Erkan Özerman, arkadaş kıymeti bilen bir dosttu

Bir gün Paris’te bir defilede, ertesi gün Milano’da bir ödül töreninde ve aynı gün başka bir ülkenin organizasyonun başında kim olabilir derseniz; işte o kişi Erkan Özerman’dır. Benim can dostum Erkan.

1984 yılında İstanbul’da Bedrettin Dalan seçimleri kazanmış halkın oyuyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştu. O dönemde Cemal Reşit Rey Konser Salonu yapılmış, daha birçok konser salonu hizmete açılmıştır. Yurtdışından ünlü sanatçılar İstanbul’a gelmiş ve halk konserleri vermişlerdir. İstanbullu yeniden gerçek müzik ile buluşmuştur. Dalan, halen Yedi Tepe Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti Başkanı’dır. Gerek üniversite ile, gerekse üniversite hastanesinin gelişmeleri ile o günkü hızla uğraşıyor. Üniversiteye de muazzam bir konser ve etkinlik salonu yaptırdı. Erkan, birlikte çalışmak için zor bir adamdı ama keyifliydi, yapıcıydı. Onun yaratıcılığıyla benim fikirlerim birleşince güçlü projeler kaçınılmaz oluyordu. Tanışmamız 1984 yılına denk geldi, daha sonraki yıllarda da bağımız hep devam etti.

Erkan Özerman; Corinne Hermes, Dalida, Dany Brillant ve Dario Moreno gibi birçok sanatçıyı İstanbul’a getirmiş, onları halk konserleriyle İstanbullu hayranlarıyla buluşturmuştur. Erkan boş durmayı sevmezdi. 1976’da Fransız – Türk Dostluk Derneği Başkanlığı yapmış, 1979 yılında 1. Uluslararası İstanbul Pop Müzik Festivali Başkanlığı’nı üstlenmiştir. 1989’da Best Model of Turkey ile Best Model of the World Kurucu Başkanı, 2001’de Sportif Salon Dansları Derneği Kurucu Başkanı olmuştur.

Kuzey Kıbrıs’a gelince
Erkan Özerman’ın Kuzey Kıbrıs’taki yeri de çok kıymetlidir. Değerli dostum Erkan, hem Türkiye’den hem de yurt dışından birçok ünlü sanatçıyı Kuzey Kıbrıs’a getirerek hep ilklere imza atmıştır. Bunlar arasında aklıma ilk gelenler Dany Brillant, Enrico Macias ve Corinne Hermes’tir. Tek başaramadığımız Julio Iglesias oldu, o da bizim hatamızdan değil, siyasi baskılardan kaynaklıydı.

Erkanla birlikte bir locada opera izlemek bir başkaydı. Hele ki bir proje bittiği zaman Erkan’ın bir puro yakıp değişik tip giysileri ve de hiç eksik etmediği kırmızı kaşkolü ile oturup sohbet etmesi hakikaten çok keyifliydi. Merit Crystal Cove Oteli’nin kral dairesinde BRTK televizyonu için yaptığımız röportaj sayesinde, onun mükemmeliyetçi tarafını keşfetmek beni çok şaşırtmıştı. Her şey her zaman mükellef olacaktı. Son kitabında benimle ilgili yazdığı bir anı hala hatırımda. Erkan Özerman aramızdan ayrıldı, bir cenaze töreni bile istemedi. Sessiz sedasız Kocaeli’ne gömüldü. İnşallah babasız kalan “Best Model of the World”, eline verdiği yeğeni Almila Özerman tarafından devam ettirilir.

Yeri doldurulamaz bir prodüktör, yeri doldurulamaz bir sanatçı menajeri Erkan’ı her zaman özleyeceğim.

Exit mobile version