Goncagül Sunar: Asmalı Konak ezber bozan bir diziydi

goncagul Goncagül Sunar: Asmalı Konak ezber bozan bir diziydi

Çağan Irmak’ın teklifiyle Asmalı Konak’ta rol alan Goncagül Sunar, “Asmalı Konak gerçekten bir masaldı. Ezber bozan bir diziydi. Bu diziyle ilk kez klasik müzik bu kadar etkili kullanıldı. Herkesin, her şeyin kimyası tuttu. Matematiği çok iyi kurulmuştu. Bu başarı Mahinur Ergun’un başarısıdır” diyor.

Goncagül Sunar: “90’lardaki oyunculuklar daha kötüydü”

Cemre Onaylı’nın hazırlayıp sunduğu Kulüp 91 YouTube Kanalı’nda yayınlanan “Cemre ile TBT” programının bu haftaki konuğu, Türk televizyon tarihine damga vuran yapımlardaki unutulmaz rolleriyle hafızalara kazınan başarılı oyuncu Goncagül Sunar oldu.

“Mahallenin Muhtarları”, “Asmalı Konak” ve “Çemberimde Gül Oya” gibi kült dizilerde canlandırdığı karakterlerle izleyicinin gönlünde özel bir yer edinen Sunar, 90’lı yıllardan oyunculuk kariyerine, dostluklarından unutamadığı anılara kadar pek çok samimi itirafta bulundu.

“90’lı yıllar çok cesur olduğum yıllardı”

90’lı yılları büyük bir özlemle andığını söyleyen Goncagül Sunar, “90’lar denilince o yılları kalbimde, damarlarımda hisseden biriyim. Çok cesur olduğum yıllardı. Her şey çok güzeldi, ama normalimiz buydu. Bunun farkında değildik. Biz gerçekten çiçek çocuklardık” diyor.

Geçmiş ile bugünün oyunculuğunu karşılaştıran Sunar, dikkat çeken bir değerlendirme yaparak, “90’lardaki oyunculuklar bugünkünden daha kötüydü. Bugünün oyuncuları teknik anlamda çok daha donanımlı” ifadelerini kullanıyor.

“Babamı Şahika Tekand ikna etti”

Resim eğitimi aldığını ve ailesinin kendisini tekstil sektöründe görmek istediğini anlatan oyuncu, oyunculuk serüveninin perde arkasını da bu programla ilk kez paylaşıyor. Babasından gizli Şahika Tekand’ın tiyatro kursuna başladığını söyleyen Sunar, ailesinin bu kararı öğrenmesinin ardından yaşananları tebessümle paylaşıyor ve “babamı oyunculuk konusunda ikna eden kişi Şahika Tekand oldu” diyor.

“Erdal Tosun’un ölümünü hâlâ kabul edemiyorum”

İlk tiyatro oyununda tanıştığı Erdal Tosun ile kurduğu dostluğu da duygusal sözlerle anlatan Goncagül Sunar, usta oyuncunun hayatındaki yerinin çok özel olduğunu söylerken, “Erdal Tosun bana meslek hayatımda çok şey kazandırdı. Hayatımda çok önemli bir yeri vardı. Arkadaşım, dostum… Hâlâ kabul etmekte en çok zorlandığım kayıplardan biri Erdal’ın vefatı.”

“Mahallenin Muhtarları’ndaki Fadime rolü ilk bana teklif edildi.”

1992 yılında yayınlanmaya başlayan Mahallenin Muhtarları dizisiyle ekran yolculuğuna başlayan Sunar, ilk dönemlerde televizyon oyunculuğundan emin olmadığını söylüyor. Kendi adıyla bir karakteri canlandırmaktan da hoşlanmadığını anlatan oyuncu, Kandemir Konduk ve Şahika Tekand’ın ise “Goncagül” ismini çok sevdiğini belirterek esprili bir dille, “Ne var işte, rumuz Goncagül” sözleriyle de espriyi patlatıyor.

Fadime rolünün ilk olarak kendisine teklif edildiğini, ancak kabul etmediğini de dile getiriyor ve Erkan Can’ı Temel karakteri için Kandemir Konduk’a kendisinin önerdiğini anlatıyor.

“Asmalı Konak gerçekten bir masaldı”

Türk televizyon tarihinin en unutulmaz yapımlarından biri olan Asmalı Konak hakkında da konuşan Goncagül Sunar, dizinin başarısının tesadüf olmadığını vurguluyor. “Asmalı Konak gerçekten bir masaldı. Ezber bozan bir diziydi. Bu diziyle ilk kez klasik müzik bu kadar etkili kullanıldı. Herkesin, her şeyin kimyası tuttu. Matematiği çok iyi kurulmuştu. Bu başarı Mahinur Ergun’un başarısıdır,” diyen sanatçı, dizi teklifinin Çağan Irmak’tan geldiğini söylüyor.

“‘Çemberimde Gül Oya’ ile yeniden doğdum”

2004 yılında başladığı albüm çalışmalarından ve müziğin hayatındaki yerinden de söz eden Sunar, Çemberimde Gül Oya dizisinde canlandırdığı Canan karakterinin ise kariyerindeki kırılma noktası olduğunu söylüyor. “Canan hayatımın rolüydü. Ben sanki Çemberimde Gül Oya’daki Canan’la yeniden doğdum. Paralel evrende gerçekten Canan’dım” diyor ve dizide Nejat’ın kollarında öldüğü sahneyi çekerken çok etkilendiğini ve gözyaşlarını tutamadığını da anlatıyor.

Exit mobile version