Temmuz sayımız çıktı! 


Dergimizin 157. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK VE TÜRK TELEKOM E-DERGİ ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Cinsel hastalıklar sadece cinsellikle bulaşmıyor

04.04.2022

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Yanaral, cinsel yolla bulaşabilen hastalıkların farklı bulaşma yöntemlerinin de olduğuna dikkat çekerek, hastalıkların yüzey ve nesnelerden, solunum yoluyla ve doğumsal bulaşma ile de geçebileceğini açıkladı. Sık görülen HPV enfeksiyonlarının cilt teması ile bulaştığını ve prezervatif kullanımının bulaşma riskini azaltsa da tamamen önleyemediğini söyledi. Genital siğillerin koter veya kriyoterapi ile tamamen temizlenmesinin en etkili yöntem olduğunu ve siğiller ortadan kaldırıldıktan sonra tekrar oluşmaması için bazı ilaç tedavileri kullanılabileceğini vurguladı.


Cinsel yolla bulaşan hastalıkların sıklıkla üretra (idrar kanalı) enfeksiyonları aracılığıyla oluştuğunun altını çizen Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Yanaral, “En önemli belirtisi üretradan idrar çıkışı sırasında yanma hissidir.  Yanmanın yanında açık renkli, pürülan veya mükopürülan akıntı ile üretral kaşıntı eşlik edebilir. Cinsel hastalıkların sadece cinsel yolla bulaştığı bilinir ancak öyle değildir. Cinsel hastalıklar, cinsel temas, doğumsal bulaşma, yüzey ve nesnelerden ve solunum yoluyla da bulaşabiliyor. Korunmak için ise şüpheli cinsel ilişkiden kaçınmak, prezevatif kullanımı, sünnet, genital bölgenin tıraşı, sigaranın bırakılması ve HPV aşısı en etkili korunma yöntemleridir.” dedi.


Cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilgili önemli bilgiler aktaran Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Yanaral, “Bel soğukluğu olarak bilinen cinsel hastalıklar Gonokoksik üretrit-Gonore ve Non-Gonokoksik üretritler olarak ikiye ayrılır. Bel soğukluğu cinsel yolla bulaşan, dizüri ve üretral akıntı ile kendini gösteren bir hastalıktır. N. gonore dışında oluşan üretritlere non-gonokoksik üretritler denilmektedir. 


Oldukça bulaşıcı olan HPV (Human papilloma virus) enfeksiyonunun kansere dönüşümünü hızlandıran pek çok risk faktörü vardır. Bunlar arasında en önemli olanları, çok eşlilik ve ilk cinsel deneyimin küçük yaşta yaşanması ve 3’den fazla doğum yapma risk faktörü olarak görülmektedir. Ayrıca, cinsel yolla bulaşan diğer hastalıkların varlığı, sigara ve tütün kullanımı, bağışıklık sistemin baskılandığı durumlar (HIV gibi), beslenme bozukluğu kişisel hijyenin bozuk olması risk faktörleri arasında sayılmaktadır. Sigara içenlerde sigara içmeyenlere kıyasla %27 oranında artmı? genital siğil geli?me riski vardır. Prezervatifler, cilt teması ile bulaşan HPV’nin bulaşma riskini azaltsa da tamamen önleyememektedir.  


HPV’nin en çok sebep olduğu kanser türü rahim ağzı kanseridir. Ayrıca vajen, vulva, penis gibi dış genital bölge ve üreme yolları kanserlerine de yol açabilir. HPV enfeksiyonları erkekte penis, anüs, rektum, ağız, nazofarinks ve gırtlak kanseri için risk faktörü olarak görülmektedir.


HPV’ye bağlı siğillerin tedavisi lezyonları ortadan kaldırmaya yöneliktir. Lezyonların koter veya kriyoterapi ile lokal olarak tedavisi en etkili yöntemdir. Siğiller tamamen temizlendikten sonra tekrar oluşmaması için bazı ilaç tedavileri verilebilir. Bu şekilde bağışıklık sistemi güçlendirilerek siğillerin tekrar oluşması önlenebilmektedir. HPV siğilleri, tedavi edilmemesi durumunda aynı kalabilir, büyüyebilir, bazen gerileyebilir veya tamamen kaybolabilir. Siğilin büyüklüğü arttıkça kendiliğinden kaybolma ihtimali azalmaktadır ve özellikle 4 cm üzerindeki lezyonların kendiliğinden kaybolması beklenmemektedir. 


HPV virüsünden korunmak için önlemler almak, periodik sağlık kontrolleri yaptırmak son derece önemlidir. Hastalık oluşmadan veya hastalığın erken döneminde saptamak tedavide başarıyı artırmaktadır. Erken tedavi enfeksiyonun karsinojen etkisini azaltır ve yayılmasını önler. Siğil saptanan bir kişinin partnerinin de detaylı şekilde muayene edilmesi gerekir. Bazı durumlarda eşlerin 2’sine birden ilaç tedavisi verilebilir veya HPV aşısı yapılabilir.“ şeklinde konuştu.


16