Ağustos sayımız çıktı! 


Dergimizin 158. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK VE TÜRK TELEKOM E-DERGİ ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Smile Lazer: Göz tedavisinde 3. nesil lazer teknolojisi

01.08.2022

Doç. Dr. Volkan Hürmeriç, SMILE yönteminin miyopi ve astigmatizma tedavisindeki en modern ve konforlu yöntem olduğunu söyledi. 


1992’den beri uygulanan lazerle göz kusurlarının tedavisinde sağlanan en önemli gelişme SMILE (Small Incision Lenticule Extraction) tekniğinin kullanıma girmesidir. 3. jenerasyon lazer teknolojisi olan SMILE sistemi miyop ve astigmatı düzelten en hızlı ve en konforlu yöntemdir.


Lazerle gözlüklerden kurtulmak çok uzun süredir uygulansa da pek çok kişi hala bu tedaviden çekinmektedir.  Bu durumun kulaktan dolma bazı sebepleri vardır. İnsanlar en eski lazer yöntemi olan “No Touch” tedavisindeki gibi lazer uygulandıktan sonra günlerce ağrı çekmek, haftalarca bulanık görmek istememektedir. İkinci jenerasyon lazer sistemi olan Lasik tedavisinde ise flep aşaması hala lazer olabilecek pek çok kişiye korkutucu gelmektedir. 3. Jenerasyon lazer sistemi olan SMILE lazer bu sorunları ortadan kaldırmaktadır. 

Dünyagöz Ankara’dan Doç. Dr. Volkan Hürmeriç dünyada geliştirilmiş en son lazer tekniği olan SMILE lazer sistemini bizlere; “SMILE yöntemi günümüzde en hızlı uygulanan ve tedaviden sonra hemen hemen hiçbir ağrı oluşturmayan tek yöntemidir. SMILE yönteminin en büyük avantajı rahat uygulanması ve kornea dokusu üzerinde flep kesinin yapılmamasıdır.” sözleriyle anlattı.


SMILE Lazer uygulamasının Türkiye’deki öncülerinden olan Doç. Dr. Hürmeriç, SMILE yönteminin miyopi ve astigmatizma tedavisinde günümüzde en çok tercih edilen yöntem olduğunu belirtiyor. 


Doç. Dr. Volkan Hürmeriç, SMILE uygulamasının özelliklerini ise şu sözlerle açıkladı: “LASIK adını verdiğimiz standart lazer uygulamasında femtosaniye adı verilen bir lazer veya bıçak kullanılarak kornea tabakasından flep adı verilen bir kapakçık oluşturulur. İkinci aşamada ise excimer lazer adı verilen ikinci bir lazer kullanılarak numara düzeltilir. İki lazer kullanıldığı için tedavi 15 dakikaya yakın bir süre almakta ve tedaviden sonra ilk gece boyunca ağrı ve yanma oluşmaktadır. SMILE yönteminde tek bir lazer kullanılmakta ve kornea yüzeyinde hiçbir değişiklik oluşturulmamaktadır. SMILE tedavisi 5-6 dakika içerinde 2 mm’lik küçük bir açıklıktan uygulandığı için tedaviden sonra hastalar herhangi bir ağrı hissetmemektedir. Son zamanlarda kamuoyunda tartışılan No Touch yöntemi ise kullanıma girmiş en eski lazer yöntemidir. Bu yöntemde hastalar 3 gün şiddetli ağrı hissetmekte, görme netliği ise 6-8 haftada makul seviyelere geldiği için insanların işlerine çabuk dönmelerine engel olmaktadır. SMILE sistemi tedaviden sonra neredeyse hiç ağrı oluşturmadığı ve 1 gün içerisinde iyi görme seviyesine ulaştığı için hastalarımız ve refraktif cerrahların en çok tercih ettiği yöntem haline gelmiştir.”


Göz kuruluğuna neden olmuyor

SMILE yönteminin en önemli özelliklerinden biri de lazer sonrasında kuru göz oluşturma riskini en aza indirmesidir. Daha önce LASIK yöntemi ile tedavi edemediğimiz kuru gözlü hastalara da SMILE tedavisi uygulayabiliyoruz. Bu önemli bir avantaj çünkü kuru göz, Lasik hastalarında çok başarılı sonuç alındığında bile keyifsizlik yaratabiliyor ve takip edilmesi gerekiyor. 


Korneası ince olanlar için şans

SMILE yönteminin, kornea kalınlığı ince olan hastalarda PRK/LASEK tekniklerine göre kornea mekaniğini çok iyi korunduğunu belirten Doç. Dr. Volkan Hürmeriç; “Bu yöntem miyopide -10, astigmatizmada da -5 numaraya kadar tedavi şansı veriyor. Ayrıca flep oluşturulmadığı için de kırışıklık sorunu olasılığını ortadan kaldırıyor” diyor. 


Sporcular avantajlı

SMILE, korneanın mekanik gücünün korunmasında diğer yöntemlere göre önemli bir avantaj sağlıyor. Hürmeriç; “Özellikle sporcular, itfaiye çalışanları, polis ve asker gibi mekanik travmalara maruz kalma olasılığı yüksek kişilerde SMILE yöntemi çok daha avantajlı” ifadelerini kullandı. 


Doç. Dr. Volkan Hürmeriç uygulanacak lazer yönteminde en son kararın ancak muayenede kararlaştırıldığının unutulmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.


16