Kasım sayımız çıktı! 


Dergimizin 161. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Karataş Şirketler Grubu Y.K.Başkanı Sedat Hakan Karataş, nakliye ve taşıma sektörünün geldiği noktayı ve verdikleri hizmetleri Quality'e anlattı

31.10.2022

Artan e ticaret nedeniyle gelen talep bizi mikro taşımacılığa yönlendirdi. Expres Dağıtım firmamız ile Aras Kargo, Sürat Kargo ve HepsiBurada gibi birçok şirketin çözüm ortağı olarak hizmet veriyoruz 



Almanya’da eğitime başlayıp, babanız ve diğer aile üyeleri ile birlikte Türkiye’ye gelirken büyük bir trajedi yaşamışsınız anlatmak ister misiniz?

Ben Almanya’da büyüdüm. 1977’de bir bayram arifesinde, Türkiye’ye girerken büyük bir trafik kazası geçirmişiz. Arabada o sırada 9 kişi var, babam ve kardeşim de olmak üzere… Hepsi vefat etmiş, ben mucizevi bir şekilde arabadan fırlayıp kurtulmuşum. Bir süre komada kaldığımı söylüyorlar, sonrasında uyanmışım. Bu sebeple manevi yönüm ve inancım bir hayli kuvvetli, kolay kolay umudumu yitirmiyorum diyebilirim. Sultanahmet Ticaret Lisesi’yle başlayan eğitim hayatımı, Marmara Üniversitesi, sonra Trakya Üniversitesi ile bitirdim. 




Karataş Nakliyat ne zaman ve nasıl kuruldu?

Karataş Nakliyat 1991 yılında kuruldu. 1995 yılında ilk kargoculuk anlamında bir şirket girişimi olarak STF Kargo’yu kurdum, 1997 yılında Karataş Turizm, devamında da Karataş Lojistik geldi. Tabii hız kesmeden böyle devam edince, işler yoğunlaştı ve ben zaman ayıramamaya başladım. Bu sebeple bazılarını devrettim, ama Karataş Nakliyat’ı bir segment yukarı çıkararak, işleri büyüttüm. Arkasından ithalat ve ihracat işine girdim, işleri büyüterek ihaleli kısmıyla firmamızı ciddi bir boyuta getirdim diyebilirim. Şuanda da yıllık 15-20 milyon dolarlık bir bütçeyi yöneten bir şirket. Yine, yıllık yaklaşık 25 bin civarında araç sevki ile Aras Kargo, Sürat Kargo ve HepsiBurada gibi sektörde adını duyurmuş birçok şirket ile çözüm ortaklığı yapıyoruz.


Bugün geldiğimiz noktada hangi sektörlerde kaç şirket ile faaliyet gösteriyorsunuz?

Ana işimiz Karataş Nakliyat ile şehirlerarası taşımacılık. Ancak yaşadığımız Pandemi sürecinde, e-ticaret arttığı için mikro dağıtıma girdik. Özetle ufak arabalarla şehir içi e-dağıtım için Express Dağıtım adı altında bir firma kurdum. Yaklaşık 50 arabalık bir portföyümüz var ve Türkiye’nin önde gelen e-ticaret firmalarıyla çözüm ortaklığı yapıyoruz. 2023’de bu sayıları yukarı çekmek en büyük hedefimiz.




Bu arada Yurtiçi Nakliyeciler ve Komisyoncular Derneği kurucusu ve Başkanısınız. Bu derneği kurmaktaki amacınız neydi, derneğinizin kaç üyesi var ve bu konuda neler söylersiniz?  

Yurtiçi Nakliyeciler ve Komisyoncular Derneği’nin oluşmasına sebep olan şuydu; şirketimizde yenilik yapmış olsam da sektördeki bakirliği ve sıkıntılara genel anlamda bir çözüm getirilmemesiydi. Bu yüzden sektörel değişimlere girilmesi şarttı. Öncülük yaptığım ve kurucu başkanı olduğum derneğimiz, 08 Şubat 2017 tarihinde kuruldu. İçinde bulunduğumuz sektörü sorunlarına sahip olduğumuz tecrübeleri paylaşarak birlikte çözüm üretmek üzere kuruldu. Halen Kurucu Başkan olarak görev yapıyorum. 

Bunların başında bir sigorta meselesi var; mesleki mesuliyet –ki bu zorunluydu, bunu geliştirdik ve seferlik poliçe diye bir poliçe yaptık. Birçok deneyimli sigortacıyla bir araya geldik, onların görüşlerini aldık. İstişareler sonucu taslak poliçeler çıktı. Hem mesleki mesuliyet anlamında, hem de seferlik poliçe dediğimiz bir poliçe çıkardık. Belge sahibi bütün nakliyecileri bünyemizde toplayıp, onların hakkını aramaya, sektörde elini taşın altına koymaya yardımcı olduk diyelim. Yaklaşık 300’ü aşkın üyemiz var, ileride de 1000’i aşkın bir üyeyle lobi sahibi olmak ve devletimize sektörel sorunlarımızı anlatabilmek hedefimiz.


Kızlarınız da şirkette sizinle çalışıyor, merak ediyorum kuşak çatışması yaşanıyor mu? Çözümü nasıl buluyorsunuz?

İki kızım var, ikisi de birbirinden çok farklı. Bu sebeple iki farklı görüş desteği alabiliyorum. Biri master’ını yaptı, diğeri de yurtdışında eğitim aldı. Sektörü her ikisine de öğretmeye, sevdirmeye çalışıyorum. Onlar fazla vizyoner ya da kurumsal düşünüyorlar. Ama bunu her şeye empoze edemiyorsunuz işte. Bize de yeni bir soluk lazım, yenilik lazım. Bu yüzden orta yolu bulmaya çalışıyoruz. Bende tecrübe, onlarda da kreatif fikirler var. 





Alara; Ne eğitimi aldın, şirkette görevin nedir? Baban ile çalışmanın zor ve güzel yanları neler? Kuşak çatışması yaşıyor musun?

Kültür Üniversitesi, İletişim Tasarımı mezunuyum. Ardından Amerika’da iletişim üzerine eğitimime devam ettim. Şirketteki asıl görevim Kurumsal İletişim ve Organizasyon olsa da, elimden geldiğince her alanda babama yardımcı olmaya çalışıyorum. Tabii aile ile çalışmak her zaman kolay olmuyor, özellikle kuşak farkından kaynaklanan bir çatışma mutlaka oluyor. X Kuşağı ticari anlamda çok başarılı olsa da, dijital sektörlerde iletişim sıkıntısı yaşayabiliyorlar. Biz de, Z Kuşağı olarak, burada devreye giriyoruz. Yeni kuşak olarak, sizlere birçok alanda yenilik getirebileceğimiz gibi, bizim de sizlerden öğreneceğimiz çok şey var. Bence bunun orta yolu da karşılıklı iletişim ve anlayış. 


Sahra; Sen ne eğitimi aldın, senin görevin nedir? Sen neler söylersin aynı soru için?

Ben İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat lisansından sonra, MBA yüksek lisansımı tamamladım. Tabii ki eğitim, çalışma hayatından çok farklı. Teori ve pratik birbirinden kesinlikle ayrılıyor. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Sorumlusu olarak birçok alanda şirkete katkı sağlamaya çalışıyorum, ama aile şirketlerinde tam anlamıyla belirli bir göreviniz olmuyor. Ne gerekiyorsa onu yapmaya hazır oluyorsunuz. Bence bu işin en keyifli kısmı da bu, çünkü monotonluk yok. Birbirinize her anlamda destek oluyorsunuz. Babamla çalışmak zor, kolay değil. Ama doğru frekansı yakaladığınız zaman, doğru iletişimle her şeyin mümkün olacağına inanıyorum. Ben küçükken ona “ıstakoz” derdim, dışarıdan böyle sert gözüktüğü için, ama içinde merhametli ve yumuşak bir kalp var. Yani iş hayatında da her ne kadar dominant, otoriter ve sert gözükse de, bir o kadar anlayışlı ve iyi kalpli bir patron diyebilirim. Bu sebeple, Karataş Ailesi’nde çalışan bütün dostlarımız uzun süredir bizim yanımızda olan insanlar, dolayısıyla şirketimizin temelinde güven ve birlik yatıyor. 


RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN

13