede belirti verir.
Kimler, ne zaman tarama yaptırmalı?
Rahim ağzı kanserinden korunmak için düzenli tarama çok önemlidir. 30 yaş altındaki kadınlarda üç yılda bir Pap-smear testi ile tarama yapılması; 30-65 yaş arası kadınlarda ise beş yılda bir HPV DNA testi veya Pap-smear ile HPV DNA testinin birlikte uygulandığı ko-test (cotest) yöntemiyle taramanın yapılması önerilmektedir
Belirtiler ne zaman ortaya çıkar?
Erken evrede genellikle belirti yoktur.
İleri evrelerde: Adet dışı veya ilişki sonrası kanama, kötü kokulu vajinal akıntı, kasık ağrısı gibi şikâyetler görülebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki, şikâyet olmaması risk olmadığı anlamına gelmez.
Birkaç temel korunma yöntemi var: HPV aşısı olmak, düzenli Pap-smear ve HPV testi yaptırmak, güvenli cinsel yaşamı tercih etmek, bağışıklık sistemini güçlü tutmak (dengeli beslenme, düzenli uyku, alkol ve sigara kullanımından kaçınmak). Bunlarla hem bireysel hem toplumsal sağlık korunabilir.
Rahim ağzı kanseri kader değildir!
Rahim ağzı kanseri; bilgi, tarama ve aşı ile önlenebilir bir hastalıktır. Düzenli kontrollerini yaptıran, bedenini tanıyan ve sorularını sormaktan çekinmeyen her kadın, kendi sağlığının en güçlü savunucusudur.
Bu farkındalık ayında kendiniz ve sevdikleriniz için bir adım atın. Düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin. Çünkü erken tanı hayat kurtarır.













