Gönül Dağı’nın güzel oyuncusu Bilgesu Kural’dan samimi açıklamalar

O, imkansız bir aşkın kahramanı… Dedesinin evinde dört duvar arasında geçirdiği yılların ardından aynen kuş gibi özgürlüğe koşuyor… Arkasında acısı kapanmayacak bir gönül yarası bırakıyor… Hayat özgürlükle birlikte ona neler getirecek, neler götürecek Gönül Dağı’nda Aslı’nın hikayesini izlerken öğreneceğiz.

Gönül Dağı’nın 7. Sezonu, hepsi birbirinden etkileyici gençlik hikayelerini TRT 1 ekranlarına yansıtıyor… Gençlere sevgi, güven, umut, girişim ruhu, birlik, beraberlik duygularını hatırlatırken, romantik aşk öykülerine de tanıklık etmemizi sağlıyor. Yusuf ve Aslı’nın hikayesi aynen büyük destansı aşk hikayelerini hatırlatıyor… Bir düğünde al yazma ile başlayan aşkın nerelere sürüklendiğini, imkansız bir aşk öyküsünün nasıl sonuçlanacağını, yaşanacak yeni maceraları önümüzdeki bölümlerde izleyeceğiz. Yusuf’un büyük aşkı Aslı karakterini başarıyla canlandıran Bilgesu Kural, diğer genç oyuncu partnerleri gibi üstün performansıyla büyük beğeni topluyor.

Bilgesu Kural ile canlandırdığı karakteri, Gönül Dağı’nı ve özel yaşamıyla ilgili merak edilenleri konuştuk…

-Gönül Dağı gibi 7 sezondur izleyicilerin ilgi odağı olmuş bir dizinin kadrosuna katılmak sizin için ne ifade ediyor?

-Yıllardır izleyicinin evine konuk olan, samimiyetiyle seyircileri ekrana kilitleyen ve adeta bir klasik haline gelmiş Gönül Dağı ailesine katılmak benim için hem büyük bir gurur hem de heyecan verici bir sorumluluk. Ekran başındaki izleyicinin bu dünyaya olan sevgisini bildiğim için, onların kurduğu bu güçlü bağın bir parçası olmak çok kıymetli…

-Aslı karakterinin hikâyesini ilk okuduğunuzda sizi en çok etkileyen şey ne oldu?
-Aslı’nın küçük bir yaşı ama aynı zamanda büyük ve güçlü bir geçmişi var. Gencecik yaşında eve kapatılmış bir kızın özgürlük arayışı beni çok heyecanlandırdı…

-Aslı’nın kişiliğinde kendinize yakın bulduğunuz özellikler var mı? Aslı ile Bilgesu Kural arasındaki en büyük fark nedir?
-Aslı’nın iradesini ve azmini kendime yakın buluyorum. Hedeflerinin peşinden şaşmadan koşan bir karakter. Uzak bulduğum kısımsa kendini açmakta ve anlatmakta ketum olması olabilir. Ben hissettiğini direkt söyleyen bir insanım…

-Canlandırdığınız karakterin hikayesinde sizi en çok heyecanlandıran yönler nelerdir?
-Tek başına tüm yükleri omzuna alıp hedeflerinin peşinden koşması ve bunları yaparken de kendine olan inancı ve dışarıya gösterdiği o güçlü duruşuna çok heyecanlanmıştım. Aynı zamanda tüm günü evde geçirmesine rağmen çok bilinçli ve korkusuz hareketleri karakterime saygı duymamı da sağlamıştı.

5C3A9785 Gönül Dağı'nın güzel oyuncusu Bilgesu Kural'dan samimi açıklamalar

-Aslı’nın hangi özellikleri size benziyor?
-Günlük hayatımda da bazen ufak heyecanlar ve telaşlar yaşıyorum. Aslı’nın da sürekli işlerini hızlıca halletmesi gerekiyor bu özelliğim ona çok uyuyor…

-Aslı ve Yusuf arasında al yazma ile başlayan arkadaşlık, zamanla duygusal bir noktaya doğru gidiyor. Dedesinin hiç sevmediği Kaya ailesinden biriyle arkadaşlık konusunda çok büyük engeller genç çifti bekliyor diyebilir miyiz?

-Kesinlikle diyebiliriz. Dedesinin baskısı zaten bu kadar üzerindeyken üzerine Yusuf’la olan arkadaşlığı Kasım’ı rahatsız edecektir. Ama zaten güzel şeyler zor olur, zaman alır…

-Gönül Dağı, Anadolu insanının samimiyetini, aile bağlarını ve dayanışmayı ön plana çıkarıyor. Sizce dizinin bu kadar sevilmesinin sırları nelerdir?
-Bence en büyük sırrı ‘bizden’ olması. İnsanlar ekranda kendi mahallesini, kendi ailesini, komşusunu ve çocukluğundaki o katıksız dayanışmayı görüyor. Yapaylıktan uzak, Anadolu’nun o sıcak ve iyileştirici dokusunu izleyiciye hissettirebilmesi bu başarıyı getiriyor…

-Dizinin sıcak ve samimi atmosferi sizin oyunculuğunuza nasıl yansıyor?
-Böyle bir atmosfer oyuncunun kaslarını gevşetiyor ve rolüne daha rahat odaklanmasını sağlıyor. Aynı zamanda bu sıcak atmosfer ekip arkadaşlarınızın da sıcak olmasına katkı sağladığından sizi hiç çekinmeden denemeye, rolünüzü araştırabilmeye olanak sağlıyor.

-Uzun yıllardır birlikte çalışan bir ekibin arasına katılmak sizin için nasıl deneyim oldu? Zorluklar yaşadınız mı?
-Ekibin ve oyuncu arkadaşlarımın kucaklayıcı tavrı sayesinde sanki ben de yıllardır buradaymış gibi hissettim kendimi. Beni çok sıcak karşıladılar, bu yüzden uyum sürecini çok hızlı ve keyifle atlattım. Zorluk yerine aksine rahatlık yaşadım, bir aileye dahil olmuş gibiydim. Bilirsiniz ki Anadolu insanı misafiri çok güzel karşılar, bir Anadolu masalı olan bu dizide de tıpkı o şekilde karşılandım. Bu ekiple olmaktan yana çok mutluyum…

-Oyunculuk sizin çocukluk hayaliniz miydi? Oyunculuğa nasıl başladınız, ailenizin tepkisi ne oldu?
-Evet çocukken de hep ilgim olan bir alandı. Küçükken kendi kendime sahneler oluşturur evde oyun oynar gibi rol yapardım. Çoğu oyuncu da küçükken öyle yapıyor olabilir tabii. Çünkü oynamak beni hep ayakta tutan, her zaman motive eden bir şey olmuştur. O sebeple de sürekli oynamak isterken buluyordum kendimi. Ama meslek olarak oyunculuğu seçmeyi düşünmüyordum. Lise zamanında katıldığım bir tiyatro kumpanyasında hocamın teşviğiyle denemeye karar vermiştim. Ailem ilk duyduğunda hiç onaylamadı ve istemedi çünkü onlar da bu alanın zorluklarının farkındaydılar. Ben de sınavlara onların isteği olmadan biraz zorlama hazırlandım. Ama konservatuvarı kazandığımı ve çok istediğimi gördükten sonra yapabileceğime inanıp benim en büyük destekçim oldular.

-Bugüne kadar canlandırdığınız karakterler arasında sizi en çok etkileyen hangisi oldu?
-Her karakterimde kendimden ve hayattan bir şeyler keşfettim. Ancak Aslı, duygusal dünyasının zenginliği ve izleyiciyle kurduğu bağ açısından şu an benim için çok özel bir yerde duruyor. Anadolu insanını canlandırmak benim içime çok güzel ve gerçek bir yerden dokundu. Hala daha da etkilemeye devam ediyor.

-Bir karaktere hazırlanırken nasıl bir çalışma sergilersiniz?
-Aslında sadece karakteri anlamaya çalışırım. Tüm kötü ve iyi eylemlerini yargılamadan ona hak vermeye çalışırım. Gerisi de set sırasında partnerimle karşılıklı alışverişle oluşur aslında. Karakterimin haklı eylemini ve motivasyonunu bulmak diyebilirim…

-Sanat dünyasında kendinizi en çok geliştirmek istediğiniz alan hangisi?
-Oyunculuk bence sanatın birçok alanıyla iç içe… Olabildiğince her alanda kendimi geliştirmeye istekliyim. Örneğin müzik alanında kendimi geliştirmek istiyorum. Ablam müzik öğretmeni, bu da beni teşvik ediyor aslında bir yandan. Yazmaya da merakım var. Şu an için sadece merak, ama bunun için de yatırımlarım oluyor…

-Bir rol için fiziksel görünümünüzü değiştirmeyi göze alır mısınız? Çok zor bir rol teklif edildiğinde şartlarınızı zorlar mısınız?

-Evet alırım hatta buna çok da heyecanlanırım. Mesleğimi çok seviyorum ve her zaman kendi konforumdan çıkıp kendimi zorlamak bana yaşam enerjisi verdiği gibi mesleğime olan tutkumu da arttırıyor…

-Tiyatro, sinema ve televizyon kendinizi en çok görmek istediğiniz alan bunlardan hangisidir?
-Üçünün de büyüsü ve dinamiği çok farklı.. Tiyatronun anlık enerjisi, sinemanın kalıcılığı ve televizyonun geniş kitlelere ulaşan dinamiği… Kendimi tek bir alanla kısıtlamak istemem, her üç disiplinde de var olmak beni besliyor. Ama aralarından hiç yapmadığım sinema olduğundan o alanı da bir an önce deneyimlemek çok istiyorum…

-Gelecekte oyunculuk kariyerinizde ulaşmak istediğiniz en büyük hedef nedir?
-Zamansız işlerde yer almak, izleyicinin hafızasında iz bırakan karakterlere hayat vermek ve uluslararası projelerde ülkemi başarıyla temsil edebilmek en büyük hedeflerim arasında. Ama en başında işimi hakkıyla yapmak her zaman ilk hedefim olmuştur. Yaptığım işe çok önem veririm ve gereken özveriyi ona verebilmek beni en çok tatmin eden şey olur.

-Çekimden arta kalan vaktinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Boş bir gününüz olduğunda evde dinlenmeyi mi dışarı çıkıp yeni yerler keşfetmeyi mi tercih edersiniz?
-Çekim temposuna bağlı olarak değişiyor. Yoğun set günlerinin ardından evde vakit geçirmeyi tercih etsem de biraz enerjimi topladığım gibi dışarı çıkıp gezmeyi sevenlerdenim. Gezmeyi ve yeni kültürler, yerler öğrenmeyi çok seviyorum. Arkadaşlarımla vakit geçirmeyi de çok severim. Genellikle önce bir süre kendimle baş başa kalmak ister sonra da dışarı atarım kendimi…

-Sizi en kolay mutlu eden şeyler nelerdir?
-Ben kolay mutlu olan biriyimdir. Arkadaşımın ve ailemin başarısı, iyi geldiğimi hissettiğim biri, çikolata, yemek yemek, gezmek hepsinden mutlu oluyorum ve tabii ki emek verdiğim bir sahnenin karşılığını izleyiciden güzel tepkilerle almak beni çok mutlu eder…

-Sosyal medyayla aranız nasıl? Paylaşımlarınızı kendiniz mi hazırlıyorsunuz?
-Ne çok sıkı, ne çok uzak. Paylaşımlarımı kendim hazırlıyorum ve bunu yaparken de keyif alıyorum.

-Hayatınızla ilgili bir karar alırken mantığınız mı duygularınız mı daha baskındır?
-İkisi de birbiriyle yarışa girer diyebilirim. Mantığımı ön plana almak isterken duygularım da peşimi bırakmaz. O sebeple karar almak benim için uzun sürüyor. Genelde de hislerimi dinlediğim karar bana iyi gelen oluyor…

-Son dönemde izleyip oyunculuğundan ya da hikayesinden etkilendiğiniz film ya da dizi var mı?
-Miyazaki filmlerini çok severim. Geçen tekrardan Yürüyen Şato’yu izlemiştim ne zaman izlesem dünyası ve hikayesi beni çok etkiler…

-Türk dizilerinin uluslararası alanda gördüğü ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
-Gurur verici buluyorum. Coğrafyamız çok fazla hikayeyi barındırıyor. Tabii uluslararası seyirci de bu renkli dünyayı merak ediyor haliyle…

-Günümüz genç oyuncularının en çok hangi konularda kendilerini geliştirmeleri gerektiğini düşünüyorsunuz?
-Sabır konusunda. Bu iş gerçekten çok büyük bir sabır ve psikoloji gerektiriyor. Süreç uzun bir süreç. Bekleyişi uzun bir yolculuk. Yalnız olmadığımızı her zaman kendimize hatırlatmamız gerekiyor. Sabır ve inanç çok önemli…

-Güzellik ve bakım konusunda vazgeçemediğiniz bir rutininiz var mı? Doğal bir görünüm mü, özenli bir tarz mı sizi daha iyi yansıtıyor?
-Yüz yogası yapmak bana iyi geliyor, vazgeçemediğim bir rutin dersem bu derim. Temiz ve nemli tutmak. Onun dışında başka bir rutin uygulamıyorum. Doğal görünüm benim için her zaman ilk tercihtir.

Ayla Eyüboğlu

Mobil sürümden çık