SAĞLIK

Doç. Dr. Bahar Temur: Varisi Ciddiye Almanın Tam Zamanı

Varis, toplardamarların (venlerin) genişlemesi, kıvrımlı hale gelmesi ve fonksiyonlarını tam olarak yerine getirememesi sonucu bacaklarda oluşan bir damar hastalığıdır. Toplardamarlarda kanın kalbe doğru taşınmasını sağlayan kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar hasar gördüğünde veya zayıfladığında, kan yukarıya yani kalbe gitmek yerine yerçekiminin etkisiyle aşağıya doğru yönlenir (reflü) ve bacaklarda birikir. Bu birikim, damar duvarlarında basınç artışına yol açar. Zamanla damarlar genişler, bükülür ve cilt altında görünür hale gelir.

Varis oluşumunda en önemli risk faktörleri arasında genetik yatkınlık, kadın cinsiyet, uzun süre ayakta kalmak, hareketsizlik, gebelik, aşırı kilo, yaşlanmak, hormonal değişiklikler (özellikle kadınlarda) ve geçirilmiş venöz trombüs (pıhtı) öyküsü sayılabilir.

Varisin Semptomları Nelerdir?

Varis, özellikle gün sonunda artan belirtilerle kendini gösterebilir.
– Bacaklarda ağrı
– Ağırlık hissi
– Ödem (şişlik), özellikle ayak bileği çevresinde
– Kaşıntı, yanma hissi
– Özellikle gece gelen kramplar
– Ciltte renk değişikliği, kuruluk
– Gözle görülür kıvrımlı, yeşil-mavi damarlar
– (İleri vakalarda) Ciltte yaralar (venöz ülser) ve deri kalınlaşması

Bu tarz şikayetleri olan kişilerin kalp ve damar cerrahisi uzmanına muayene olması gerekir. Varis tanısı genellikle fizik muayene ile başlar. Ayakta yapılan muayenede genişlemiş damarlar, cilt değişiklikleri ve varsa ödem gözle görülebilir. Tanının netleşmesi ve altta yatan damar problemlerinin değerlendirilmesi için en sık kullanılan yöntem venöz doppler ultrasonografidir. Bu tetkik, damar içindeki kan akımını ve kapakçıkların durumunu gösterir. Reflü (geri kaçış) olup olmadığı saptanır.

Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Varis tedavisi hastalığın derecesine, semptomlara ve hastanın beklentilerine göre planlanır.

1) Yaşam tarzı değişiklikleri (Erken evre)

• Uzun süre ayakta durmaktan kaçınmak
• Uzun süre oturur vaziyette olmaktan kaçınmak
• Düzenli yürüyüş ve egzersiz
• Bacakları yukarı kaldırarak dinlenmek
• Aşırı kilo varsa zayıflamak
• Uzun süreler boyunca topuklu ayakkabı giymemek
• Güneşlenmemek

Bu gibi yaşam tarzı değişiklikleri varis semptomlarının azalmasını sağlar.

2) Medikal tedavi
• Varis çorapları: Özel basınçlı çoraplardır. Kanın aşağıdan yukarıya doğru hareketini kolaylaştırır, şikayetleri azaltır.
• Venotonik ilaçlar: Damar duvarını güçlendirmeye yardımcı olabilir, şikayetleri azaltır.

3) Skleroterapi
Cilt üzerindeki küçük veya örümcek ağı şeklinde görülen ince damarların tedavisi için uygulanan, en popüler tedavi yöntemidir. İğne ile içine ilaç enjekte edilerek damar kapatılır. İlaç sıvı veya köpük şeklinde enjekte edilebilir.

4) Transkutan Radyofrekans (RF) iğne ablasyon veya lazer ablasyon
Çok ince iğnelerle damarları ısı enerjisi verilerek yok etme işlemleridir. Skleroterapi ile yok olmayan çok küçük damarlar için uygulanabilir.

5) Cerrahi yöntemler
– Miniflebektomi: 1-2 mm’lik kesilerle cilt üzerinden dışarıya doğru kıvrımlanan damarlar çıkartılır ve bağlanır.
– Lazer veya radyofrekans ile endovenöz ablasyon: Reflüye sebep olan genişlemiş ana yüzeyel toplardamarların ısı enerjisi ile içerden kapatılması işlemidir. Lokal veya genel anestezi ile yapılabilir.
– Glue (yapıştırıcı ile) ablasyon: Isı enerjisi yerine yapıştırıcı kullanılarak damarların kapatılması işlemidir.

Ablasyon yöntemleri cilt üzerinde kesi gerektirmeden iğne deliğinden damarın içine girilerek uygulanır. İşlem yapılan bacaklarda ağrı, kanama, morarma gibi yan etkiler son derece azdır. Hastalar ameliyat sonrası aynı gün ayağa kalkabilir ve ertesi gün normal hayatına dönebilir.

Sonuç olarak, varis hem estetik hem de sağlık açısından dikkate alınması gereken bir damar hastalığıdır. Erken tanı ve uygun tedaviyle semptomlar azaltılabilir, ilerleme engellenebilir. Özellikle ayakta uzun süre çalışan kişilerin, risk faktörlerini bilerek önlem alması önemlidir.

İlgili Mesajlar

1 of 153