Türk edebiyatının en çok okunan ve tanınan yazarlarından bir olan Nermin Bezmen’den aldığı yazarlık eğitimiyle ilk romanını yazarak edebiyat dünyasına adım atan Elif Tan, aşkın insanı dönüştüren, yıpratan ve yeniden ayağa kaldıran yönünü etkileyici bir anlatımla ele alıyor.
Uzun yıllar binicilik sporuyla ilgilenen Elif Tan, yakından tanıdığı bu dünyayı ilk romanı FERAYE ile edebiyata taşıyor. Roman, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; tutkunun, bağımlılığın, kayıpların ve insanın kendi benliğini yeniden inşa etme mücadelesinin izini süren güçlü bir psikolojik anlatı olarak öne çıkıyor.
Geleceği için kurduğu hayaller ile kalbinin peşinden gitmek arasında kalan genç bir kadın… Sevdiği adam uğruna verdiği ödünler, zamanla onu kendi benliğinden uzaklaştırır. İhanetlerin, hayal kırıklıklarının ve derin kayıpların ardından Feraye, yalnızca sevdiği adamı değil, kendisini de kaybettiğini fark eder.
Artık önünde tek bir yol vardır: Kendi enkazının altından yeniden doğabilmek.
Geçmişinden uzaklaşmak için çıktığı yolculuk, aslında kendine doğru attığı ilk adımdır. Yeni insanlar, yeni şehirler ve yeniden bağ kurduğu atlarla örülen bu süreçte Feraye, hayatın en zorlu mücadelesinin insanın kendi içinde verdiği mücadele olduğunu keşfeder.
Psikolojik derinliği, sürprizlerle örülü kurgusu ve güçlü karakterleriyle dikkat çeken FERAYE, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; kaybetmenin, yeniden ayağa kalkmanın ve insanın kendi gücünü keşfetmesinin romanı.
İlk romanıyla dikkat çeken Elif Tan, yeni romanı üzerindeki çalışmalarını sürdürürken, okurlarını gerçek yaşamdan ilham alan etkileyici bir hikâyeyle buluşturmaya hazırlanıyor. Yazar, ikinci romanının ardından FERAYE’nin devamını kaleme almayı da planlıyor.
