Şubat sayımız çıktı! 


Dergimizin 164. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Medicana Çamlıca Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gizem Akça Şensoy kadın sağlığı ile önemli bilgiler verdi

03.01.2023

Medicana Çamlıca Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gizem Akça Şensoy kadın sağlığı dendiğinde çoğumuzun aklına üreme sağlığı ya da cinsel sağlık geldiğini bunlar doğru olsa da yeterli olmadığını vurguladı.  


Kadın sağlığı, bir kadının yaşam boyunca fiziksel, ruhsal, sosyal ve bedensel sağlıklı olma halini etkileyenlerin gereksinimlerin tümünü kapsamaktadır. Aile ve toplumdan kaynaklanan psiko-sosyal etkenler, sağlık hizmetlerinin kalitesi, toplumsal cinsiyet, kadının bireysel sağlık durumu, doğurganlık davranışı, eğitimi ve istihdamı gibi pek çok faktör kadın sağlığını etkilemektedir. Kadın sağlığının yalnızca üreme sağlığı ve aile planlaması olarak değil, doğumdan ölüme kadar kadının yaşamının bir bütün olarak ele alınması gerekmektedir. Peki kadın sağlığını hangi dönemlere ayırırız? Bu dönemlerde nelere dikkat etmeli, hangi kontrolleri yaptırmalıyız? Kadın sağlığında en yaygın rahatsızlıklar nelerdir? Gelin hepsine kısaca değinelim. 


Kadın sağlığını hangi dönemlerde, nasıl ele alırız? Bu dönemlerde nelere dikkat etmeli, hangi kontrolleri yaptırmalı? 


Ergenlikten itibaren 10'lu yaşlar: Cinsiyet özelliklerimizin ortaya çıkıp, hızlıca geliştiği bu dönemdeki gençler, vücutlarında olan bitenle ilgili bilgiye muhtaçtır. İkincil cinsiyet karakterleri dediğimiz meme gelişimi, tüylenme, pelvisin gelişmesi, adet görme bu dönemde olur. Gençlerde birbirine tıpatıp benzer şekilde ilerlemeyebilir bu süreç. Yalnızca böylesi bilgilendirme görüşmeleri ve danışmanlık için aile hekimi, çocuk sağlığı hekimi veya jinekoloğa başvurulabilir. Adet döngüsü zamanla düzene oturur, bu nedenle ergenlik dönemi ve çevresinde belli çerçevede düzensiz adet görme doğaldır, fakat tıbbi değerlendirme faydalı olabilir. Bu yaşlarda hayati öneme sahip bir konu HPV aşısıdır. HPV(Human Paoilloma Virüsü) cinsel yolla bulaşan, toplumda sık görülen ve rahim ağzı kanserine sebep olan virüstür. Virüse karşı oluşturulan aşıların, bilimsel çalışmalar ışığında hayatın hemen tüm evrelerinde etkinliği gösterilmiş olmakla beraber; cinsel hayat başlamadan önce uygulanması halinde yüksek etkinlik gösterdiği bilinmektedir. Erken yaşlarda yapılan HPV aşısı hayat kurtarır. İmkan el verdiğince egzersizi yaşama katmak ve güneş ışığına maruz kalmak, büyümenin sürdüğü bu dönemde kas iskelet sisteminin sağlıklı gelişmesi açısından kritik önem taşır. Cinselliğin bilimsel olarak tanınması, hastalıklardan ve istenmeyen gebelikten korunmanın öğrenilmesi açısından sağlık personelinden destek almak, gencin önündeki uzun yaşamında eşsiz bir rehber olacaktır.


20’li yaşlar: Bu dönem bedenin hem genç dinamikliğini sürdürdüğü, hem de ergenlik döneminin hızlı dönüşümünün verdiği huzursuzluğun azaldığı bir dönemdir. İkincil cinsiyet karakterleri değişimi süreci tamamlanmıştır. Menstrual siklus (aylık adet döngüsü) ve hormonal döngü düzene oturur. Bu dönemde yıllık kontrol amacıyla jinekoloğa görünmek kıymetlidir. Cinsel hayatın fiziksel ve bilişsel doğası ve cinsellikte korunmak hakkında bilgi almak amacıyla jinekoloğa başvurulabilir. Bu dönemde en önemli sağlık konularından biri rahim ağzı kanseri tarama testidir. Cinsel olarak aktif bir kadınsanız, 25 yaşına gelmeden önce smear testi yaptırmalısınız. Rahim ağzında riskli hücre değişimini erken dönemde yakalayan ve kolay uygulanan bir testtir. Kemik gelişimi 20’li yaşların ortasına kadar devam eder. 



30 lu yaşlar: Düzenli yıllık sağlık kontrolleri 30 yaşından sonra daha da önem kazanır. Smear testine (rahim ağzı kanser taraması) ek olarak, rahim ağzından HPV taraması yapılır. HPV her yaşta kadında görülebilir fakat bu yaşlardan itibaren rahim ağzında hücre değişimleri açısından daha riskli olur. Yıllık jinekolojik muayene yapmak bu yaşlarda görülme sıklığı artan yumurtalık kistleri ve rahim kitlelerini yakalamak için gereklidir. Gebelik planlayan kişilerin önden değerlendirilmesi gebeliğin sağlıklı geçmesine yardımcı olur. Günümüzde çok kadının ilk kez anne olma yaşı 30’lu yaşların üzerine çıktı. 35 yaş ve üzerinde gebelik açısından bazı riskler ortaya çıkar. Anneler gebelikte yüksek tansiyon, şeker hastalığı vs. açısından risk altında olabilir. 35 yaş ve üzerinde olan ve henüz gebelik planlamayan fakat ileriki dönemde düşünecek olan kadınların doğurganlık açısından jinekologlarıyla görüşmeleri ve bireysel değerlendirilmeleri önem kazanır.Bu yaşlarda aylık olarak kendi kendine yapılan elle meme muayenesi önemlidir. Şüpheli kitle ya da ağrı gibi durumlarda mutlaka doktora başvurulmalı. 35 yaş üzerinde ultrason ile mamografi ile klinik meme muayenesi yapılır.  Küçük inisiyatiflerle de olsa sürdürebileceğimiz türde hareketi yaşamımızda tutmanın hem duygusal hem fiziksel katkıları olur. 


40’lı yaşlar: 40 yaş ve ilerisindeki yaşamımızda vücudun ihtiyaçlarına kulak vererek beslenmek bir kat daha önem kazanır, zira bu yaşlarımızdan itibaren hormon dengemiz değişmeye başlar ve kansızlık, vitamin eksikliği, obezite, kemik erimesi, şeker hastalığı, yüksek tansiyon vb. rahatsızlıklara daha yatkın oluruz. Egzersiz de bu hastalıklara yakalanmamamız için çoğu ilaçtan çok daha etkilidir. Yıllık jinekolog kontrolü ve kotestin (smear testi+HPV tarama testi)  yanında 40 yaşından itibaren mammografi ve gerekirse meme ultrasonu kontrolü yaptırmak gerekir. Bu yaşlarda geçirilen gebelik dönemleri, doğum, kilo artışına bağlı olarak pelvik tabanın zayıflaması ve idrar kaçırma ve pelvik organlarda sarkma oluşabilir. Kadınlarda idrar kaçırma toplumda sık görülür ve kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Tedavisi mümkün olan bu rahatsızlığı yaşıyorsanız, hekiminize başvurmalısınız. 40’lı yaşlarda adet düzensizliği, kasık ağrısı, karında şişkinlik hissi, sonradan ortaya çıkan adet sancıları gibi durumlarda mutlaka hekime başvurmak gerekir. 40’lı yaşlarda hamile kalmayı planlıyorsanız, muhakkak gebelik öncesi kontrollerden geçmelisiniz. 40'lı yaşların sonlarına doğru, menopoz süreci başlayabilir. Adetler sıklaşabilir veya araları açılıp kısalabilir. Böylesi belirtiler ortaya çıktığında jinekolog kontrolü olmak, süreci sağlıklı yürütmek ve belki bu süreci bir miktar ertelemek gerekliliğini tespit etmeye yarar ve gereklidir. 50’li yaşlar ve sonrası: Menopoz süreci ile birlikte, yıllık jinekolojik kontroller, smear ve HPV tarama testi ve mammografi ile birlikte kemik yoğunluğu ölçümü kontrolü gereksinimi doğar. Vücuttaki östrojen ve bazı diğer hormonlardaki değişim ile kemik sağlığı etkilenebilir. Kemik erimesini erken tanımak ve gerekirse tedavi etmek gerekir. Diğer sistemlerin rutin kontrolleri daha da önem kazanır. Menopoz sonrası vajinal kanama istenmeyen bir olgudur ve acilen jinekoloğa başvurulmalıdır. Kasık ağrısı, şişkinlik, sarkmalar, idrar kaçırma, vajinal akıntı halinde yine hekime başvurulmalıdır. Cinsel yaşam gebelik kaygısının olmayışı ve belki yaşam kaygıları azaldığı için daha etkin şekilde sürer.  


50'li yaşlar ve sonrasında hormonal dönüşüm rayına oturmuştur ve yaşamla ilgili sorumluluklar ve kaygılar dengelenmiş olabilir. Hareketli bir yaşamı benimsemek, sevdiklerimizle uzun bir yaşam için hala büyük önem taşır.


Kadınlarda Rutin Kontrollerin Önemi 


Kadınların düzenli olarak jinekolojik muayeneden geçmeleri önemli. Rutin kontroller ile kanserden kısırlığa kadar götürebilen diğer sağlık sorunları erken teşhis edilebilir. Kadınlarda görülen birçok hastalık belirti vermeden ilerleyebildiği için tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Oysa rutin kontroller sayesinde bu sorunlar fazla büyümeden çok daha kolay yöntemlerle önlenebilir. 15-45 yaş arasındaki dönemde olduğu kadar menopoz sonrasında da bazı kontrollerin ihmal edilmemesi gerekir. 


Smear testini ihmal etmeyin

Rutin kontrol denince akla ilk gelen, rahim ağzındaki hücrelerde herhangi bir değişiklik olup olmadığının görülmesini sağlayan pap smear testidir. Rahim ağzı bölgesindeki hücreler sürekli aktivite ve çoğalma içinde olur ve burada değişik yapıda hücreler bulunur. Aktif değişikliklerin sürekli yaşandığı bu bölge, anormal gelişimlere de açık hale gelir. Rahim ağzındaki değişiklikler özellikle 30’lu ve 40’lı yaşlardaki kadınlar için önem taşır. Cinsel yolla bulaşan virüsler, rahim ağzındaki hücrelere yerleşerek bu hücrelerde kansere kadar gidebilen değişikliklere yol açabilir. Dünya genelinde cinsel yaşamı olan kadın ve erkeklerde en fazla bulaşan virüs olan HPV, cinsel yaşamı olan her iki kişiden birinde görülebilir. Hastalık, bu virüsü aldıktan yıllar sonra ortaya çıkabilir. Bu virüsle yaşayan kadınlar tamamen sağlıklı hissederler, bazen 5-10 yıl hiçbir belirti vermeyebilir. Hastalık, kanser aşamasına gelene kadar sessiz, hiçbir belirti vermeden seyreder. Rutin kontrolün önemi burada ortaya çıkar. Smear testi ile bu değişim ortaya konmuşsa, LEEP Yöntemi ile değişim geçiren hücreler yüzeysel olarak alınır. Böylece kansere giden süreç durdurulur. Smear testinin ilerleyen yaşlarda da yapılması gerekir. Kadınların, cinsel hayatlarının olmaması bu hastalığa yakalanmayacakları anlamına gelmez.


Miyom ve kistleri kontrol ettirin 

Kadın hastalıkları açısından önem taşıyan ve kontrol edilmesi gereken diğer noktalar da miyomlar ve kistler. Miyomlar genellikle rahim bölgesinde oluşup iyi huylu olurken; kistler, yumurtalıklarda görülür ve tehlikeli olabilir. Yumurtalık kanserinin türü, kadının yaşına göre değişebilir. Bu hastalığın da erken dönemde hiçbir belirtisi bulunmaz. Ancak karın içine yayılmaya başladığında fark edilebilir. 


Düzensiz kanamaları önemseyin 

Menopoz sonrası en sık rastlanan kanser türü ise rahim içi kanseridir. Hastalık erken dönemde kanama ile belirti verir. Bu nedenle menopoz sonrası en ufak bir kanama dahi ihmal edilmemeli ve hekime başvurulmalı. Bu kanser, en iyi tedavi edilebilen kanserdir. Kişi gecikmezse, erken dönemde hekime giderse basit bir rahim ameliyatı ile hayatı kurtulur. 


Bu kanserler adet dışı kanamaya neden olur 

30-40’lı yaşlardaki kadınların adet dışı kanamalara dikkat etmesi gerekir. Genellikle adet kanamalarının fazla olması iyi huylu, adet dışı kanamaların olması ise kötü huylu nedenlere bağlı olabilir. Çünkü rahim, yumurtalık ve rahim ağzı kanserleri, adet dışında da kanamaya neden olabilir.


Spiral varsa…. 

Doğum kontrol yöntemi olarak yerleştirilen rahim içi araçların (spiral) yılda bir kez kontrol edilmesi gerekir. Uzun süre kalan rahim içi araçlar iltihaplanmaya neden olur. Bazen de yeri değiştiği için gebelik meydana gelebilir.


İdrar yolu enfeksiyonu gelişebilir 

Kadınlar anatomik yapı olarak idrar yolu enfeksiyonlarına açık olduğu için iyi tedavi edilmeyen bu hastalığın kronik hale gelmesi çok ciddi sıkıntılara yol açabilir.


Akıntının rengi önemli 

Kadınların vajinal enfeksiyonlara karşı da dikkatli olması gerekir. Bazen, vajinal enfeksiyonlar çok aktif belirti vermez. Hafif bir akıntı olabilir. Kadınlar bunu geçiştirir. Ancak klamidya adı verilen bu enfeksiyonlar kadınların tüplerine zarar verdiği için kısırlık nedenlerinden biri olabilir. O nedenle beyaz, kokusuz, renksiz akıntılar hariç her akıntının dikkate alınması ve tedavisi için hekime başvurulması gerekir.


Aşırı kanamaları ciddiye alın 

Kadınların günlük yaşam kalitesini etkileyen durumların başında aşırı adet kanamaları gelir. Aşırı kanamanın, kadınlardaki kansızlığın da en önemli nedenlerinden biri olduğu bilinir. Sorunun çözümü için aşırı kanama nedeninin bulunması ve ortadan kaldırılması yeterli olur.


16