Mayıs sayımız çıktı! 


Dergimizin 155. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK VE TÜRK TELEKOM E-DERGİ ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Dr. Gökay Bilgin ve Dr. Mehmet Erdoğan Smile Hair Clinic'i ve sağlık turizmindeki gelişmeleri Quality'e anlattı

03.01.2022

Genel olarak daha uygun fiyatlarımız olduğu için tercih edildiğimizi düşünüyorlar ama bu doğru değil. Daha ziyade daha deneyimli ve tecrübeli olduğumuz için tercih ediliyoruz. 


Sağlık turizmi denildiğinde akla ilk gelen sektörlerden olan saç ekiminde Türkiye, verdiği hizmetle zirvede. Yolları Medicana Sağlık Grubu’nda kesişen Dr. Gökay Bilgin ve Dr. Mehmet Erdoğan da, 2018 yılında ortak olarak Smile Hair Clinic’i kurdular. 1700 M2 kapasiteli yeni kliniklerinde  hizmet veriyorlar. Hizmet verdikleri hastaların ciddi bölümü; İngiltere, Avrupa ve Amerika’dan geliyor. Genç ve başarılı girişimciler, kliniklerinde verdikleri hizmetlerden, hastaların memnuniyetlerine dek birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu.




Dr. Gökay Bilgin kimdir, bize anlatabilir misiniz?

Zonguldak Ereğli doğumluyum. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Medical Park Hastaneler Grubu’nda uluslararası pazarlama bölümünde çalıştım ve daha sonra Medicana Sağlık Grubu’na geçtim. Burada da Dr. Mehmet Erdoğan ile tanıştım. Evliyim, 2,5 yaşında bir evladım var. 


Dr. Mehmet Erdoğan, siz de kendinizden bahseder misiniz?

Yeditepe Tıp Fakültesi mezunuyum. Okulu ve zorunlu hizmetimi bitirdikten sonra Medicana Sağlık Grubu’nda sağlık turizmi alanında çalışmaya başladım. Uluslararası yöneticilik yaptım. Türkiye’de yeni trend olan ve sağlık turizminin önemli bir parçası olan saç ekiminin bir parçası olmak adına bu sektöre girdik. Sonrasında Dr. Gökay Bilgin ile yollarımız kesişti. Ben de henüz 2 ay önce evlendim.




Yollarınız kesiştikten sonra ortaklık aşaması nasıl oldu?

O zamanlar biz hala başka yerlerde çalışıyorduk. Kendi adımıza bir şeyler yapmamız gerektiğini düşündük. Biz bu kabiliyette ve yetenekte insanlarız. Bunun için bir başlangıç yapmamız gerekiyordu. Yaptıktan sonra da hızlı bir şekilde arkası geldi. Genç ve yetenekliyiz, çok ciddi bir kariyerimiz var ayrıca yöneticilik yeteneğimiz de var ve ülkemizde gittikçe gelişen sağlık turizmini de biliyoruz. Biz bunların hepsini birleştirip ortaya bir mutfak çıkardık. Bununla beraber Smile Hair Clinic adını verdiğimiz şirketimizi kurduk. Şirketimizi ve ekibimizi kurduktan sonra direkt yurtdışı ile işe koyulduk.


Smile Hair Clinic’in kuruluş aşamasındaki ismi nasıl doğdu?

Türkiye'de çok fazla klinik var ve bunların isimleri hep aynı kalıplarda veya akılda çok kalıcı olmayan isimlere sahip. Biz adının akılda kalıcı olabileceği, insanların kolay hatırlayabileceği ve kolay telaffuz edebilecekleri nitelikte bir isim seçtik. Ayrıca insanları gülümsetme vizyonuyla hareket ettiğimiz için 'Smile' adını tercih ettik. İsim konulmadan önce kiminle paylaştıysak olumlu yorumlar aldık. Misafirlerimiz üzerinde de çok pozitif etkiler bıraktı. Olumlu geri dönüşler alınca ‘Smile’ adını koymaya karar verdik. Hatta ilk logomuz emojili bir logoydu fakat kurumsal kimliğe geçiş ile birlikte bunu değiştirdik. 


Smile Hair Clinic ne gibi hizmetler veriyor?

Burada yaptığımız en önemli iş saç ekimi. Ayrıca saç dökülmesine yönelik medikal tedavileri gerçekleştiriyoruz. Saç dökülmesinin birçok farklı sebebi var. Önce kişinin rahatsızlığıyla alakalı tetkikleri yapıyoruz ve daha sonra bunun tedavisini uyguluyoruz. Yakın zamanda dolgu ve botoks işlemlerini de yapmayı planlıyoruz. Böylelikle Medikal estetik ve ozon da dahil bütün uygulamaları kliniğimizde gerçekleştirmiş olacağız.


Türkiye'de son yıllarda sağlık turizmi çok gelişti. Bunu neye bağlıyorsunuz? Etken faktörler nelerdir?

Aslında sadece Türkiye'de değil dünya genelinde bir gelişme var. Bütün ülkeler sağlık turizminin çok değerli bir endüstri olduğunun farkına vardılar. Türkiye zaten yıllardan beri hem fiyatıyla hem de diğer ülkelere kıyasla çok daha kaliteli hizmetlerle dünya da lider konuma sahipti. Yurtdışından insanlar uzun zamandır buraya elzem hastalıklar için geliyor. Estetik tarafının olması Türkiye'nin dışarıya açılmasını sağladı. Genel hatlarıyla ülkemizde verilen hizmet, fiyat performans dengesini çok iyi sağladığı için ilk akla gelen tercih Türkiye oluyor.  


Karşımızda iki tane genç ve yakışıklı doktor var. Buradaki kurumsal yönetimdeki iş birliği nasıl, sağlık bölümündeki iş birliği nasıl? Kim ne yapıyor?

Arka tarafta çok ciddi bir çalışma var. Biz daha öncesinde yönetici olarak çalıştığımız için pazarlama ve uluslararası ilişkiler alanlarına da hakimdik. Bu süreçleri birlikte yürütüyoruz. Bazı işleri birbirimize paslıyoruz, direkt ayırdığımız şeyler yok. Ama Gökay şu anda biraz daha finansal alana yönelik işleri yapıyor, ben pazarlama kısmındayım. Ortaklık zor bir süreç ama önemli olan iyi niyet. İyi niyet olduğu zaman her şey daha kolay çözülüyor. Bizim geçmişten gelen bir dostluğumuz da var. Biz bu işi yapacağız diye yola çıktık, bu andan sonra vazgeçmek bizim prensibimizde olan bir şey değil. Açık konuşmak gerekirse zamanında yaptığımız hamallığın meyvelerini şu anda topluyoruz. 

Sağlık turizmiyle ilgili olarak şunları da eklemek istiyorum, misafirlerin bizi tercih etmesinin tek sebebi fiyatlar değil. Misafirlerimizle uzun saatler geçiriyoruz. Genelde bize “Bizim doktorlarımızdan daha deneyimlisiniz” diyorlar. Genel olarak daha uygun fiyatlarımız olduğu için tercih edildiğimizi düşünüyorlar ama bu doğru değil. Daha ziyade daha deneyimli ve tecrübeli olduğumuz için tercih ediliyoruz. 


Ağırlıklı olarak hangi ülkelerden misafirleriniz var ve kliniğinizin bilmediğimiz özellikleri nelerdir?

İngiltere'yle başladık fakat son dönemdeki pandemi şartları her şeyi değiştirdi. Şu anda Batı Avrupa'nın neredeyse tamamından hasta alıyoruz. Norveç, İsveç, Danimarka, Almanya, Fransa hatta okyanus ötesi Amerika ve Kanada. Son bir yıldan beri inanılmaz bir talep var. Misafir portföyümüzün ciddi bölümü İngiltere, Avrupa ve Amerika'dan oluşuyor. İnsanların aklına saç ekimi deyince ilk olarak Arapça dilinin konuşulduğu ülkeler geliyor. Direkt olarak ortadoğu ve körfez ülkelerinden bize gelen misafir neredeyse yok gibi. Tabii ki o bölgeden de misafirlerimiz geliyor fakat onların da başka ülkelerde yaşayanları geliyor. Bu algının oluşmasının sebebi de şu; örneğin İngiltere'den gelen bir misafirimiz uygulama sonrası oteline gidiyor ve bir iki gün dinleniyor fakat başka ülkelerden gelen misafirlerimiz dinlenmeyi tercih etmeyip gezmeye daha çok vakit ayırıyorlar. Bu sebeple insanlar daha çok ortadoğu ve körfez ülkelerindeki misafirlerimizi dışarıda görüyor. Batıdan gelen misafirler daha bilinçli. Bir operasyon geçirdikleri için mecbur kalmadıkça dışarı çıkmıyorlar, geldikleri gibi ülkelerine dönüyorlar. 


13