Türk Sineması’nın efsane ismi Hülya Koçyiğit, TRT 2 ekranlarında yayınlanan “Film Gibi Hayatlar” programında sinemamızın değerlerini ağırlamaya devam ediyor. Koçyiğit’in bu haftaki konuğu Yeşilçam’a damga vuran isimlerden biri Tamer Yiğit oldu. Yiğit’in, rol aldığı avantür filmlerden kalan anılarını anlattığı bölümler izleyicileri güldü geçirdi.
Ekonomik zorluklarla geçen bir çocukluğu olduğunu anlatan Tamer Yiğit, sinemayla ilk tanışmasını “Ses Dergisi’ne oyuncu olmak için değil, para kazanmak için başvurmuştum. 19 yaşında yurttaki arkadaşlarımdan ödünç aldığım kıyafetlerle, fotoğrafsız başvurmaya gitmiştim. Kazanır parayı alır dönerim diye düşünmüştüm, bırakmadılar, iyi ki de bırakmamışlar” diyerek anlattı.
Romantik filmlerden avantür filmlere geçişini Dört Yapraklı Yonca diye anılan Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Fatma Girik’in yükselişine bağlayan Tamer Yiğit, Koçyiğit’e “Siz o kadar iyiydiniz ki, yapımcılar kadın başrollerle film istediler, biz kendimize farklı filmler aradık” dedi.
“Efe filmi çektim tutmadı, Zorro’yu çektim rekor kırdı” diyen Tamer Yiğit, avantür filmlerdeki anılarıyla da izleyicilere keyifli anlar yaşattı. Yiğit’in anlattığı anılarından biriyse şöyle “Sette bembeyaz bir at var ilk gün çekim yaptık, ikinci gün devamlılığı var atın ama sahibi almış atı gitmiş. Beyaz at bulamıyoruz, siyah atı boya ile beyaza boyamıştık, çekimlere başladık, bir yağmur yağdı bütün boya aktı, at tekrar siyaha döndü tabii ortalık karıştı” dedi.
Avantür filmlerde çok defa ölümden döndüğünü belirten Tamer Yiğit, Koçyiğit’in neden dublör kullanmadın sorusuna ise “Dublöre bir şey olursa vebalini kaldıramazdım, bunun için de kendim oynadım o sahneleri” dedi.
Yiğit’in Koçyiğit’in sorularını tüm içtenliğiyle cevapladığı “Film Gibi Hayatlar” sımsıcak bir programla daha evlere konuk oldu. Türk Sineması’nın hazinelerinin ağırlanmaya devam edildiği, Hülya Koçyiğit’in sunumuyla “Film Gibi Hayatlar” her Pazar saat 12.00’de TRT2’de.













