ManşetSAĞLIK

Dr. Murat Kaya: Medicana Sağlık Grubu’nun temel mottosu herkes için sağlıktır

Medicana Sağlık Grubu’nun temel mottosu ‘herkes için sağlıktır.’ Bizim SGK kapsamı dışında olan hastanemiz yok.

Yeni yılın ilk sağlık röportajını, Medicana Sağlık Grubu Anlaşmalı Kurumlardan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi ve Medicana Ataşehir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Murat Kaya ile yaptık. Başarılı sağlık yöneticisi Murat Bey, Medicana Ataşehir Hastanesi’ndeki ofisinde sorularımızı cevapladı.

Geçtiğimiz ay 18 Aralık Dünya Sağlık Örgütü Günü’ydü. Bu özel gün ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi nasıl ifade edersiniz?
Bu güzel soruyla başladığınız için teşekkür ederim. Sağlık en temel ihtiyaç, en temel hak. Pandemide gördük ki, sağlık sistemi çökünce ekonomiler etkileniyor, insanların hayata tutunma seviyeleri düşüyor. Dolayısıyla sağlıklı olma hali sadece fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da sağlıklı bireyler olma halidir. Ben de ülkemizde ve dünyada yaşayan tüm insanlar için beden ve ruh sağlığını temenni ediyorum. İnşallah insanlar sağlıklı bir ortamda yaşar.

Murat Bey, sektörde kaçıncı yılınız ve başarılı bir sağlık yöneticisi olarak ilk yıllarınız ile bugünkü sağlık sektörünü nasıl değerlendirirsiniz?
Sağlık sektöründe 27. yılım. Tıp fakültesi eğitim sürecini dahil edersek, 35 yıldır sağlık sektörünün içindeyim. 1989’da tıp fakültesine başladığımda Türkiye’nin o günkü sistemiyle bugünü karşılaştırırsak, sağlık sisteminde çok önemli gelişmeler var. Bugünkü sağlık sistemini dünyayla karşılaştırırsak, günümüzde dünyadaki en iyi sağlık sistemi bizde diyebilirim. Tıpta her anlamda ülkemizde büyük bir gelişme var.

Geçen yıl Ataşehir Hastanesi’nde genel müdürlüğünün yanı sıra Medicana Hastaneleri Anlaşmalı Kurumlardan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak atandınız. Bu görev size ne gibi sorumluluklar yükledi?
Ciddi sorumluluklar yükledi. Günümüz koşullarında insanların cebinden sağlık harcaması yapması giderek azalıyor. İnsanlar, sağlık sigortalarına yöneliyor. Sağlık hizmetleri satın alabilmek için son 5 yıldır Türkiye’de tamamlayıcı sağlık sigortası sistemi çok aktif hale geldi. Bugün kurumlar çalışanlarına sağlık sigortası veriyor. Son yıllarda bunu tamamlayıcı sağlık sigortası üzerinden yaptılar. Yani SGK kapsamındaki bir kişinin, SGK’nın ödemelerinin üzerinde çıkan farkının tamamlanması üzerine kurulu bir sistem. İnsanların cepten sağlık harcaması yapmak istememesi, kurumların, çalışanlarına bunu bir motivasyon aracı olarak kullanması sebebiyle tamamlayıcı sağlık sigortası Türkiye’de çok önemli bir yere geldi. Bugün Türkiye’deki toplam sağlık harcamalarının neredeyse yüzde 50’si kamu ve özel sağlık sigortaları tarafından ödeniyor. “Medicana’nın temel mottosu herkes için sağlıktır.” Bizim SGK kapsamın dışında olan hastanemiz yok. Ülkemizin bütün vatandaşlarına bu minvalde hizmet veriyoruz. Tamamlayıcı sağlık sigortası da bütün hastanelerimizde geçiyor. Son dönemde tamamlayıcı sağlık sigortası ödemelerinin hastanelerimiz içindeki ciro payı artıyor. Bu tabloda, anlaşmalı kurumların yönetimi önemli. Benim geçmişte Türkiye İş Bankası Anadolu Sigorta’da sağlık sigortaları yöneticilik görevim de vardı. Burada 7 yıl görev yaptım. Sağlıkçı olmam, iyi bir hastane yöneticisi olmam sebebiyle, her iki tarafı da çok iyi algıladığım için, bugüne kadar da görev tebliğ edilmeden destek veriyordum. Genel Müdürü olduğum Medicana Ataşehir Hastanesi grubumuzun göz bebeği olan bir hastane. Çok ciddi işlerin yapıldığı, uluslararası akreditasyon kalite sistemlerinde dünyanın en güvenli 5. hastanesi. Seneye dünyanın en iyi 50 hastanesine adayız ve çok büyük ihtimalle dünyanın en iyi 50 hastanesi arasına belki de Türkiye’de ilk kez gireceğiz. Bizim için büyük gurur olacak.

Günümüz Türkiye’siyle Avrupa ve ABD sağlık sektörünü karşılaştırır mısınız?
Türkiye’deki hekim kalitesi, sağlık hizmetleri kalitesi, nitelik ve nicelik olarak dünyanın en iyisi. Nedir bizi en iyi hale getiren, Türkiye’de yetişen hekimler çok meşakkatli yollardan geçerek, çok fazla deneyimle mezun oluyorlar. Pandemide de bunu gördük. Bütün dünya çöktü, Türkiye’de sistem tıkır tıkır ilerledi. Bunun sebebi, Türk hekimlerinin zorlu şartlarda hizmet vermeye alışkın olması. Bu ülkenin insanı çalışkan. Bugün Avrupa’da Yunanistan’a, Hollanda’ya, Almanya’ya gidin, sistemde hekimlerin çalışma süreleri, hekimlerin hastalara hizmet verme süreçleri, Türkiye’deki sistemin çok altında bir hızda ilerliyor. Mesela ABD’de bir tomogrofi çektirme süreniz en az 2 ay. Biz İngiltere’de de hastane açtık. Orada da SGK benzeri bir sistem var. Bu sistem üzerinden sizin göğüs cerrahisi, kardiyoloji, pediatrik alerji gibi yan dal alanlarına ulaşma süreniz en az 6 ay. Bu ülkenin insanları sağlık sistemi anlamında çok şanslı. Çünkü kurulan sistemde, bir kişinin henüz sevk sistemi çalışmayan uzmanlıklara hızlı şekilde ulaşabiliyorlar. Bugün bir beyin cerrahı sizden MR istediğinde maksimum 2 gün içinde çekiliyor. ABD ya da Avrupa’da bu süre en düşük 2 haftadır. Sağlık sistemindeki nitelik, nicelik ve hız anlamında dünyanın en iyi sistemine sahibiz. Türkiye’de insanların hızlı sağlık sisteminden hizmet alması da dünyaya örnek. Dünyadaki birçok insan hastalık anlamında Türkiye’yi tercih ediyor.

Giderek artan sağlık turizminin sebeplerinden birisi biraz önce anlattıklarınız mı? Siz sağlık turizminde hangi dallarda aktifsiniz?
Türkiye’deki sağlık sisteminin tercih edilmesinin sebebi sadece tıbbi kalitemiz ve hekim kalitemizin yüksek olması değil, aynı zamanda fiyat olarak uygun olması. ABD’deki kalp cerrahisiyle Türkiye’deki kalp cerrahisi arasında 10 kat fark var. Hizmet kalitesi ve hızımız da çok yüksek. Hastanelerimizin otelcilik hizmetindeki teknik altyapı çok yüksek. Bugün Türkiye’deki hastanelerin birçoğu, değme otel zincirlerinden daha iyi otelcilik ve lojistik hizmeti sunuyor. Tedavi için kullandığımız alet, ekipman ve tıbbi malzemelere bakınca, dünyanın sayılı markalarını en iyi şartlarda, en iyi binalarda, en iyi teknik altyapıyla sunuyoruz. Türkiye’nin sağlık turizminde önü çok açık.

Gelişmeleri yakından takip edip uygulayan bir ülkeyiz. Robotik cerrahiyle birlikte yapay zeka tıp camiasına da girdi. Sizin yapay zeka hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Yapay zeka, tıp alanında ciddi bir rol alıyor. Mesela radyolojide yapay zekanın, raporu hatasız okuma oranı neredeyse yüzde 90’ın üzerinde. Bu size hız kazandırıyor. Ama yapay zekanın tıptaki uygulamalarına mesafeli davranın. Tıp bilimi bir ustadan el alma, hissetme, deneyim, tecrübe gerektiriyor. Hastaya dokunmak, izlemek, dinlemek gerekiyor. Yapay zekanın bu gibi özellikleri yok. Ama biz özelliklerinin olduğu alanlarda kullanmak istiyoruz. Mesela robotik cerrahiyle bugün dünyanın herhangi bir yerindeki hastayı, hastanın yanında olmadan ameliyat edebiliriz. Cerrahlarımız bir konsolun başında, hastanın yanındaymış gibi başka ülkedeki birini ameliyat edebilir. Ama bu uygulamaların ne kadarının hayata geçeceği bir soru. Özellikle süreç yönetimi, hasta güvenliği, çalışan güvenliği, bina güvenliği konularında yapay zekadan destek alıyoruz. Radyoloji konularında destek alıyoruz. İnsanın olduğu bir ortamda, yine insan faktörünün içinde olduğu bir sistemde çalışması gerektiğini ve çalıştığını düşünebiliyoruz.

2026 için duygu ve düşünceleriniz neler?
Herkese 2026 yılında sağlık ve barış diliyorum. Barışın ve sağlığın olmadığı ortamda ekonomi çarkları dönemez. Benim dileyebileceğim en güzel şey, barış, sağlık, huzur ve mutluluk. 2026’da bütün dünyada ve ülkemizde dertlerin sonlanmasını diliyorum, hastalarımıza da acil şifalar diliyorum. Bu ülkenin insanları bütün güzellikleri hak ediyor.

Pandemi döneminde bizlere hizmet veren ama bu uğurda hayatlarını kaybeden sağlık çalışanlarımız var. Onların emeklerinin karşılığı hiçbir şekilde ödenemez. Hekimlik, hobisi mesleği olan bir iş. Parayla yapılacak bir iş değil. Hiçbir para 12 saat boyunca bir hastanın başında onu hayata döndürmek için uğraştırmaz. Hiçbir para, pandemi gibi ölüm riski yüksek olan bir ortamda virüslerin içine girip mücadele ettirmez. Birçok arkadaşımı kaybettim pandemi döneminde. Mekanları cennet olsun, haklarını helal etsinler. Allah gani gani rahmet eylesin.

İlgili Mesajlar

1 of 2.303