Ağustos sayımız çıktı! 


Dergimizin 158. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK VE TÜRK TELEKOM E-DERGİ ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Dr. Murat Kaya, pandemi ile birlikte değişen ve değişmeye devam edecek yaşamı dergimiz Quality'e anlattı

01.08.2022

Değişimin hızının ve kapsamının belirlenemediği, olayları anlamakta zorlandığımız ve öngörü yapamadığımız bir dönem yaşıyoruz. 



Tarihe tanıklık ediyoruz… 

Dr. Murat Kaya ile sohbetimiz bu cümle ile başladı. Kendisi sağlık sektöründe deneyimli bir üst düzey yönetici, tıp adamı, iyi bir eş, iyi bir baba, birçok sosyal sorumluluk projesinin mimarı, Fenerbahçe Kongre Üyesi ve  Haydarpaşa Lisesi mezunu.

Uzun zaman sonra bir araya geldik ve yaklaşık 2 yıl önce hayatımızın orta yerine birden bire düşen Covid-19 Pandemisi ile birlikte değişen ve değişmeye devam edecek yaşamı konuştuk… 




Murat Bey, ilk covid-19 vakası açıklandığından bu yana neler oldu? Neler değişti? 

Covid-19 küresel düzeyde hepimizin, tüm dünyanın aynı anda ve birlikte yüzleşmek zorunda kaldığımız benzeri olmayan, modern çağın ilk evrensel felaketiydi bana göre; ve gerçekçi olmak gerekirse büyük bir paniğe, korkuya ve çaresizliğe yol açtı. İnsanlık tarihi boyunca dünyada bulaşıcı hastalıklar hep var olmuştur ve var olmaya da devam edecek. 


Bu süreçte her gün yeni bir şey yaşadık hala da yaşamaya devam ediyoruz. Yine bu sürecin en can alıcı noktası, virüs; ülke ve insan seçmedi, zengin-fakir ayrımı yapmadı, eğitimli-eğitimsiz ayırmadı, yaşlı genç demeksizin herkes için aynı tehdidi oluşturdu. Yunan filozof Heraklitos “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” demiştir ve değişim onları isteyenlerin gücü kadar güçlüdür. Bizim kısıtlamalar döneminde yaşadığımız durum travmanın yarattığı duraklama idi aslında. Pandeminin getirisi olan değişimi asıl şimdi yaşamaya başladık.  Dünya düzeni tarih boyunca savaşlar, göçler ve salgın hastalıklar gibi çeşitli krizlerle değişime uğramıştır. Biz benzeri görülmemiş ölçekte bir salgın ve etkileri ile sert ve hızlı bir değişim yoluna girdik. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Sağlıktan, ekonomiye, sosyal ilişkilerden ruh sağlığımıza kadar mecburi bir evrimden geçiyoruz. 

Esasında yaşadığımız küresel ölçekte tam bir kaos ve kriz idi. Kriz ortamında tehlikeyi öngören, erken önlemler alabilen, stratejilerini güncelleyen, gelişmeleri yakın takip eden ve tabii ki cesur kararlar alabilen liderler ve sektörler bu kaos ortamından yeni düzene adapte ederek değişimi sağlayabildiler. Birçok yeni sektör de bu değişim ile birlikte hayatımıza girmeye başladı.




Aslında tarihe baktığımızda çeşitli felaketlerin çeşitli krizler yarattığını ve organik bir yapıya sahip olan uluslararası sistemin bu krizlerden etkilenerek kendini en güçlü çıkan gücün etrafında tekrar dönüştürdüğünü görüyoruz. Bu felaketlerden biri olan salgın hastalıkların, tarihteki en büyük örnekleri incelendiğinde değişime yol açıcı derin etkileri olan sağlık olaylarıdır diyebiliriz. Çünkü sağlık birçok sistemi aynı anda etkiliyor. Ekonomiden, siyasete; sağlık özelinde konuşursak, tedavi yöntemlerinden işletme sistemine, hammadde temininde, lojistiğe, hastane mimari tasarımlarına, organik iş birlikteliklerine, ödeme sitemlerine kadar birçok kavram ve içerik pandemi ile birlikte anlık olarak hayatımıza girseler bile kalıcı şekilde evrimleşme yolunda ilerletiyor bizleri. 


Değişimin hızının ve kapsamının belirlenemediği, olayları anlamakta zorlandığımız ve öngörü yapamadığımız bir dönem yaşıyoruz. Siyasal belirsizlikler, ekonomideki dalgalanmalar, dijital dönüşümün yarattığı üretim süreçlerindeki değişiklikler, artan çalışan talepleri ve müşteri beklentileri, sosyal ve çevresel faktörler gibi birçok etken nedeniyle VUCA dönemindeyiz. (VUCA: Vison-Understanding-Clearity-Agility / Vizyon-Anlayış-Açıklık-Kıvraklık)

Hem ülkemiz hem de dünya ölçeğinde geniş çaplı sosyo ekonomik değişimlere şahit oluyoruz. Öncelikle dijitalleşme, teknoloji, otomasyon, uzaktan yönetim, hayatın ve ekonominin tüm süreçlerini etkisi altına almaya başladı. Dünya devleri de dahil olmak üzere ekonomide yaşanan sıkıntılı sürecin etkilerini bir süre daha sert bir biçimde görmeye devam edeceğimizi düşünüyorum. 

 

İçinde olduğumuz ve gelecek onlu yıllardaki süreç kelimenin tam anlamıyla: Değişim 

Yeni bir değişim şu ya da bu biçimde yaşanacak, diğer taraftan bu değişme bir direnç de olacak. Çünkü insanlar alışkanlıklarını kolay kolay terk etmezler. Değişim sürecinin bir diğer etkisi de belirsizliktir. Bizi oldukça sert etkileyen bir durum aslında belirsizlik… 

Pandeminin ilk günlerini hatırlayın; ne olacak bilmiyoruz, kime bulaşırsa nasıl bir tablo yaratacak bilmiyoruz, tedavisi bulunabilecek mi bilmiyoruz; bu bilmiyoruz-ları çokça arttırabileceğimiz durumlardan geçtik.  Belirsizlik ürkütücüdür. Bu yüzden insanlar bildikleri “azı” bilmedikleri “çok” ile değiştirmek istemezler. Değişim olacak ama direnç de olacak. Fakat bütün bunlara rağmen ister istemez yaşanacak olan değişim, yaşam biçimimiz, global ölçekte devletlerin yönetim biçimleri, ekonominin aktörleri ve şirketlerin işleyişleri olmak üzere dört noktada şekillenecektir bana göre. 




Değişimin Getirileri

Bu değişimlerin hızını ve niteliğini; iletişim ve yapay zeka algoritmaların insan yaşamına dahil olması ile ne kadar yaygın kullanılacağının dereceleri belirleyecektir. Yaşanan gelişmelerden çıkaracağımız birinci sonuç budur.

İkinci nokta ise değişimlerin görünümleri ve yansımalarına ilişkin. Eğitimi uzaktan yap, alışverişte paradan uzak dur, sen gitme o sana gelsin, selamını merhabanı değiştir, mecbur olmadığın hiçbir şeyi kullanma, ziyaretlerde bulunma gibi yeni davranış biçimleri de girdi yaşamımıza… Tabii bu durum, hemen bugünden yarına gerçekleşmeyecek belki ama bu virüs ile farklı bir deneyim süreci yaşamaya devam edeceğiz.


Dijital iletişim trendi güçlendi ve pandemi bu alanda bir katalizör rolü oynadı. Yeni iletişim teknolojilerine uyum sağlama konusunda çekimser kalan pek çok şirket, üniversite ve devlet kuruluşları pandemi dolayısıyla yeni dijital formatları denemeye mecbur kaldı. Bu süreçte olumlu tecrübeler edinilen alanlarda bu formatlar geçerliliğini koruyacak. Evden çalışma, görüntülü konferans aramaları ve online uzaktan eğitim, online hekim görüşmeleri hayatımızda artık daha çok yer tutacak. Özellikle de bu sayede tasarruf yapılabilmesi ve bu gibi imkanlar sunan işverenlerin çalışanlar için daha cazip hale gelmesi söz konusu.

Pandemi sürecinde evlerine kapanan insanlar var olan düzeni devam ettirebilmek adına dijital dünya ile tanıştılar. Beklenin üzerinde hızla gerçekleşen dijitalleşme ile online eğitimler, toplantılar, evden çalışma stiliyle; çeşitli online uygulamaları kullanarak dersler ve toplantılar gerçekleştirilmeye başlandı. Sadece toplumla sınırlı kalmayan bu dijitalleşme aynı zamanda devletler tarafından kabul görüldü ve devletler dijital dünya aracılıyla toplantılarını gerçekleştirmeye başladı. Şimdi dijitalleşmenin getirdiği yenilikler artarak devam edecek ve toplum hızlıca adapte olacak gibi gözüküyor.


MUHTEŞEM SÖYLEŞİNİN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN

16