Ekim sayımız çıktı! 


Dergimizin 160. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

İş insanı Kadir Yücelbaş, Belçika’dan neden döndüğünü, hakkında merak edilenleri ve hayallerini dergimiz Quality’e anlattı

01.07.2022

Yücelbaş Grup olarak Sağlık, Yazılım, madencilik, yeme – içme ve güvenlik sektörü olmak üzere 16 şirket ile faaliyet gösteren bir kurumuz



Quality of magazine 13. Yıl Ödül Töreni’nde ‘En Quality Girişimci İş İnsanı’ ödülünü alan, gençliğinden bu zamana kadar ticaret hayatında başarılara imza atan, sağlık, bilişim, maden, yeme içme gibi bir çok alanda gösterdiği faaliyetler ve hayırsever kişiliği ile dikkat çeken iş insanı Kadir Yücelbaş, Belçika’dan neden döndüğünü, hakkında merak edilenleri ve hayallerini dergimiz Quality’e anlattı.


Kadir Bey Belçika’dan geldiniz ve bir anda yıldızınız parladı. Biz sizi tanıyoruz ama tanımayan dostlarımız için biraz kendinden bahseder misin?

1960’larda annem ve babam Belçika’ya gitmiş, ben evin dördüncü çocuğu olarak 1976’da Belçika’da dünyaya geldim. Eğitimlerimi Belçika ve Sofya’da tamamladım. Altı yaşımdan on yedi yaşıma kadar her sınıfı birincilikle ve ödülle bitirdim. Eğitim hayatımda hırslı bir çocuktum çünkü annem temizlik görevlisiydi ve bu durum beni daha çok hırslandırdı. 10 yaşında tekvandoya başladım ve 14-15 yaşlarında tekvando milli takımına girerek Belçika’da şampiyonluklar elde ettim. 17 yaşında tekvandoyu bırakarak Kick Boks’a başladım, kick-boksta da şampiyonluklarım var. Türkiye’ye 35 yaşında geldim. Çünkü biz vatan hasreti ile büyüdük. 




Okurken aynı zamanda spora ilgin ve şampiyonlukların olmuş, tebrik ederim. Peki ticaret hayatınız ne zaman başladı?

18 yaşında okula gitmedim ve güvenlik işi yaptım, sonrasında ekip kurdum ve birçok ünlü mekânın, iş yerlerinin güvenlik işlerini üstlendim.  Bu işi 22 yaşıma kadar yaptım. Lise arkadaşım ve ilk aşkım olan eşimi tekrar bulduktan sonra güvenlik işimi profesyonel ekibime bırakarak toptan gıda sektörüne girdim. Böylece ticaret hayatım da başlamış oldu. Bu arada öğrenme ve eğitimin önem verdiğim için ticaret yaparken marketing ve yöneticilik eğitimi alarak kendimi geliştirdim. 


Geldiğimiz noktada Yücelbaş Grup olarak birçok sektörde faaliyetiniz var, biraz anlatır mısınız?  

Lisede Kimya bölümü öğrencisiydim bundan dolayı bu sektörde her zaman bir bilgi birikimim ve ilgim oldu. Türkiye’ye geldiğimde sağlık turizmi gelişmeye başlamıştı. Bir diş kliniğinden aldığım ortaklık teklifiyle sağlık sektöründe aktif olarak girdim. Bu tekliften sonra 5 tane diş kliniği açtım. Biraz daha açacak olursak, ben Belçika’da ticari birikimi olan bir girişimci ve yatırımcı insanım. Ayrıca sermayesi yeterli olmayan girişimci insanlara ‘Melek Yatırımcı’ oluyorum.  TÜBİTAK milli ilaç projesinde hem danışmanlık hem de Melek Yatırımcı olarak ortaklık yaptım. Şu anda Yücelbaş Grup olarak İlaç, güvenlik, madencilik, yeme – içme, yazılım ve sağlık sektörü olmak üzere aktif 16 şirket ile faaliyet gösteren bir iş insanıyım. 




Hem Belçika’da ticari faaliyetleriniz var, hem de öz vatanım diyerek geldiğiniz Türkiye’de. Buradaki ticareti kıyaslarsanız nasıl bir farklılık var.   

Belçika’da büyüdüğüm için oradaki yürüttüğüm işlerimde nerede ne yapmam gerektiği hususunda çok tecrübeliyim. Ancak Türkiye’de ilk zamanlarda çok faka bastım, bunlardan büyük derseler aldım. Ben buna acı tecrübe diyorum ancak yaşadığım kötü örnekler bana farklı iş alanlarında büyük fayda sağladı. 


Yaşadığınız kötü tecrübeler nedeniyle, pes edip Belçika’ya dönmek istediğin zamanlar oldu mu?

Hiç olmadı. Vatanımı Türkiye’mi çok seviyorum. Biz gurbetçiler Türkiye’ye ülkemize çok hasret kalarak yaşadık. Tabi ki Belçika’yı tamamen bırakmadım, hala orada kurulu bir düzenim ve yaptığım işlerim var. Kardeşim Belçika’daki işlerimizin başında. Eşim, çocuklarım ve ben buradayız.  İki, üç sene içerisinde kardeşlerimi de Türkiye’ye getirtmeyi düşünüyorum. Günümüz gençleri fırsat bulsalar yurtdışına gideceklerini söylüyor fakat hiçbir şey göründüğü gibi değil. 

Yurtdışında yaşamak ile turist olarak gezmek çok farklı bir şey. Buradan bakınca her şey güzel görünüyor, fakat gidip yaşarlarsa ne demek istediğimi anlayacaklar. Fazla deteya girmek istemiyorum, sadece şunu söylemek isterim ki; Ben Belçika'da doğup büyüdüm, 30’a yakın şirket kurdum ama ona rağmen vatanıma geldim ve yatırım yapıyorum. Ülkemiz gibi cennet bir ülke daha yok… 




Spora ilginiz devam ediyor mu?  

Spor hayatım artık sağlıklı yaşam düzeyinde. Hobi olarak kick-boks yapıyorum. Bu arada Türkiye’de kick-boks organizatörlüğü de yaptım. Bu konuda da tecrübeliyim Belçika’da 10 kez kick-boks düzenledim.   Biz ailece kick-boksa meraklıyız, eşim ve oğullarım da kick-boks yapıyor. 




Aile hayatınızdan nasıl dersem neler söylersiniz?

Eşim ilk aşkımdır ve aile bizim için her şeydir. Çocuklarımın yetişmesinde eşimin çok büyük katkısı var. Çocukların eğitimi ve gelişimiyle benden ve öğretmenlerinden çok eşim ilgileniyor. Ayrıca evimizde demokratik bir ortam var. Çocuklarımıza ayakları üzerinde durmaları gerektiğini öğretiyoruz. Bir oğlum üniversite öğrencisi ama hiçbir zaman ‘bana güvenin’ demedim. Kendileri çalışarak kendi hedefleri doğrultusunda ilerleyecekler. İnsanlar yapmak istediği işte başarılı olur, zorlam ile yapılan işlerden hayır gelmez. 



RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN

14