Kasım sayımız çıktı! 


Dergimizin 137. sayısı 1 Kasım'dan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Moda… Benim güzel anavatanım

Reha Arar


Moda… Benim güzel anavatanım

Moda ile ilgili yazı yazmak, benim için hep keyifli olmuştur. Geçtiğimiz yıllarda üyesi olduğum Moda Deniz Kulübü’nde Moda yaşam kültürüyle ilgili verdiğim konferanstaki heyecanımı hiç unutamıyorum. Moda semti, tarihi boyunca kültürün, sanatın, şıklığın ve İstanbullularla kucak kucağa olmanın çok değişik bir ruhunu yaşamıştır. Çocukluğumun ve gençliğimin ilk bölümünün geçtiği Kadıköy’de Rıza Paşa Sokağı’nda oturduğumuz apartmanımızın sahibi Sobacı Onnik idi. Bakkalımız Foti bugün gibi gözümün önündedir. Evimizde bir tesisat arızası olduğu zaman, evinin kapısının altından adres attığımız neşeli karakter Artin’i inanın ki unutamıyorum... 


Önce Moda İlkokulu, arkasından Saint Joseph, Moda ile ilişkilerimin devamıdır. Bunları sizinle paylaşmamın sebebi annemin ve babamın yanında Moda Deniz Kulübü’ne gidene kadarki günlerimi anlatmaktı. O dönemde bölgenin iki tane sosyal merkezi vardı: Moda Deniz Kulübü ve Lozan Kulübü... 

Sosyal toplantılar genellikle buralarda yapılırdı. Bu iki kulübün en önemli vasfı, her hafta bilim, sanat ve devlet insanlarıyla konferanslar düzenlemeleriydi. Kayıkhane’yle ilgili kısma geçmeden önce, Moda’nın belli başlı önemli karakterlerinden de birkaç satırla bahsedeceğim. İskelenin yanı başındaki Koço, Alman Misafirhanesi, Moda Çocuk Parkı ve çay bahçesi, sandal kiralayan adını hatırlayamadığım Malatyalı esmer ve iri yarı ‘ağabey’ hep hafızalarda kalan yerler ve simalardır. Zaman içinde Moda Deniz Kulübü’nün eski binası (şimdiki Kayıkhane) yetersiz kalınca, kulüp, inşa ettirdiği daha büyük ve daha organize bir tesise geçti. Kulübün eski binası da anılarıyla, hatıralarıyla ve de Büyük Atatürk’ün ziyaretleriyle tarihin tozlu sayfalarındaki yerini aldı. Bugün bu binanın yiyecek-içecek ve de eğlence sektörüne hizmet veriyor olması beni mutlu etmektedir.

Şimdilerde Gardens of Garbo adında dünya lezzetleri sunan bir restoran ve Ege kıyılarının sevilen içkili lokanta konseptini taşıyan Paslı Pelikan burada hizmet veriyor. Her ikisi de ciddi anlamda Modalıların, Kadıköylülerin ve de İstanbulluların tercih ettiği mekanlar olmuşlar.


Zengin ve iddialı mönü: Gardens of Garbo

Moda’nın nostaljik iskelesine karşı yer alan ve mönü bakımından çok zengin olan Gardens of Garbo’da; peynir çeşitleri, salatalar, pizzalar, makarnalar, tacolar, burgerler yani her zevke uygun, her damak tadına hitap eden bir yemek bulmak mümkün. 

İçecekleri arasında imza kokteyller dikkat çekiyor. Tadı ve görüntüsüyle hem damağınıza hem de gözünüze hitap ediyor. Tatlı konusunda iddiasını konuşturan mekanda ayrıca hoşuma giden bir husus da kahvaltısıyla başlayan servisin geç saatlere kadar devam ediyor olması. Mekanın bu bölümünün başında İhsan Abakay var. Zaten yemekseverler onu tanırlar. 

Dinlendirici ve leziz tatlar: Paslı Pelikan

Fonunda çalan müzikleriyle bu şirin mekan, dinlendirici ve Moda’ya uygun. Aslında burada insan kendini Foça’nın, Urla’nın, Cunda’nın sevimli bir yeme-içme ünitesindeki gibi hissediyor. 

Mezeler arasında yer alan mevsimine göre çeşitli ot tabakları, avokadolu karides, Girit ezme sadece birkaç misal... Ara sıcaklara gelince kafamız biraz karıştı seçim yapmak için. Ahtapot ızgaradan başlayıp, balık külbastı ve Uzak Doğu’nun hoş bir tadı olan tempura da menüde mevcut. Bunların yanı sıra kuzu kokoreç, yaprak ciğer, saganaki peynir gibi başka alternatifler de var. 

Son derece klasik bir çizginin izlendiği ana yemeklerde balıklardan somon ızgarayı, etlerden ise lokumu tercih edebilirsiniz. Tatlılarda fırın helva hakikaten başarılı; her haliyle evde taze taze yapılmış bir tat taşıyan sarma baklava da etkileyici. Paslı Pelikanın mutfağında Ege meze ve yemek kültürü konusunda uzman olan Hasan Kızılateş var. Ciddi anlamda bir başarıyla müdavim kitlesini yakalamış... 


Konserler ve müzik etkinlikleri de tesiste yapılıyor. Moda… Benim güzel anavatanım... 

1 Temmuzlarda yapılan kürek yarışlarını, Ata’mızın Savarona yatının Moda Koyu’nda demirlemesini ve eski Modalıları özlüyorum diyerek noktayı koyalım.




10285
11